Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı. 103 yıl önce kazanılan bu zafer, yalnızca bir askeri başarı değil; aynı zamanda halkın özgürlüğe, eşitliğe ve kendi iradesine dayalı bir yaşam için verdiği mücadelenin simgesidir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, yol arkadaşlarını, şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor; halkımızın Zafer Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.
30 Ağustos, kişilerin değil, milletin ortak zaferidir. Bu zaferin en büyük simgesi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dolayısıyla Zafer Bayramı’na dair hazırlanan her afiş, her mesaj, Cumhuriyet’in temel değerlerini ve toplumsal birlikteliği yansıtmak zorundadır.
Ne yazık ki Muğla’da Büyükşehir Belediyesi’nin hazırlattığı 30 Ağustos afişleri bu noktada tartışma yaratmıştır. Atatürk’ün geri planda kaldığı, belediye başkanının öne çıkarıldığı algısı kamuoyunda haklı eleştirilere yol açmıştır. Burada asıl mesele Ahmet Aras’ın Atatürkçü kimliği değildir. Onu Atatürk karşıtlığıyla suçlamak haksızlıktır. Çünkü Aras, bir asker geçmişiyle, Cumhuriyet değerlerine bağlı bir isimdir.
Sorun, belediye içindeki danışmanların yanlış tercihleri ve ölçüsüz görsel anlayışından kaynaklanmaktadır. Ancak daha büyük hata, bu afişlerin gelen yoğun tepkiler üzerine derhal kaldırılmamasıdır. Çünkü bir belediye başkanı, danışmanlarının hatasını da üstlenmek zorundadır. Görseller billboardlarda kaldıkça, kamuoyunda oluşan olumsuz algı doğrudan Ahmet Aras’ın üzerine yıkılmıştır.
Oysa çözüm çok basitti: Tepki çeken afişler hemen kaldırılmalı, kamuoyuna net bir açıklama yapılmalı ve özeleştiri mekanizması işletilmeliydi. Cumhuriyet’in partisi CHP’nin en güçlü yanı “eleştiri ve özeleştiri” kültürüdür. Bugün en çok ihtiyaç duyulan şey de budur.
30 Ağustos Zafer Bayramı, halkın eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin sembolüdür. Bu büyük günü kişisel reklamların gölgesinde bırakmak, toplumsal güveni zedeler. Ahmet Aras’ın yapması gereken açıktır: Afişleri kaldırmak, özeleştiri yapmak ve danışman kadrosunu gözden geçirmek. Böylelikle hem Cumhuriyet’in değerleri tartışma konusu olmaktan çıkar, hem de başkanın itibarı korunur.
Bugün bize düşen, 30 Ağustos’un barışçıl ve özgürlükçü ruhunu yaşatmak; Cumhuriyet’in kurucu lideri Atatürk’ün yolunda demokrasiye, eşit yurttaşlığa ve ortak değerlere sahip çıkarak ilerlemektir.
Zafer Bayramımız kutlu olsun.
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”