Pazartesi, Ocak 12, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Ortaipolis Zihniyeti ve Kocadonius Öğretisi!

“Bodrum İçin Daha İyisi” programının jeneriğinde kullandığımız; konuşulmayanın konuşulduğu, tartışılmayanın tartışıldığı, sorulmayanın sorulduğu ve kamusal faydanın önceleneceği önermelerinin, yapmayı planladığımız yayıncılığın bütünüyle mottosu olacağına inanıyoruz.

Diğer taraftan; gazetecilik ve yayıncılık anlayışımıza benzer düşüncelerle üretilen işleri görmek, görünür kılmak ve desteklemenin de toplam kaliteye hizmet edeceği düşüncesindeyim.

Bu nedenledir ki, geçtiğimiz hafta Cuma günü Gazeteci Fatih Bozoğlu’nun, Bodrum Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkan Adayı Yılmaz Kurtcu ile gerçekleştirdiği mülakatı görmezden gelmek mümkün değildi.

Bozoğlu’nun mülakatın başından sonuna kadar yönelttiği soruların niteliği kadar, Başkan adayı Kurtcu’nun verdiği yanıtların içeriği de, adaylık için gerekli yetkinliği ortaya koyması açısından son derece tatmin ediciydi.

Kurtcu’nun neden aday olduğu, adaylığını gerekli kılan eksiklerin neler olduğu ve seçilmesi halinde odayı nasıl tamamlayacağına ilişkin 51 dakika süren söylemi fazlasıyla yeterliydi.

Adeta alan işgaline dayalı bir zihniyetle hareket eden bir oda başkanının; tüm şoförler adına emaneten aldığı başkanlık görevini, şoför esnafının dayanışması ve çıkarları için değil, bir ailenin hizmetine nasıl sunduğunu — hatta adadığını verilen örneklerle izledik, anladık.

Performans, tam anlamıyla 10 üzerinden 10’luktu.

Bu yayının, tüm şoför esnafı tarafından izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu nedenle linkini buraya bırakıyorum:

https://www.youtube.com/watch?v=9JOFMc0Wavs

***

Gelelim mülakatın, benim özellikle dikkatimi çeken 26. dakikasına…

Başkan adayı Yılmaz Kurtcu’nun; naif bir dille ifade ettiği ancak “çok yakışıksız” kelimeleriyle tanımladığı bir fotoğrafın altına yazılanlar üzerinden yaptığı değerlendirmeler ve yönelttiği sorular, bana göre yerden göğe kadar haklıydı.

Neden mi?
O fotoğrafın altına yazılanlara bir göz atalım:

“2026 Yılı Şoförler Odası seçimlerinde Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Erdoğan Başeğmez, Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç ve Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya’ya; hep destek, tam destekleri ve nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederim.”

Bodrum Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın sosyal medya hesabında paylaşılan bu fotoğraf; bir süredir dikkat çekmeye çalıştığım Ortaipolis zihniyetinin ve Kocadonius öğretisinin adeta somut kanıtıdır.

Başkan adayı Kurtcu’nun mülakatta bu fotoğraf için kullandığı “bir zincirin halkaları” ifadesi bana göre oldukça hafif kalır.

Teşbihte hata olmayacağı düşüncesiyle söylemek isterim ki; bana göre bu fotoğraf, Ankara ve İstanbul bağlantılarıyla bir saadet piramididir.

O halde yeni bir soru sormak gerekir:
Bodrum bu yapılanmaya daha ne kadar tahammül edecek?

Bu tür fotoğraflar ve açıklamalarla verilen reaksiyonlara hoşgörüyle bakmak mümkün müdür?

Durumu; BODTO, Bodrum DTO ve Bodrum Esnaf Odası üçlüsüne, son olarak üvertür sanatçı kadrosundan katılan Bodrum Denizciler Derneği’nin oluşturduğu saadet piramidinin verdiği yaşamsal refleks olarak tanımlamak yerinde olacaktır.

Bu yaşamsal refleks asla ve asla kamusal fayda yaratmak adına değildir. Bünyesinde “siyaset mühendisliği” barındırdığı, son 20 yıl içerisinde şahit olduklarımızla sabittir.

Şimdi bende, gazeteci refleksiyle bu odalara üye olan ve aidat ödeyen insanlar adına aşağıdaki soruları sormak istiyorum!

Üyelerinizden, meslek örgütünü güçlendirmek ve dayanışmayı sağlamak adına aldığınız vekâleti, siz hangi hakla bir sisteme hizmet etmek için kullanıyorsunuz?

Böyle bir sistemin içinde olmak için üyelerinizden yetki aldığınız bir genel kurul kararı var mı?

Bodrum adına, ülke adına ortak bir kamusal menfaat yokken; birbirinden farklı meslek odaları başkanları neden birbirini destekleme ihtiyacı duyar?

Yukarıda adı geçen odalar ve derneğin sergilediği bu toptancı reaksiyon, kamusal fayda adına mıdır; yoksa Ortaipolis zihniyeti ve Kocadonius öğretisine hizmet etmek adına yapılan organize bir hareket midir?

Bodrum’u kimileri üç, kimileri beş dönemdir yöneten bu odaların sayın başkanları; varlığınız meslek odanıza ve üyelerinize hizmet etmek için midir, yoksa Bodrum’un yıllardır oynadığınız siyasi dengelerini elinizde tutma çabası mıdır?

***

Siyaset üzerinde oluşturduğunuz vesayeti ve devam ettirme gayretinizi görüyor ve öneriyorum?

Siyaset sizin için bu kadar önemliyse, bırakacaksınız meslek örgütü başkanlıklarını, profesyonel siyaset yapacaksınız.

Bodrumlu boyunuzu posunuzu siyasette daha çok görmek ister bence…

Son sorumda siyaset yaptığını iddia edenlere olsun!

Siyaseti; liyakat ve etik değerlerle elde ettiğiniz güçle mi yapacaksınız,
yoksa güç olduğunu zannettiklerinizin sofralarında oturarak yaptığınız yancılıkla ?

İstisnaların verdiği mücadelenin, bir gün kaideyi bozacağı günleri görmek umuduyla…

Gördüklerimizi, duyduklarımızı ve bildiklerimizi samimiyetle yazmaya devam edeceğiz.

Arena Haber
Arena Haber
Bodrum'un Güncel, İlkeli ve Güvenilir Haber Sitesi...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler