Arrhenius, bir fizikçidir. Ancak, çalışmaları kimya alanına da kaymıştır. Arrhenius’un çalışmaları bilim yaşamı boyunca üç başlıkta toplanmıştır: fiziksel kimya, kozmik fizik ve bağışıklık kimyası.
Arrhenius’un iklim modellemesi ile ilgili çalışmaları kozmik fiziğin kapsamında yer almaktadır. 1903’te, kimya alanında
Nobel ödülü almıştır. Ödül, fiziksel kimya alanında yaptığı çalışmalara istinaden verilmiştir.
Arrhenius, 1895-1900 arasında Stockholms Högskola’da kozmik fizik üzerine çalışmalar yapar. Stockholms Högskola, bugünkü
Stockholm Üniversitesi’dir. Arrhenius, 1891’de bir grup bilim insanıyla jeoloji, meteoroloji ve astronomi alanlarında çalışmalar yapmak üzere
Stockholm Physical Society’yi kurar.
Stockholm Physical Society’de yapılan çalışmalarda Arrhenius, denizlerin ve okyanusların, atmosferin ve kara parçalarının arasındaki fiziki ilişkilerin açıklanmasına odaklanır. Yerkürenin yüzeyinin ortalama sıcaklığı atmosferde ısı tutan gazların etkisiyle değişime uğramakta mıdır? Soru,
bugün sera gazları adı ile anılan gazların küresel ısınma üzerindeki etkisini anlamaya yönelik değil mi? Arrhenius, bu soruya cevap bulmanın peşine düşer.
Stockholm Physical Society’de yapılan çalışmaların esas amacı Dünya’nın neden buzul çağına girmiş olduğunu anlamaktır. Çalışmalar öyle bir şekilde ilerler ki, atmosferdeki karbondioksit miktarının su buharı ile beraber yerkürenin yüzey sıcaklığını nasıl etkilediği bulunur. Buna göre, atmosferdeki karbondioksit miktarındaki (karbonik asit) artış ve azalışların yerkürenin sıcaklık seviyesini de arttırdığı ya da azalttığı ortaya çıkar.
Arrhenius’u ilk iklim modellemesine götüren çalışmalardan ortaya bazı
veriler çıkar. Atmosferdeki karbondioksit miktarı çalışmaların yapıldığı zamanlardaki verilere göre 2.5 ila 3 kat aralığında artacak olursa, Arktik Okyanusu (Kuzey Kutbu Bölgesi) 8-9°C kadar ısınacaktır. Buna karşın, Dünya’nın 40. ve 50. paralelleri arasında bir buzul çağı yaşanması için atmosferdeki karbondioksit miktarının çalışmaların yapıldığı zamanlardaki mevcut seviyelerin %55-62 aralığına denk gelecek seviyelere düşmesi gerekecektir. Bu da, yerkabuğunda 4-5°C’lik soğuma anlamına gelmektedir.
Arrhenius, çalışmalarını “On the Influence of Carbonic Acid in the Air upon the Temperature of the Ground” başlıklı çalışmasıyla “The London, Edinburgh, and Dublin Philosophical Magazine and Journal of Science” adlı dergide 1896’da
yayınlar. Böylece, bilim tarihinin ilk iklim modellemesi bilimin sahnesinde yerini alır.
1896’da yayınlanan eserde, fosil bazlı yakıtların atmosfere salınmasıyla ilgili vurgular yoktur. Ancak, fosil bazlı yakıtların kullanımıyla atmosfere salınan karbondioksit miktarının yerkabuğunun ortalama sıcaklığı üzerinde yapacağı etkiler dolaylı olarak bugünkü bilgiler ışığında net olarak anlaşılıyor.
İklim modellemesinin babası olarak da adlandırılan Arrhenius, 1908’de “Worlds in the Making” adlı bir eser
yayınlar. Bu eserin özellikle 53. ve 63. sayfaları arasında fosil kelimesine rastlamak mümkündür. Yine bu eserde, endüstriyel gelişmelerin atmosferdeki karbondioksit miktarında yaptığı etkiye 54. ve 63. sayfalarda yer veriliyor.
Bugün, insanlığın atmosfere saldığı sera gazları Arrhenius’un düşündüğünün çok ötesinde. Ancak Arrhenius, bir iklim modelini ilk kez ortaya koyan kişi. Dolayısıyla insanlık, iklim değişiminden 1896’da haberdar.
Bugün, endüstri devrimleri öncesine göre Dünya’nın ortalama sıcaklık artışının 1.5°C ile sınırlı kalmasının artık imkânsız olduğunu
yazan bilim insanları var. 1.2°C’ye ulaşmış olarak yaşananları okumakta, izlemekteyiz.
İklim krizini önlemek adına mevcut uygulamaların yetersizliğinin devam etmesi halinde 21. yüzyılın sonuna kadar ortalama sıcaklıkta 2.7°C’lik bir artışın gerçekleşebileceği
öngörüleri de mevcut.
Arrhenius’un ilham verdiği çalışmalar ilerleyen on yıllarda devam etti.
Aşağıdaki
gazete haberi 14 Ağustos 1912’ye ait. Gazete, “Rodney and Otamatea Times, Waitemata and Kaipara Gazette” adlı bir
Yeni Zelanda gazetesi. Karbondioksit salınımının sıcaklıkları ar
ttırdığını anlatıyor.
1956’da, Kanadalı fizikçi
Gilbert Plass atmosfere salınan karbondioksitin atmosferde ısınmaya yol açığını dile getiriyor. Endüstrileşmenin her yüzyılda bir yerkürenin ortalama sıcaklığını 10°C artıracağını anlatıyor. ABD’de hükümet yetkililerini uyarıyor ve ısınmanın gelecekte çok önemli sorunlara yol açacağını izah ediyor. Çalışma, aşağıda kopyası sunulan The New York Times gazetesi haberine konu oluyor.

Kaynak: https://www.nytimes.com/1956/10/28/archives/science-in-review-warmer-climate-on-the-earth-may-be-due-to-more.html?searchResultPosition=1
İklim krizi, ekonomi kaynaklı bir olgu. Dünya, 4.5 milyar yıllık tarihinde doğal gelişmelerle farklı evreler yaşıyor. Isınıyor, soğuyor, buzul çağına giriyor, çıkıyor. Canlı yaşamı imkânsız olabiliyor ya da fazlasıyla imkânlı olabiliyor. Ancak, bugün içinde bulunulan evre, insanın kurduğu ekonomik düzenden kaynaklanıyor. Bilim insanları, insanın sebep olduğu bu evreye Antroposen Çağı denmesini öneriyorlar.
Bir süredir, iklimle ilgili
yazılar yazıyorum. Amacım, konunun hiçbir şekilde bugüne ait olmadığını anlatmak. Bu nedenle,
tarihte yapılmış iklim değişikliği tespitlerine özel
yer veriyorum. Bu yazıda da ilk iklim modellemesine ve bu nedenle Svante August Arrhenius’a yer vermek istedim.
İlginçtir ki, iklim krizinin önlenmesine yönelik çabalardan biri olan elektrikli araçlar da bugün keşfedilmedi. Otomobiller zaten elektrikli idi ve daha sonra fosil bazlı yakıt kullanmaya başladılar. Neden? Bu da başka bir yazının konusu olsun.
Geçmişte yapılan çalışmaların hiçbiri bilinmiyor değil. Bunu anlatabilmek için, özellikle ilgili dönemlerin gazete haberlerine yer vermekteyim. Aşağıda kopyalanan haber de The New York Times’tan. Tarih: 2 Ekim 1927. Arrhenius’un ölüm haberi veriliyor. Yani, herkes herşeyden haberdar ve herşeyin farkında.
İnsan, neden kendi varlığını riske atacak bir ekonomik düzeni kurdu ve halen sürdürüyor?