blank

Asıl Silah Çocukların İçindeki Öfke

Yayınlama: 22.09.2026
A+
A-
1968 yılında Amasya'nın Merzifon ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Kayseri'de tamamladı. Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Meslek yaşamı boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerinde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Fidan, 32 yıllık eğitimcilik kariyerinde öğrencilerine yalnızca akademik bilgi değil, eleştirel düşünme, bilimsel bakış açısı ve yaşam becerileri kazandırmayı temel ilke edindi. Emekliliğinin ardından yazarlık çalışmalarına yönelen Fidan, toplumsal konular üzerine düşünce üretmeye, sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya ve kamusal meselelerde farkındalık oluşturmaya devam etmektedir.

Daha okulun ilk günleri…

Çocukların oyun ya da zil sesi yerine, patlayan silahların sesi duyuluyor.

Okulların, çocukların güven içerisinde eğitim aldığı kurumlar olmaktan çıkıp güvenlik kaygısının konuşulduğu yerlere dönüşmesinin üzerinden uzun zaman geçti.

Artık acil butonuna basma vakti.

Bu bir yangın.

Hem de hızla yayılan büyük bir yangın!

Ve biz bu yangını söndürmeyi bırakın, çıkıştan da giderek uzaklaşıyoruz.

Farkında mısınız?

Elbette silaha erişimin engellenmesi ve silahın bu kadar kolay ulaşılabilir olmaması gerekiyor. Ama meseleyi yalnızca “Çocuk silaha nasıl ulaştı?” sorusuna sıkıştırırsak, asıl meseleyi ıskalarız.

O çocuk o gün o silaha ulaşamasaydı, içindeki o birikmiş öfke ortadan mı kalkacaktı?

Konuşmamız ve ivedilikle çözüm üretmemiz gereken esas nokta; çocuğu o silaha sarılmaya, şiddete ve cana kastetmeye kadar götüren o kontrolsüz öfke sarmalı ve bu sarmaldan nasıl kurtulacağımız olmalı.

Elbette nedenler bir iki cümleyle geçiştirilemeyecek kadar çok.

Hepimizin içinde olduğu ve her gün yüz yüze geldiği, toplumun içine katman katman yayılan bir öfke var.

Ekonomik sıkıntılar, ailelerin ağırlaşan yaşam koşulları var.

Şiddetin gündelik hayatın parçası hâline gelmesi var.

Çocukların ekranlarda maruz kaldığı dijital vahşet var.

Yalnızlık var.

Dışlanmışlık var.

Derin bir değersizlik duygusu var.

Ve bütün bunların arasında dinlenmeyen, görülmeyen, anlaşılmayan çocuklar var.

Bu öfkenin kaynaklarını oluşturan olumsuz yaşam koşullarını tamamen ortadan kaldıramasak bile, onların etkisini azaltacak yolları bulamazsak, bu öfke sarmalının içinde kaybolup gidecek bir nesil var.

Toplumun her bir ferdi olarak bu yangında bizim de payımız var.

O yüzden şimdi aynaya bakıp kendimize yürekten sormamız gereken sorular var:

Biz ne ara bir çocuğun gözündeki o ilk öfke kıvılcımını göremeyecek kadar körleştik?

Çocuklarımızın öfkesini, henüz şiddete dönüşmeden önce neden fark edemedik?

Bir çocuğun sessizliğinin, içine kapanmasının, arkadaşlarından uzaklaşmasının ya da giderek sertleşmesinin ardında ne olduğunu merak edecek şefkati neden kaybettik?

Yalnızca notlarını, başarılarını ve sınav sonuçlarını değil; duygularını, korkularını, hayal kırıklıklarını da sorabilseydik…

Onlara kaybetmenin, reddedilmenin, “hayır” cevabının hayatın bir parçası olduğunu öğretebilseydik…

Farklı olana tahammül etmeyi, öfkelendiğinde gerçek gücün şiddet göstermek olmadığını anlatabilseydik…

Ve en önemlisi; bir çocuğun canı yanmadan, bir başka çocuğun canına kıymaya kalkışmadan önce bu yangını görebilseydik…

Bugün bunları tartışıyor olur muyduk?

Öfkeyi bastırmak çözüm değil.

Öfkeyi cezalandırmak da…

Nedeni anlamadan yalnızca sonucuyla mücadele etmek kalıcı bir çözüm mü?

Bugün çocukların elinden silahları alabilirsiniz belki.

Ama bununla yetinmek yangını söndür mü?

Biz bu çocuklara eğitimde eşitliği sağlayamadığımız; birlikte yaşamayı, öfkeyle baş etmeyi, kaybetmeyi, reddedilmeyi, hayal kırıklığını, “hayır” cevabını, farklı olana tahammül etmeyi ve en önemlisi insan hayatının dokunulmaz olduğunu öğretmediğimiz sürece yaptığımız her şey, kartopunu çığa dönüştürmekten başka neye yarar ?

Çocuğun ihtiyacı önce güven, sonra adalet, sonra anlaşılmak ve nihayetinde kendisini var edebileceği bir yaşam alanı.

Çünkü bizim ne kaybedecek tek bir çocuğumuz ne de bu acılara dayanacak yüreğimiz kaldı!

Biz hâlâ bunları tartışırken, bir yerlerde bir çocuğun içindeki öfke büyümeye devam ediyor.

Share and Enjoy !

Shares
blank
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.