Cuma, Ocak 23, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Ayağı Yere Basan Belediyecilik – 6

Genel hatlarıyla “sosyal hizmet ve sosyal belediyecilik” kavramlarını konuştuğumuza göre, çok önemli bir ayrıntıya girerek yerel yönetimlerin “imar” yetki ve sorumluluklarına ilişkin değerlendirmeler yapabiliriz.

Hukuk düzeninde hiyerarşi denetimi, aynı kurum içindeki ast ve üst kadrolar arasındaki yetki gücünü ifade eden bir durumdur. Yani Bodrum Belediye Başkanının, İmar ve Şehircilik Müdürü üzerinde hiyerarşi denetimi vardır. Ancak büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyelerinin patronu konumunda değildir.

Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki ilişki, idari vesayet kavramıyla izah edilebilir. Yani büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyelerinin İşlemlerini aynen onaylama, düzelterek onaylama, uygulamayı yönlendirme, eksikliklerin ya da aykırılıkların giderilmesini talep etme ve en sonunda görevinin gereğini yerine getirmeyen ilçe belediyesinin yerine geçerek işlem ya da eylem tesis edebilme yetkisine sahiptir.

Benzer denetim yetkileri merkezi idareye de tanınmıştır. Özellikle imar planlama ve uygulama konusunda, büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri üzerindeki sahip olduğu yetkilerden daha fazlası, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na tanınmış bulunmaktadır.

Hatta bunların dışında tarihi, arkeolojik, kentsel sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkiliyken, doğal sit alanlarında yine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilidir. Bir de tarımsal ve ormanlık alanlar var ki, buralarda da imarı etkileyecek kararları vermeye Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili.

Hadi bir de ihtiyaç halinde satılması (!) için özelleştirmeye konu edilen alanları ekleyelim. Buralarda da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yetkili. Daha Karayollarını, Devlet Su İşlerini, elektrik idarelerini (Muğla’da AYDEM) saymadık. Bodrum deyince MUÇEP, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı gibi kurumları da unutmamak lazım. Çünkü hepsi kendi alanlarında yetki makamı.

Bodrum yarımadasının %58’i orman, %28’i tarımsal alan, %3’ü sahil ve kayalık alan, geriye kalan %11 ise yerleşik alan. Bu ne demek? Bodrum coğrafyasının %86’sı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetki alanında demek. Tabi bu alanların içinde çeşitli niteliklerde “Sit Alanları” varsa oraların durumu ayrı.

Gerçek olan durum şu ki; Bodrum Belediyesi “Yedi Kocalı Hürmüz” gibi. Bodrum’un sadece %11’i üzerinde, belediyelerce herhangi bir merkezi idareye danışmadan imar koşulları belirlenebilir. Hele ki, Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Bodrum Belediyesi arasında bir anlaşmazlık varsa, o zaman durum daha da vahim olur. Çünkü Bodrum Belediyesinin yaptığı bir planlama faaliyeti, Büyükşehir Belediyesince engellenebilir.

Bodrum İlçe Belediyesinin yetkisi, sadece 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarını ya da değişiklikleriyle sınırlıdır ama bu yetki de Muğla Büyükşehir Belediyesince onaylanmadan kesinlik kazanmaz. Yani tek başına yine bir şey yapamaz.

Örneğin Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi, Bodrum Belediye Meclisince uygun görülmüş olan imar planlarını yıllarca sallayabilir. Canı isteyince inceler ve düzeltilmesi için tekrar Bodrum Belediyesine yollayabilir. Bu durum da, Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinin, Bodrum’un seçilmiş Belediye Meclisini yok sayması demektir.

Oysa Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 14. Maddesi gereği; İlçe belediyelerinin meclisleri tarafından alınan imara ilişkin kararların büyükşehir belediyesine gelişinden itibaren üç ay içinde büyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar planına uygunluğu yönünden incelenerek aynen veya değiştirilerek kabul edilmesi gerekir. Hatta 3 ay içerisinde görüşülmeyen kararlar onaylanmış sayılır.

İlçe belediyeleri, meclis kararlarının büyükşehir belediyesine ulaştığı tarihten itibaren 3 aylık sürenin sona ermesiyle birlikte durumu bir tutanakla ortaya koyarak, kararların kesinleşmiş olduğunu belirterek uygulamaya başlayabilecektir. Belediyelerin dışında, vatandaşların da bu yönde bir tespit yaptırarak, ilçe belediyelerinden uygulamayı talep etme hakları vardır.

Örneğin 2017’den 2024’e kadar Bodrum Belediye Meclisince uygun görülmüş olan çok sayıdaki imar planının Muğla Büyükşehir Belediyesince onaylanmadığı bilinir. Hatta bu durum karşısında, sırf kavga olmasın diye Bodrum Belediyesinin sessiz kaldığı unutulmamalıdır.

Böyle bir durumda, zaman zaman dile getirilen “o zaman kapatalım Bodrum Belediyesini” söylemleri kısmen doğru olmaz mı? Ama unutulmasın ki bu sadece Bodrum’a özgü bir durum değil, Türkiye’deki toplam 30 Büyükşehir Belediyesinde aynı. 2025 yılında parti değiştiren Aydın Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında da benzer sıkıntılar gittikçe artmakta. Neyse ki, 2024’ten beri Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Bodrumlu da, bu konuda çok sıkıntı yaşamıyoruz şimdilik.

Demek ki her türlü ahval ve şerait altında dahi vazife; Belediyenin sorunlarını çözmek için ilgili tüm kurum ve kuruluşlarını ikna edecek yetenekte ve belediyecilik bilgisine sahip başkan ve yönetici kadrolarla sorunları çözmek olmalıdır. Gereğinden fazla eğilip bükülmeden siyaset kanallarını doğru kullanarak, yetmezse yargıyla, o da yetmezse halkın gücüyle.

Sanmayın ki merkezi hükümetle aynı partiden olmak her şeyin çözümünü sağlar. Merkezi hükümetle aynı partiden olan son derece başarısız belediyeler de var, farklı partiden olan ama son derece başarılı belediyeler de..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler