Bodrum’a Cemre Ne Zaman Düşer?

A+
A-

Baharın müjdecisi cemreler takvimde yerini aldı. Önce havaya düştü, sonra suya. Nihayet toprağa. Yani takvimsel olarak bahar geldi. Ama Bodrum’a bakınca insan ister istemez soruyor: Cemre Bodrum’un neresine düştü? Ya cemre yolunu şaşırdı, ya da yollar cemreyi görmedi.

Bayrama şunun şurasında 12 gün kaldı. Turizmle geçinen esnaf yavru kuş gibi ağzını açmış bekliyor, “Bayramla birlikte yerli turist gelsin, üç kuruş para kazanalım” diye ama şehirde beklenen bir hazırlık yok. Çarşıya bakıyorsunuz, dükkanların çoğunda tadilat sürüyor. Sokaklara bakıyorsunuz, kazılar hala bitmemiş. Turizm sezonunun giriş kapısında Bodrum hala şantiye.

Oteller ise ayrı bir sıkıntının içinde. Yangın yönetmeliği gereği gerekli önlemleri alamayan işletmeler sezonu açamayacak. Turizm sezonuna haftalar kala bu belirsizlik Bodrum için katlanılamaz bir risk.

Bir yandan da turizm sektörüne yön verenlerden sürekli şu cümleyi duyuyoruz: “Asayiş berkemal.” Gerçekten mi? Eğer her şey yolundaysa, havayolu şirketleri neden uçuşları iptal ediyor?

Turizm ekonomisinin matematiği açık. Turist yoksa bilet alma isteği yok. Bilet yoksa uçuş yok. Uçuş yoksa turist yok. Turist yoksa ekonomi yok. Bu kadar net. “Turizm yoksa inşaat var” diyebilirsiniz. Doğru, Bodrum yollarında bugün en yoğun gördüğümüz araçlar tur otobüsleri değil. Beton mikserleri ve inşaat kamyonları. Yolları parçalayan, trafiği felç eden dev kamyonlar.

Kent ekonomisinin nabzını anlamak için bazen yollara bakmak yeterlidir. Bodrum’un yolları bugün bize şunu söylüyor: Turizm değil, beton çalışıyor.

Belediyemiz, devlet kurumlarına karşı boğazına kadar battığı borç batağından kurtulmak için nereyi satacağını şaşırmış durumda. Vergi ve SGK borcu yaklaşık 4,4 milyar TL. Bu borcun faizini yavaşlatabilmek için belediye taşınmazları Hazine’ye devrediliyor. Hangi taşınmaz satıldı, hangisi devredildi artık tablolar halinde yayınlanıyor.

Hatta geçtiğimiz belediye meclis toplantısında Belediye Başkanı, bu borçlardan dolayı kendi evine bile maliyeden ödeme emri geldiğini açıkladı. Bodrum tarihinde rastlanmamış bir durum bu.

Belediye meclisindeki muhalefet partilerin temsilcilerinin söylediği gibi; “Belediyelerin borç ödemek için taşınmaz satması hukuksuzdur” ifadesi de doğru değil. 28 Aralık 2023 tarihli düzenlemeyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (Geçici 8. Maddenin 1. Fıkrası) kapsamında belediyeler, iştirak şirketlerinin borçlarını taşınmaz satarak 31 Aralık 2028’e kadar ödeyebilir. Yani taşınmaz satışıyla borç ödemek hukuken mümkün.

Ama şu soruyu sormak da herkesin hakkıdır: Yasal olan her şey doğru mudur? Bir kentin geleceğini satarak bugünü kurtarmak ne kadar sağlıklı bir yönetim anlayışıdır? Elbette borç ödenmelidir. Ama borç ödemek için tek yol satış değildir. Finans yönetimi diye bir şey vardır. Planlama diye bir şey vardır. Strateji diye bir şey vardır. Satmak en kolay ve hızlı yoldur. Ama çoğu zaman en akılsız yoldur.

Asıl mesele ise; bu borçları Bodrum’un başına kimler tarafından sarıldığıdır. Son 20 yılın kent yönetimlerine bakmadan bu soruya cevap vermek mümkün değil. Biraz resmi verilere bakalım.

2014 yılında, 11 belde belediyesinin birleşmesiyle oluşan Bodrum Belediyesinin, Sayıştay Raporu doğrultusunda bütçesi incelendiğinde ortaya çıkan tablo şudur:

Tahmini gelir: 220 milyon TL
Gerçekleşen gelir: 84 milyon TL

Tahmini gider: 220 milyon TL
Gerçekleşen gider: 107 milyon TL

Sonuç: 23 milyon TL bütçe açığı (2014 sonu dolar kuru 2,33 TL idi. Yani o günün parasıyla Bodrum Belediyesinin açığı yaklaşık 10 milyon dolar civarındaydı)

Bugün ise borç yaklaşık 100 milyon dolar. Yani 11 yılda borç 10 katına çıkmış. Şimdi şu soruyu sormayacak mıyız? Bu 90 milyon dolarlık fark neye ve ne için harcandı? “Bodrum’a yatırım yapıldı” diyebilirsiniz. Peki o zaman “bugün Bodrum’un yaşam kalitesi neden bu kadar düşük?”

Neden yollarımız bu halde, neden altyapımız yetersiz, neden şehir her sezon kaosa dönüyor? Hani kedi burada ise, ciğer nerede?

Asıl düşündürücü olan ise şu: bunca yıldır liyakatsiz ve savurgan bir anlayışla Bodrum’u yönettiğini iddia edenlerin hala Bodrum’u yönetme hırsından vazgeçmemeleri. Hadi kitabın ortasından konuşalım.

Bodrum’un artık, geçmişten ders alıp böyle yöneticilerin hala düş kurmasına izin vermesi doğru mudur? Zira; düşlerdeki Bodrum’un gerçek olabilmesi ve bu kente cemrelerle birlikte baharların da düşebilmesi için şapkaların masaya koyulması gerekmez mi?. Bodrum baharın getirdiği o ışıklarla yeniden aydınlansın diye tekrar tekrar düşünmekte yarar vardır.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.