Ege Tavla Birliği’nin düzenlediği tavla turnuvası, hafta sonu boyunca adeta Ege’nin tavla şölenine dönüştü. Cumartesi ve pazar günleri gerçekleştirilen organizasyona toplam 213 oyuncu katıldı. İzmir 74 katılımcıyla ilk sırada yer alırken, Bodrum tam 27 tavla oyuncusuyla turnuvaya en fazla katılım sağlayan ikinci merkez oldu. Türkiye’nin birçok şehrinden ve yurtdışından gelen tavla tutkunlarıyla birlikte ortaya hem dostluk hem rekabet dolu çok renkli bir atmosfer çıktı.
Bizler de Bodrum’dan son anda karar vererek turnuvaya katıldık. Bu katılımın gerçekleşmesinde en büyük emeği veren isimlerden biri hiç kuşkusuz sevgili Kamil arkadaşımız oldu. Onun gayretleriyle Sayım Keskin’in aracıyla yola çıktık. Yol arkadaşlarımız Meral Hanım, Mehmet Çil, Sayım Keskin ve ben… Daha yolun başında kahkahaların eksik olmadığı, dostluğun ve sohbetin ön plana çıktığı son derece keyifli bir yolculuk başladı.
Sayım Keskin’in sakin ve güven veren sürüşü, Kamil’in eğlenceli yaklaşımı yolculuğu adeta küçük bir dostluk buluşmasına çevirdi. Turnuvanın düzenlendiği otelde birçok eski dostu görmek, farklı şehirlerden tavla sevdalılarıyla yeniden buluşmak organizasyonun en güzel yanlarından biri oldu.
Turnuvanın organizasyon tarafı ise gerçekten başarılıydı. Başta Cafer olmak üzere emeği geçen ekip son derece disiplinli ve sıcak bir atmosfer oluşturmuştu. Ana turnuva kadar yan oyunların da zengin tutulması oyuncuların organizasyondan kopmadan keyifli vakit geçirmesini sağladı.
Kendi adıma oyunlarımın belli bölümlerde iyi geçtiğini düşünüyorum. Ancak bunu ileri turlara taşıyamadığım da bir gerçek. Tavla bazen size çok iyi oyun oynadığınızı hissettirir ama birkaç kritik zar ve birkaç ince hata sizi turnuvanın dışına iter. Bu oyunun güzelliği de biraz burada yatıyor.
Fakat Bodrum adına hafta sonunun en dikkat çekici performanslarından biri hiç kuşkusuz Şüvet’in ağır toplarından Sayım Keskin’e aitti. Sayım, turnuvaya adeta fırtına gibi başladı. Uzun süre zirveyi zorladı, ilk dört içerisinde yer aldı ve gösterdiği performansla herkesin takdirini topladı. Son derece disiplinli, sabırlı ve kontrollü bir oyun sergileyen Sayım Keskin, aldığı dereceyi sonuna kadar hak etti. Onun başarısı yalnızca kendisini değil, Bodrum ekibini de mutlu etti.
Turnuvanın şampiyonu olan Serkan Çalışır’ı ve başarılı performansıyla finale yükselen Mustafa Kemal Alemdaroğlu’nu da ayrıca kutlamak gerekir. İki oyuncu da hafta sonu boyunca tavlanın strateji, sabır ve mücadele yönünü en iyi şekilde ortaya koydu.
Tavla sadece zar oyunu değildir. Sabırdır, psikolojidir, stratejidir, dostluktur. Bu turnuva da bir kez daha gösterdi ki Bodrum tavla camiası yalnızca sayısal olarak değil, oyun kalitesi ve dostluk kültürü açısından da çok güçlü bir yerde duruyor.
Dönüş yolculuğumuz da en az gidiş kadar keyifli geçti. Güzel anılar, kahkahalar, analiz edilen maçlar ve “şu zarı başka atsaydı…” diye başlayan klasik tavla sohbetleriyle Bodrum’a döndük.
Sonuçta kupalar kadar önemli olan bir şey daha vardı: birlikte geçirilen güzel zamanlar… Ve bu hafta sonu, tavla dostluğu adına unutulmayacak güzel bir anı olarak hafızalarda yerini aldı.