Nilay Tan

Nilay Tan’ın Bodrum haber gündemine dair köşe yazıları, yorumları, analizleri ve güncel gelişmelere yönelik dikkat çeken değerlendirmeleri yer alır.

05.08.2026
Evde gözüm duvarımdaki şapkalara takıldı. Vallahi hepsi birbirinden güzel. Evet, bir koleksiyon… Yurt içi ve yurt dışı gezdiğim yerlerden alıyorum. Ama işin ilginç tarafı, çok nadir takıyorum çünkü şapkayla rahat edemiyorum :)) Benim için şapkalar, başımda taşınacak bir aksesuar olmaktan...
29.07.2026
Sabah kahvemi koydum, televizyonu açtım. Bir kanal “Son Dakika”, öteki “Çok Son Dakika”, diğeri ise “En Son Dakikanın Son Dakikası” diye bağırıyor. Anladım ki yine birileri birbirine “barış” götürmek için bomba gönderiyor. Eskiden mahallede kavga eden çocuklara anneleri, “Yapmayın evladım.”...
22.07.2026
Yeni aldığımız bir elektrikli süpürgenin, kahve makinesinin hatta diş fırçasının bile kullanım kılavuzu var. Sadece insanın yok. Halbuki en çok arızayı veren o. Mesela “Nasılsın?” sorusu… Soruyu soran çoğu zaman cevabı dinlemek istemez. Siz gerçekten “Aslında son birkaç gündür moralim...
14.07.2026
“Bu kadar konuyu nereden buluyorsun?” “Bu yazıları nasıl yazıyorsun?” Galiba bana en çok sorulan iki soru bunlar. Hiç planlı, programlı değil. Aslında ben konu aramıyorum. Konular gelip beni buluyor. Bazen hoop gözüme bir şey takılıyor, onu yazıyorum. (Evdeki  Amfora) Kimi...
08.07.2026
Yıllar önce tanıdığım, değişik, ilginç, birbirine zıt hayatları olan iki kişi. İkisi de erkek. Biri; İzmirli ,1900’lerde İzmir Atatürk Lisesi’nin o dönemdeki adı olan  İzmir İdadisi’nde okuyup, bir sene Fransız dil okuluna devam etmiş. Üniversitede Fen  bölümünden mezun olunca Paris’e gönderilmiş....
01.07.2026
Bazı insanlar sinirlenmez…
Sinirlenmek için fırsat kollar. Sabah alarm çalar, “Bu ne biçim ses?” diye güne öfkeli başlar. Çay biraz sıcak olsa söylenir, biraz soğuk olsa daha çok söylenir. Ekmek taze olsa “çok yumuşak”, bayat olsa “taş gibi” olur. Bu insanlar...
24.06.2026
İnsanları tanımak gerçekten zor iş. Kırk yıllık dostunuzdan kazık yersiniz, üç dakikadır tanıdığınız biri size ömür boyu unutamayacağınız bir iyilik yapar. Diplomaya bakarsınız, karakter çıkmaz. Cüzdana bakarsınız, vicdan görünmez. Sosyal medya hesabına bakarsınız… Orada zaten çoğu Birleşmiş Milletler Barış Elçisi. Peki bir...
17.06.2026
Maske deyince çok çeşitli maskeler var tabii ki… Gezdiğimiz ülkelere özgü maskeleri almak benim hobilerimden. Tek şartım güler yüzlü, pozitif etki bırakan maskeler olmalı. Kuzey Afrika ve bazı uzak doğu ülkelerindeki maskelerin hissettirdikleri çok negatif, hatta bazıları korkunç. Değil almak...
10.06.2026
Bazı insanlar adrenalin için paraşütle atlar. Bazıları hızlı araba kullanılır. Bazıları da mezatta el kaldırır. Mezat’a ilk kez giden insanın amacı nettir: “Şöyle uygun fiyata güzel bir şey bulayım.” O şey ne? Belli değil görünce belli olacak. Mezattan çıkan insan...
02.06.2026
Her insanın hayatında beklemediği misafirler vardır. Ama insandırlar… Bize uçan karıncalar geldi. Normal karıncayla aramızda bir anlaşma vardı aslında. O bahçede gezer, biz evde. Kimse kimsenin yaşam alanına karışmazdı. Fakat bir sabah bir baktık ki iki ayrı oda da uçan...
27.05.2026
Eskiden telefon dediğimiz şey evin bir köşesinde dururdu. Taşınamazdı. Çünkü kablosu vardı. Zaten o telefonun görevi iletişim ile birlikte aile içi panik yönetimiydi. Telefon çalınca evde herkes birbirine bakardı: “Kim açacak?” Bir de sabit telefonun sesi vardı… Şimdiki telefon melodileri...
20.05.2026
Tenis , öyle bir spor ki insan hem spor yapıyor hem sinir sistemi testinden geçiyor. Geçmiş yıllarda ara ara yaptığım, bir süredir sürekli yaptığım en sevdiğim spor. Tenis oynayan insanın hayata bakışı değişiyor. Normal insan yağmur görünce “şemsiye alayım” der. Tenisçi gökyüzüne...
13.05.2026
Ev temizliği dediğimiz şey eskiden basitti. Süpürge vardı, paspas vardı, bir de “misafir geliyor!” paniği vardı. Şimdi temizlik dediğimiz olay NASA operasyonuna döndü. Robot süpürge evin içinde dolaşıyor, hava temizleyici ortamı analiz ediyor, cam silme robotu cama yapışmış örümcek gibi...
06.05.2026
Bizim eve bir misafir geldi… Ama öyle çay kahve içip kalkacak türden değil. Hollanda’dan ithal, kökleri kültürlü, kendisi aristokrat: Lale soğanı. Beş tane soğan hem de kırmızı açacakmış. En sevdiğim renk . Gelir gelmez dikmeden önce buzdolabına kondu. Soğuk severmiş....
29.04.2026
Eskiden insanın gözüne bir şey kaçınca “kıpırdama, üfleyeyim” diye bir refleks vardı. Şimdi gözünüze bir şey kaçsa önce Wi-Fi şifresini soruyor.
22.04.2026
Bir sabah uyanıyorsunuz ve deniz size küsmüş. Öyle trip falan değil, bayağı organize bir küslük. Hani aile grubundan sessizce çıkarsınız ya… Deniz onu global ölçekte yapıyor.
15.04.2026
Hayatta insanı olgunlaştıran bazı deneyimler vardır. İş ve aile hayatındaki deneyimler, hastalıklar , kayıplar, yalnız kalmak, çocuk büyütmek, finansal zorluklar gibi. Bir de ev taşımak. Ama bizim yaşadığımız şey taşınmak değildi. O artık başka bir seviyedeydi. Biz resmen lojistik operasyon yönettik. Üç ayrı...
08.04.2026
Hiç kendi beceri ve niteliklerinizi değerlendirmek ve daha ileriye taşımak için bir çabanız oldu mu? Hepimizin zihinsel, sosyal, ruhsal, duygusal ve fiziksel anlamda gelişmek için   yaptığımız birkaç şey olduğunu düşünüyorum. Sabah erken kalkıp duş alıyor, nefes egzersizi yapıyor, meditasyon yapıyor,...