Salı, Ocak 13, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Tenis Ve Sülük…

Yazının başlığını okuyunca “Bu da ne? Dediniz mi?” Dediniz. 😊

En nihayet, seneler sonra kendime gerçekten hobi olarak yapabileceğim bir spora daldım. Geçmiş yıllarda da ara ara oynadığım TENİS. Son üç senedir artan tempoda devam ediyorum. Günaşırı oynuyorum. Ara uzarsa eksiklik hissediyorum. Her oynadıktan sonra, maçı kazanayım/kaybedeyim önemi yok; kendimi çok iyi hissediyorum.
E tabii serotonin, dopamin, endorfin, oksitosin… Gelsin mutluluk hormonları. Spor yapmayanlar için bu hormonlar yiyeceklerle veya ilaçlarla da alınabiliyor ama spor daha eğlenceli. Ayrıca başarı elde etmek, âşık olmak da bu hormonları artırıyormuş, bilginize. 😊

Gelelim sülüklere…

Çoğu tatlı suda yaşayan, yassı solucanlar. Sevilecek hayvanlar değil; alınıp evde bakılıp büyütülmez. “Ah canım” diye başı okşanmaz mesela 😊. “Gel” desen gelmez, “git” desen gitmez. Evcilleştirilemez.

Ancak çok önemli faydaları var. Antik Yunan, Pers, Hint, Mısır, Arap ve Anadolu medeniyetlerinin eski yazıtlarında sülük tedavilerine rastlanmış. 19. yüzyıl başlarında Fransa’da insanlar ateşlendi mi, başı mı ağrıdı, doktor hemen “10–20 sülük bağlayın” dermiş. İngilizler sülüğe “canlı eczane” diyormuş.

Tenis sert sporlardan malum; zaman içinde bir takım incinmeler, sakatlıklar olabiliyor. Benim de başıma geldi. Tenisçi dirseği hastalığı… Tedavi edilmezse sürekli artan ağrı ve rahatsızlık günlük aktiviteleri olumsuz etkiliyor. Ayrıca tenis oynamaya da engel.
Bunlar için de muhtelif tedavi şekilleri varmış. Doktora gittim. Önce basit ağrı kesiciler, jel ile başladık ama pek işe yaramadı. PRP ve ozon tavsiye edildi. Ancak onların da süresi dört ay; sonra tekrar yapmak gerekiyormuş.

Araştırmaya devam ederken bir arkadaşımın botoks için tavsiye ettiği Profesör bir tıp doktoruna gittim. Konu konuyu açtı, tenisçi dirseğinden bahsettim. “Hep geçici çözümler var, kesin bir çözüm yok mu?” diye sordum. “Var,” dedi. “SÜLÜKLER!”

Taa taamm… Nasıl yani? Ağrıyan bölgenin üstüne, bölgenin büyüklüğüne göre 3–4 adet sülük yerleştiriliyor. Maksimum bir saat öyle bekliyorsunuz. Onlar kanımızı emerken vücutlarında bulunan bir enzimi bize aktarıyorlar. Ve bu enzim sadece tenis dirseğine değil; vücuttaki diğer eklem ve kaslarda mevcut ağrı, iltihap ne varsa geçiriyor. İnanılmaz! Hemen yapalım dedim.

Sorun sağ dirseğimdeydi. Önce “Ben bakmayayım, vazgeçerim filan,” dedim 😊. Sonra baktım tabii. Dört büyük sülük kullanıldı. Ağrıyan yerlere tutturulurken çok ince bir sızı hissediliyor, sonrasında bir şey yok; rahat. Telefon, kitap… Takılabilirsiniz. Yeterince doyunca kendileri bırakıyor. Tutturulduğu yerlerin üzeri sargı beziyle sarılıyor; o gün duş yok, ıslanmayacak. Ertesi sabah açılıyor.
Ben birer hafta ara ile üç seans yaptırdım. Üçüncü seanstan sonra kolumda sargılarla tenis oynamaya gittim 😊. Seans sayısı kişiye göre değişiyormuş; dört seansta iyileşen de var, altıda da.

Sülükler tıbbi sülük; laboratuvar ortamındalar ve bir kere kullanılıyorlar.
Diğer önemli konu: Sülüklerin bize aktardıkları enzim vücudumuzda bir sene kalıyormuş. Bu işlem bana Ocak 2025’te yapıldı. 11 ay oldu; şu ana kadar her şey yolunda. Bitti, gitti.
Tekrar ederse yine yaptırırım. Bir sene iyi süre.

Şimddiiii… Asıl bomba hanımlara geliyor 😊.
Sülüklerin küçük olanları var; gerçekten küçük, büyüklerin dörtte biri gibi. Bunlar yüze konuyor ve botoks etkisi yapıyorlar. Kırışıklıklar gidiyor, cilt yenileniyormuş. Henüz yaptırmadım; önce bir yaptıran bulup konuşayım 😊. Ama küçük bir bölgeye, örneğin alına, deneyebilirim gibi.

İyileşince bana bayağı sempatik görünmeye başladılar 😊.

Sülüklerin kullanıldıkları alanlar: Mikrocerrahi, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, kalp-damar hastalıkları, migren, kas-iskelet sistemi ağrıları, dermatoloji vs. vs. vs. Araştırabilirsiniz; bayağı geniş bir alana hitap ediyorlar.

Seneler önce Adanalı dostumuzun annesi anlatmıştı. Bir zamanlar sülükleri pazardan alıp evde eşinin sırtına, ağrıyan yerlerine koyarmış; çok iyi gelirmiş. (Ayy, içim kötü olmuştu; sonra unuttum gitti.)
Bir gece, içinde bulundukları torbanın ağzı açık kalmış. Sabah bir bakmışlar: Evin tavanında, her yerde sülükler dolaşıyor 😊. Onların hareketlerini yaparak, taklit ederek anlatırdı. Bir daha, bir daha anlat derdik; çok gülerdik.
Hâlâ hatırlayıp gülüyoruz. Allah rahmet eylesin Eymen teyzem.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler