Bodrum Fiber İnternet

İnsanın Kullanma Kılavuzu

Yayınlama: 22.07.2026
A+
A-
İstanbul'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra çalışma hayatına STFA İnşaat'ta başladı. Yaklaşık 20 yıllık profesyonel kariyerinde hizmet ve üretim sektörlerinde görev aldı; son 12 yılında Ernst & Young Yönetim Danışmanlığı'nda Denetim Operasyonları Müdürü olarak çalıştı. Girişimcilik alanında da faaliyet gösteren Tan, 2006 yılında gayrimenkul sektörüne adım attı ve 2009 yılında kendi emlak şirketini kurarak konut ve ticari projelerin pazarlama ile satış süreçlerini yönetti. 2021 yılından bu yana Bodrum'da yaşayan Tan, Kasım 2025'ten itibaren arenahaber.com.tr de yayınlanan; yaşam, kent kültürü, doğa ve toplumsal konular üzerine kaleme aldığı yazıları aracılığıyla okurla buluşuyor.

Yeni aldığımız bir elektrikli süpürgenin, kahve makinesinin hatta diş fırçasının bile kullanım kılavuzu var.

Sadece insanın yok.

Halbuki en çok arızayı veren o.

Mesela “Nasılsın?” sorusu… Soruyu soran çoğu zaman cevabı dinlemek istemez.

Siz gerçekten “Aslında son birkaç gündür moralim biraz bozuk…” diye başlayacak olsanız, karşınızdaki çoktan üçüncü dükkânın vitrinine bakmaya başlamış olabilir.

Ayıp olmasın modu : Karnı tok olduğu hâlde üçüncü dilim pastayı yer. “Bir tabak daha al.” denince “Yok yok…” der ama tabağı uzatır. Sonra da eve gidince mide ilacı içer.

İşin içinde dayanamadığım çikolatalı bir tatlı varsa, ben de bu kategoriye giriyorum.

Toplu fotoğraf çekilirken herkes aynı cümleyi söyler:
“Ben hiç güzel çıkmam.”

Fotoğraf paylaşılır paylaşılmaz ilk yapılan şey ise kendini ekranda büyütmektir. Kimsenin umurunda değildir aslında ama herkes önce kendi yüzünü arar.

İnsanlık olarak grup fotoğrafını bile bireysel yaşıyoruz.

Bir başka ilginç davranış market kasasında ortaya çıkar. Önünüzdeki müşteri tam kasaya gelince cüzdanını aramaya başlar.

Sanki birazdan kasiyer “Sürpriz! Bugün her şey bedava.” diyecekmiş gibi hazırlıksız yakalanır.

Çanta karışır, fişler çıkar, eski kartlar bulunur, beş yıl önceki sinema bileti bile ortaya çıkar ama kredi kartı en son çıkar.

Asansörde ise görünmez bir tiyatro oynanır. Herkes aynı noktaya bakar. Kimse kimsenin yüzüne bakmaz.

Kat sayıları hayatın en ilginç belgeseliymiş gibi izlenir. Birisi “Bugün hava çok sıcak.” dese herkes rahatlayacak ama o cümleyi kimse kurmaz.

Trafikte ise fizik kuralları değişir. Yeşil ışık yanalı yarım saniye olmuşsa arkadaki korna çalar.

Aynı kişi kırmızı ışıkta telefonuna bakarken ise zaman tamamen durur.

Uzaktan kumanda kavgasını es geçmeyelim.

Evde beş kişi olabilir ama kumanda sadece bir kişinin doğal yaşam alanıdır. Kumandayı eline alan, kendini kanal değiştirme bakanı ilan eder.

İnsan davranışlarının en gizemlisi cümlesi “Bir şey yok.” cümlesi.

Bu cümleyi duyduğunuz anda bilin ki kesinlikle bir şey vardır.

Üstelik oldukça büyüktür.

Bilim insanları, atomu böldüler, DNA’yı keşfettiler, aya gittiler fakat insan davranışlarının tamamını çözemediler.

Aynı kişi hem “Beş dakikaya çıkıyorum.” deyip kırk dakika da hazırlanabiliyor, hem de “Şuraya iki dakikalığına uğrayacağım.” deyip üç saat ortadan kaybolabiliyor.

Belki de insan olmanın güzelliği tam burada saklıdır.

Mantıklı olmaya çalışıyoruz ama komik olmaktan bir türlü kurtulamıyoruz.

İyi ki de kurtulamıyoruz. Yoksa bu dünyanın en eğlenceli hikâyeleri hiç yazılamazdı.

İnsan davranışlarının en ilginç türlerinden biri de “Ben Hiç Hata Yapmam” ekolü.

Bu insanlar yaşanan her olayın bilirkişisidir. Ne hikmetse bütün yanlışlar başkalarının eseridir.

Trafik sıkışır, suç belediyede. Evde tartışma çıkar, karşı taraf anlayışsız. İşler yolunda gitmez, herkes yetersiz. Bir dostluk biter, ihanet eden mutlaka ötekidir.

Aynaya bakmak ise seçenekler arasında değil.

Gelelim “Özür Alerjisi” olan insanlara. Yanlış yaptıklarını aslında onlar da bilir. “Özür dilerim” demek sanki ücretli hizmetmiş gibi davranırlar. Bunun yerine bin bir çeşit yöntem geliştirirler.

Konuyu değiştirirler.

Espri yaparlar.

Şakaya vururlar.

“Sende amma büyüttün” derler.

Hatta bazen öyle ustadırlar ki, beş dakika sonra özür bekleyen siz, kendinizi onlardan özür dilemeye hazırlanırken bulursunuz.

Oysa özür dilemek insanı küçültmez. Tam tersine, karakterini büyütür. Çünkü “Haklı olmak” ile “Olgun olmak” aynı şey değil.

Ne yazık ki bazı insanlar bunu hiç öğrenemez.

Hayat onlar için tek perdelik değil, hiç bitmeyen bir tiyatro oyunu. Başkalarının hataları sahnenin ortasında, kendi hataları kuliste saklı.

İnsanın en büyük kör noktası, kendi kusuru.

Başkasının gözündeki tozu kilometrelerce öteden görür ama kendi gözündeki merteği fark etmez.

Galiba insanın en zor yaptığı şey, kendini eleştirmek. Çünkü vicdanın aynası, banyodaki aynadan çok daha net ve dürüst.

Belki de insanın gerçek kullanım kılavuzu tek cümleden ibaret.

“Arıza tespitine önce kendinizden başlayınız.”

Bu maddeyi okuyabilenlerin sayısı az, uygulayabilenlerin sayısı daha da az.

Demek ki insanın kullanım kılavuzu hiç yazılamayacak.

Neyse ki mizah yazarları için bunun tek anlamı var:

Malzeme hiç bitmeyecek…

 

 

 

 

 

 

Share and Enjoy !

Shares
blank
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.