Uşak belediyesi ve başkan Özkan Yalım’a yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcığınca başlatılan operasyon sonucu gözaltına alınan 17 kişiyle ilgili soruşturma devam ediyor.
İstanbul’a getirilen şüpheliler bugün içerisinde savcılık ifadelerini verdikten sonra hakim karşısına çıkarılacaklar.
Yargılama süreciyle ilgili şimdilik söylenecek bir şey yok.
Savcılık elde ettiği belge bilgi ve kanıtları mahkemeye sunacak.
Yargılamanın tutuklu mu yapılacağı ya da kimi sanıkların adli kontrolle serbest bırakılarak tutuksuz mu yargılanacaklarını gece saatlerinde öğreneceğiz.
Savcılığın, iddiaların ciddiyeti ve delil karartma şüphesiyle Özkan Yalım ve kilit isimleri tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etmesi yüksek ihtimal olarak görülüyor.
Suçlamalara doğrudan dahil olmayan veya ikincil derecede sorumlu tutulan bazı şüphelilerin ise yurt dışı çıkış yasağı veya imza şartı gibi adli kontrol hükümleriyle serbest bırakılması beklenebilir.
Buraya kadar işin hukuki yönüyle ilgili şimdilik yorum yapmak anlamsız olur.
Başkanın özel şoförünün üzerindeki mal varlığı, otelde yanında bulunan kişinin belediye personeli olarak haksız yere maaş aldığı iddiaları, dijital materyaller ve masak raporları üzerinden yapılacak yargılamayı bekleyip göreceğiz.
Ancak olayı ahlaki ve vicdani boyutuyla ele aldığımızda iki yönlü bir değerlendirme yapmak gerekir.
Birincisi; hangi gerekçeyle ya da suçlamayla olursa olsun gözaltı sırasında otelde resmi görevlilerce elde edile görüntülerin özellikle de iktidara yakın basına anında servis edilmesi ne yasaldır ne de ahlakidir.
İkincisi siyasi bir figür olarak böylesine kritik günlerin yaşandığı bir zamanda partisinin verdiği demokrasi mücadelesine katkı sunmak yerine keyif peşinde koşanların durumu.
Geçmişte milletvekilliği de yapmış deneyimli bir siyasetçi olmasını beklediğimiz kişinin aldığı görev ve sorumluluğu dikkate almadan sözüm ona “özel yaşam”ında bu denli pervasız davranması kabul edilecek bir durum değildir.
Kuşkusuz milyonlarca üyesi bulunan bir kitle partisinde bu ve benzeri ayrık otları her zaman olacaktır.
Ama ne hikmettir ki iktidarı hedefleyen, emekçi ve yoksul halkın partisi olduğu iddiasındaki CHP’de bu tür aykırılıklar hep varsıl kesimlerde oluyor.
Siyaseti bir meslek ve rant alanı olarak gören bu tür insanların öncesi ve sonrasıyla servetlerini incelediğinizde bunu çok net görebiliyorsunuz.
Haksızlık etmeyelim bu tür haksız kazanç edinme ve suistimalleri iktidar partisinde çok fazlasıyla gördük.
Yapanın yanına kar kaldığı bir kirli siyaset ortamında benzer görüntülerin CHP de olması da pek yadırganacak bir durum değil.
Ancak CHP’nin tarihi misyonu, geçmişi ve üstlendiği sorumluluk gereği kadrolarını belirlerken daha özenli davranması gerekmez mi?
Bu kadar da olmaz ki derken; hem adli kovuşturmalar sırasındaki hukuk dışı uygulamaların geldiği noktaya dikkat çekmek istedim.
Hem de ülkemizin içinde bulunduğu böylesine zor günlerde halkın geleceği adına iktidarı değiştirme mücadelesi veren bir siyasi partide bir belediye başkanının nasıl bu kadar sorumsuz ve arsız davranabildiğine işaret etmek istedim.
O belediye başkanı ve adamlarının işlediği suç ne olursa olsun, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bir anayasal haktır.
Bu yüzden otelde çekilen o görüntülerin basına servis edilmesi doğru olmadığı gibi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Pravda benzetmesi de bir o kadar abesle iştigaldir.
Pravda gazetesini Sabah gazetesiyle bir tutmak doğrusu Özgür Özel’e yakışmadı.
Dört çocuktan en az birinin yatağa aç girdiği ülkemizde mevcut iktidardan kurtulabilme adına yağmur, soğuk, kar- kış demeden, polis copuna, biber gazına, gözaltı ve tutuklamalara rağmen yılmadan mücadelesini sürdüren yoksul, onurlu halktan utanmıyorsan, kendi ailen, çocuklarından da mı hiç utanmadın?
Her türlü provokasyonlara açık bir siyasal ortam var iken sorumlu mevkideki her insanın attığı her adıma, söylediği her söze, eyleme azami özen göstermesi gerekirken, gecesini gündüzüne katan, hayatını ortaya koyarak toplumsal muhalefeti oluşturmaya çalışan Genel Başkanından da mı utanmadın?
Muhalif ve de sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partide varsıl insanlardan uzak duracaksınız.
Kimisi var olan zenginliğini korumak, kimisi de daha çok zenginleşmek adına her an her hatayı yapabilir.
Kendi kişisel çıkarlarını kamu ve toplumsal çıkarların önünde tutan bu insanlar her dönem CHP’yi zora sokmuşlardır.
Her fırsatta ısrarla ve inatla tekrar ettiğim gibi CHP emekten, yoksul halktan yana gerçek bir sosyal demokrat parti olmak istiyorsa hiç vakit geçirmeden bu ayrık otlarından, bu safralardan kurtulmak zorundadır.
Aksi halde iktidarın yaptığı tüm yolsuzlukların, hukuk dışı uygulamaların suçuna ve vebaline ortak olursunuz.