Pazartesi, Ocak 12, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Ocak: Karanlığın Takvimi, Demokrasinin Hafızası

Türkiye’de Ocak ayı, sıradan bir kış ayı değildir. Bu ülkede Ocak; yalnızca soğuğun değil, demokrasiye, aydınlanmaya ve hakikate yönelen saldırıların ayıdır. Bu nedenle 24 Ocak’ı içine alan günlerin Demokrasi ve Adalet Haftası olarak anılması bir sembol değil, tarihsel bir zorunluluktur. Çünkü bu topraklarda kalem, söz ve düşünce en çok Ocak ayında hedef alınmıştır.

24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu katledildi. O gün susturulmak istenen yalnızca bir gazeteci değildi; sorgulayan akıl, araştıran vicdan ve gerçeğin izini süren kamusal sorumluluktu. Mumcu’nun arabasına konan bomba, hakikate giden yolu da havaya uçurmak istiyordu. Cinayet aydınlatılmadı; dosyalar kapandı, karanlık derinleşti.

Ama Ocak ayı yalnızca gazetecilerin değil, aydınların da ayıdır.

Ocak 1990’da Muammer Aksoy evinin önünde vurularak öldürüldü. Anayasa hukukçusu, laikliğin ve Cumhuriyet’in yılmaz savunucusu olan Aksoy’un katledilmesi, bu ülkede hukukun ve bilimin de hedef alındığının ilanıydı. Bu cinayet, demokrasiye verilmiş açık bir gözdağıydı.

Ocak ayı ilerledikçe bu karanlık tablo tamamlanır.

8 Ocak 1996’da Metin Göktepe, yalnızca gazetecilik yaptığı için gözaltında dövülerek öldürüldü. Devletin copu, basın kartını tanımadı.

19 Ocak 2007’de Hrant Dink, Agos Gazetesi’nin önünde vuruldu. Yıllarca hedef gösterilen bir aydın, göz göre göre gelen bir cinayete kurban edildi.

Ve Onat Kutlar… 30 Aralık’taki bombalı saldırının ardından 11 Ocak 1995’te yaşamını yitirdi. Şair, yazar, düşün insanı; sözüyle karanlığı yaralayan bir aydın daha Ocak ayında aramızdan alındı.

Bu isimler yalnızca birey değildir. Onlar, bu ülkenin aydınlanma yürüyüşünün önünde gidenleridir.

Gazeteci, hukukçu, yazar… Sıfatları farklı olsa da hedef aynıdır: Düşünen insan.
Bu yüzden Ocak ayında öldürülenleri anmak bir matem töreni değildir. Bu, hafızayı diri tutma ve hesap sorma sorumluluğudur. Demokrasi ve Adalet Haftası’nı anlamlı kılan da budur. Çünkü adalet sağlanmadıkça, dosyalar gerçekten açılmadıkça, cezasızlık sona ermedikçe bu cinayetler geçmişte kalmaz.

Ocak ayı bize şunu hatırlatır:
Bu ülkede sadece insanlar değil, fikirler de öldürülmek istendi.
Ama hafıza, karanlığın en büyük düşmanıdır.
Ocak karanlıktır.
Ama hatırladıkça, isimleri saklamadıkça ve gerçeğin izini bırakmadıkça o karanlık çatlamaya mahkûmdur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler