blank

Allah Sizi Etik Değerlerle Sınasın İnşallah!

Yayınlama: 06.05.2026
A+
A-

Önce insan sonra gazeteci olarak Bodrum’la ilgili kaleme aldığım her yazı sadece bu coğrafyanın “daha iyi” olmasına hizmet etmek için oldu…

Yazılarımda gazeteciliğin etik değerlerini her zaman önceledim ve bunu yaparken de Bodrum’un ve ülkemin gerçeklerini de göz ardı etmemeye gayret ettim.

Yazdığım yazılarda; gazetesini, kalemini, kamerasını “trollemek” adına kullananlara direkt/dolaylı sözümü söylemekten de geri durmadım.

Çoklu standart anlayışına tepkimi dile getirirken, etik değerlerin insanın sadece kendisine hak bulduğu bir alan olamayacağını da sık sık ifade ettim.

Yanlış, yanıltıcı veya alaycı içerikler kullanarak provoke etmeye dayalı yöntemlerle kişi ve kurumların keyfini kaçırmak, tartışma çıkarmak ve dikkat çekmek kabul edilebilir bir durum değildir.

Haksız ve hukuksuz yapılan eleştiriler için de düşüncem; “Allah düşmanımın bile başına vermesin” temennisi dahilinde oldu.

***

Kısa bir süre önce yukarıdaki düşünceler paralelinde yazma konusunda yine niyetlenmiş, sonra da uzun lafa gerek yok diye düşünerek sosyal medyamdan aşağıdaki cümleleri ifade etmiştim.

Tüfek icat olduğunda mertlik bozulmuştu. Sosyal medya ve yapay zekayla birlikte de medya

İki kelimeyi bir araya getiremeyenin yazar, işi gücü olmayanın gazeteci, cep telefonu olan herkesin Youtuber olduğu ahir zamanı yaşıyoruz.

Ne diyelim! Kılavuzu karga olanın başı beladan kurtulmaz dersek yeterli olur sanırım.”

Ama gün geçmiyor ki, mesleki değerler üzerine bir şey söylemeye, yazmaya gerek olmasın.

Bu duruma son örnek de, sosyal medya ve yapay zekayla her geçen gün daha da çürüyen medya dünyasından, Tamar Öner Tanrıyar’ın açıklamaları oldu.

Peki kimdir bu Tamar Tanrıyar!

İstanbul’da Ermeni Cemaatinin önde gelen isimlerinden Öner Müzik’in sahibi Haçik Öner’in kızıdır. Eğitimlidir…

Uçan Kuş TV magazin programıyla medya dünyasında kendine yer bulan Tamar Tanrıyar; o şunu dedi, bu onu yedi, şunlar kaçamak yaparken yakalandı hikayeleriyle, kendini güncelleyen bir karakter…

Başka bir deyişle; Cumartesi ve Pazar sabah kahvaltılarında TV’yi zaplarken karşımıza çıkan ve içeriğinde; şatafat, ajitasyon, iftira, iddia ve sataşma gibi konuların yer aldığı magazin programlarının içinde yoğrulmuş sonrasında da yoğurmuş bir televizyoncu…

Bu bilgilendirme karganın kılavuzluğuna dikkat çekmek içindi. Yoksa kendisinin; engin kültürüne, muhteşem vücut diline ve naif kişiliğine denilecek bir şey yok.

Bayan Tanrıyar’ın yayınladığı VTR’de Tamer Mandalinci ve Ahmet Aras için dediklerine gelince…

Yapıldığı iddia edilen konuşmanın yapılmadığı, verildiğini iddia edilenin belgesinin olmadığı, gel gelci gazetecilik

Yapılan iş medyanın çürüyen yüzünü tarif etmeye en uygun örnek.

Dosya gazeteciliği yapacaksan Onlar TV’yi örnek alacaksın! Belgeyle, hukukla konuşacaksın.

Öyle; geliyor, az sonra, günün bombası, bizden ayrılmayın gibi magazinci diliyle değil!

Yoksa günün sonunda gazeteci değil, yine başladığı yerdeki gibi magazinci olarak anılırsın!

Sonuç olarak; söylendiği iddia edilenin söylenmediğini gördük. Akçeli iddianın belgelerini de sabırla bekleyeceğiz.. Magazinci gazeteciden..

Diğer taraftan da; Başkan Tamer Mandalinci’nin tasarrufunda olan cevap hakkı da, kamuoyunun beklentisi!

***

Memlekette gelinen son durum; önce iddia edenin iddiasının ispatı değil, muhatabının masum olduğunun ispatı üzerine kurulu değerler silsilesi…

Etik değerler konusunda; kendisinde çoklu standart kullanma hakkı olduğuna inananlara gelince, benim onlara diyecek bir şeyim gerçekten yok!

Onlarınsa; her konu hakkında, muhatabına göre diyecek çok şeyi var.

Ne diyeyim? Allah sizi etik değerlerle sınasın inşallah!

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.