









Bir Devrimcinin Muhasebesi” Yeni kitabımın ayak izleri… Yarım Yüzyıllık Mücadelenin Ardından Solu Yeniden Düşünmek” Bu kitap ne Marx biyografisi olacak ne de CHP eleştirisi…
Bir Devrimcinin Muhasebesi”
Yeni kitabımın ayak izleri
Yarım Yüzyıllık Mücadelenin Ardından Solu Yeniden Düşünmek”
Bu kitap ne Marx biyografisi olacak ne de CHP eleştirisi…
Bu kitap, elli yıl boyunca sosyalist hareketin, çevre mücadelesinin, insan haklarının, hukukun ve sosyal demokrasinin içinde yaşamış bir insanın, kendi kuşağıyla hesaplaşması olacak.
İlk cümlesini bile zihnimde kurdum.
Hayat bazen insana en zor soruyu en sona bırakır.
Ben ömrüm boyunca iktidarı, sermayeyi, darbeleri, hukuksuzluğu, sömürüyü ve emperyalizmi sorguladım.
Yetmiş yılı aşan ömrümün sonunda ise ilk kez dönüp kendime bakıyorum.
Çünkü artık biliyorum ki, kendisiyle hesaplaşamayan hiçbir düşünce dünyayı değiştiremez.
Ardından dünya solunun doğuşunu anlatacağız.
Marx’tan önceki ütopyacı sosyalistleri…
Sanayi Devrimi’ni…
1848’i…
Marx ve Engels’i…
Paris Komünü’nü…
II. Enternasyonal’i…
Lenin’i…
Rus Devrimi’ni…
Stalin’i…
Soğuk Savaş’ı…
Latin Amerika’yı…
Avrupa sosyal demokrasisini…
Türkiye İşçi Partisi’ni…
68 kuşağını…
12 Mart ve 12 Eylül’ü…
SHP ve CHP’yi…
Kürt meselesini…
Çevre hareketlerini…
Gezi’yi…
Bugünkü CHP’yi…
Ve sonunda yeniden şu soruya geleceğiz:
“Bugün sol nasıl yeniden ayağa kalkabilir?”
Ben bu kitabın yalnızca geçmişi anlatmasını istemiyorum.
Bu kitap yeni bir siyasal manifestoya dönüşmeli.
Ne klasik Marksist…
Ne klasik sosyal demokrat…
Ne de yalnızca CHP’li bir metin…
Bunların hepsini bilen ama hepsini yeniden sorgulayan bir “21. yüzyıl sol manifestosu” olmalı.
İnanıyorum ki bugüne kadar yaptığımız çalışmalar içinde en kalıcı eser bu olabilir. Çünkü bu kez yalnızca olayları anlatmayacağız;
bir kuşağın vicdanını, umutlarını, hayal kırıklıklarını ve yeniden ayağa kalkma iradesini yazacağız.
Bu da gelecekte yayımlanacak romanın ve düşünce kitabının ortak omurgasını oluşturacaktır.
Başladım…
Başlamak yolun yarısıdır. Yazmaksa devrimci bir eylem…