blank

Aynı Geminin Farklı Kürekleri!

Cumhuriyet’in kuruluş hikâyesine dönüp baktığımızda, Mustafa Kemal Atatürk’ün siyaset anlayışını belki de tek bir cümle özetliyor: “Bir ülkeyi kurmak, aynı düşünen insanları bir araya getirmekle değil; farklı düşünen insanlara aynı hedefe yürütebilmekle mümkündür.”

Yayınlama: 28.07.2026
A+
A-
1965 Adana doğumlu olan Abdulkadir Sevindik, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Gazetecilik ve yayıncılık kariyerine 2008 yılında Bodrum'da başlayan Sevindik, Arena Haber ve Sportre yayınlarının kurucusu ve imtiyaz sahibi olarak, yerel yönetimler, siyaset, ekonomi, turizm ve spor alanlarında haber, televizyon programı ve dijital medya içerikleri üretmektedir. Üç dönem Bodrum Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi olarak görev yapan Sevindik, kentin sosyal yaşamı ve katılımcı yerel yönetim anlayışına katkı sağlayan çalışmalarda yer almıştır. Voleybol branşında oyunculuk ve antrenörlük geçmişine de sahip olan Sevindik, sporun gelişimine yönelik çalışmalara, medya üzerinden katkı vermeye devam etmektedir. Halen Bodrum Gazete Yayıncıları Cemiyeti Başkanı olarak görev yapan yerel basının güçlenmesi ve yayıncılar arasındaki dayanışmanın artırılması üzerine çalışmalarını sürdüren Sevindik, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Cumhuriyet’in kuruluş hikâyesine dönüp baktığımızda, Mustafa Kemal Atatürk’ün siyaset anlayışını belki de tek bir cümle özetliyor:

“Bir ülkeyi kurmak, aynı düşünen insanları bir araya getirmekle değil; farklı düşünen insanlara aynı hedefe yürütebilmekle mümkündür.”

1919’un İstanbul’u Trakya’sı ve Anadolu’su çok sesli bir orkestra gibiydi. Her kafadan bir ses çıkaran ama nota defteri olmayan..

Bir tarafta; manda ve himayeyi savunanlar, saltanatın devamını isteyenler, kurtuluşun mümkün olmadığına inananlar, silahlı direnişten başka çare görmeyenler…

Tam ortasında ise bütün bu sesleri tek bir hedefte buluşturacak bir lider vardı: Mustafa Kemal..

Peki ne yaptı Mustafa Kemal!

Herkesin aynı şekilde düşünmeye ikna etmek gibi kısır bir mücadeleye mi girişti? Tabii ki hayır!

Amasya’da, Erzurum’da ve Sivas’ta yaptığı toplantılarda ifade ettiği tek bir hedef vardı. Vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı..

Günün sonunda; Mustafa Kemal dehası ve öğretisi devreye girdi. Herkesi, elindeki kürek farklı olsa da aynı gemide olduklarına inandırdı.

Şimdilerde durum farklı mı? Maalesef hayır!

Tek fark; gemi büyüdü ve kürek sayısı arttı.

***

Aradan geçen yüz yılı aşkın süreye rağmen, farklı düşünceleri yönetme sınavını hala tam anlamıyla verebildiğimizi söylemek zor. Bunun son örneklerinden biri de kurucu partide yaşanan süreç oldu…

Cumhuriyet Halk Partisi’nde son birkaç yılda yaşanan gelişmeleri sadece bir parti içi iktidar olma mücadelesi olarak okumanın, oldukça sığ bir bakış açısı olacağı düşüncesindeyim.

Yaşananlar, Cumhuriyetle birlikte sona erdirdiğimiz sorunların yeniden hortlatılması..

Cumhuriyet öncesi yaşananların; Türk siyaseti, ekonomisi ve demokrasisine yeniden dayatılması..

Olan bitenin bir parti içi iktidar olma mücadelesine indirgenmesi söz konusu bile olamaz!

Bu durum sonuçlar üzerinden tartışılacak bir konu hiç olamaz!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan sürecin ortaya çıkardığı tablo dikkatle okunmalıdır. Çünkü bu tablo, sadece parti içi dengeleri değil, Türkiye siyasetinin yönünü de etkileyebilecek bir eksen kayması riskini de beraberinde getirebilir.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyet’inin sistemini kuran partidir. Bu nedenle de önemlidir ve kıymetlidir.

Alemeti farikası da, içinde kurucu irademiz Mustafa Kemal’in kuruluş ilkelerini barındırmasıdır.

İçinde kalanın da ayrılanın da bu gerçeğe uygun davranması gerekir.

*** 

Memlekette ilkeler iflasını çoktan açıkladı, sisteminse eli kulağında..

Adeta bir sadakat sınavına dönüştü Türk siyaseti..

Siyasetin, özgür iradelerle yapılan bir kamu hizmeti olma durumu çoktan terkedildi!

Oysa çağdaş insan çağdaş toplum böyle mi olmalı..

Her yeni tercih, farklı tercihte bulunanı dinlemeden anlamadan yargılıyor.

Önce niyetini sorguluyor, sonra sadakatini, en sonunda da karakterini..

***

Belki de bugün yeniden hatırlamamız gereken şey, aynı küreği çekmek değildir.

Çünkü demokrasiler, aynı düşüncenin değil; ortak hedefe yönelen farklı düşüncelerin rejimidir.

Cumhuriyet’i kuran irade, aynı küreği çeken insanları değil; farklı küreklerle aynı rotaya inanan insanları bir araya getirdi.

Kürekler farklı olabilir, yeter ki rota ortak kalsın!

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında asıl meselemiz budur..

Share and Enjoy !

Shares
blank
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.