ARENA HABER – İasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı, Milas Kent Konseyi Çevre ve Enerji Çalışma Grubu Sözcüsü ve CHP Muğla İl Çevre Komisyonu Üyesi Hülya Scobie, yaptığı açıklamada, proje için hazırlanan ÇED dosyasında yer alan temel çevresel sınırlamaların verilen özel izinler ve süre uzatımlarıyla fiilen ortadan kaldırıldığını belirtti.
Scobie’ye göre ortaya çıkan tablo yalnızca bir çevre meselesi değil; aynı zamanda kıyı hukuku, imar planlama ilkeleri ve anayasal çevre hakkı açısından ciddi bir kamu yararı sorunu oluşturuyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alırken, 43. madde kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve kamu yararı esasına göre korunması gerektiğini hükme bağlıyor.
ÇED ŞARTLARI İKİ YIL ÜST ÜSTE AŞILDI
Açıklamada en dikkat çekici başlık, balıkların yumurtlama ve üreme dönemlerinde çalışılmaması gerektiğini öngören ÇED koşulunun iki yıl üst üste etkisiz hale getirilmesi oldu.
Scobie, şirketin 2025 yılında Mart–Nisan–Mayıs aylarını kapsayan hassas dönemde özel izin alarak çalıştığını, 2026 yılında da aynı dönemde yeniden izin verilerek faaliyetlerin en az Mart sonuna kadar sürdürülebilmesine olanak tanındığını söyledi.
“Bir körfezin en hassas biyolojik döneminde bir yıl değil, iki yıl üst üste çalışma izni verilmesi kabul edilemez. Bu gidişle körfezde balık kalmayacağı yönündeki kaygılar artık abartı değil, ciddi bir çevre uyarısıdır.” dedi.
ÜÇ AYLIK İŞ BİR YILA YAYILDI
Projenin ÇED dosyasında üç ay içinde tamamlanması öngörülen çalışmaların önce yaklaşık bir yıla yayıldığını, ardından verilen yeni uzatmalarla sürecin daha da ileri tarihlere taşındığını belirten Scobie, bu durumun ÇED dosyasındaki takvimsel sınırlamaları işlevsiz hale getirdiğini ifade etti.
“Önce balık üreme döneminde durulması gereken dönemde çalışıldı. Ardından Mayıs–Ekim arasındaki inşaat yasağı döneminde de faaliyet sürdü. Şimdi de 2026 yılında Muğla Valiliği İl Mahalli Çevre Kurulu tarafından 10 Mart’ta yine aynı hassas dönemde uzatma verildi. Bu tablo ÇED koşullarının kağıt üzerinde bırakıldığı izlenimi yaratıyor.” dedi.
SABAH 08.00 – GECE 23.00 ÇALIŞMA TEPKİ ÇEKTİ
Scobie, son izinle birlikte şirketin sabah 08.00’den gece 23.00’e kadar çalışma izni almasının çevre halkının yaşam kalitesi açısından kabul edilemez olduğunu belirtti.
“Turizm ve yerleşim alanında yaşayan insanlar sabah ağır iş makinelerinin gürültüsüyle uyanıyor, gece geç saatlere kadar çalışma sürüyor. Bu hangi kamu yararıyla açıklanabilir?” diye sordu.
“ÇED’DE VERİLEN SÖZLER SAHADA YOK”
Açıklamada, şirketin ÇED sürecinde verdiği bazı taahhütlerin sahadaki uygulamalarla örtüşmediği iddiası da yer aldı. Mahalle sakinlerinin iddialarına göre bazı dönemlerde izin dışı 7/24 çalışma yapıldığı, mahalle halkının uykusuz bırakıldığı ve proje kapsamında önce yapılması gereken geri saha ve bağlantı yollarının yapılmadığı ileri sürüldü.
Scobie, mevcut yolların ağır araç trafiği nedeniyle mahalle için can ve mal güvenliği riski oluşturduğunu söyledi.
İMAR VE PLANLAMA BOYUTU
Projenin yalnızca çevresel değil aynı zamanda imar ve planlama hukuku açısından da tartışmalı olduğunu ifade eden Scobie, bölgede üst ölçekli planlarla ilgili davaların sürdüğünü hatırlattı.
Aydın–Muğla 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanı Planları’nın iptal edildiğini belirten Scobie, bu durum netleşmeden kıyıda geri dönülmez müdahalelerin yapılmasının ciddi hukuki soru işaretleri yarattığını söyledi.
“HALKIN KUMSALI KULLANILAMAZ HALE GELDİ”
Scobie ayrıca, mahalle halkının kullandığı tek kumsal alanın ağır makineler, dolgu çalışmaları ve yakıt sızıntısı iddiaları nedeniyle fiilen kullanılamaz hale geldiğini dile getirdi.
“Bir zamanlar altın renkli kumsalıyla anılan yer bugün yağ, mazot ve ağır iş makineleriyle anılıyor. Bu durum çevre yönetimi açısından alarm vericidir.” dedi.
İZİN YETKİSİ TARTIŞMA KONUSU
Açıklamada ayrıca bazı dönemlerde Güllük Liman Başkanlığı’ndan alınan çalışma izinlerinin hukuki dayanağı da sorgulandı.
Scobie, “ÇED’e tabi bir projede yasaklı dönemde çalışma sürdürülüyorsa hangi kurum neye dayanarak izin veriyor? Eğer Liman Başkanlığı yetkiliyse neden valilik izni bekleniyor? Yetkili değilse bu uygulama hangi hukuki zemine dayanıyor?” sorularını yöneltti.
BAKANLIĞA ÇAĞRI
Scobie açıklamasının sonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, defalarca süre uzatımı alan ve ÇED koşullarının ihlal edildiği iddia edilen faaliyetlerin derhal incelenmesini istedi.
“Davaları süren bir projede yarın yüksek yargı faaliyetlerin durdurulmasına karar verirse, doğaya verilen zarar nasıl telafi edilecek?” diyen Scobie, çevre hakkı ve hukuk devleti ilkesi gereği etkili denetim ve soruşturma yapılması gerektiğini vurguladı…
Haber / Foto: Duran Öztürk