Herkesin bildiği gibi dünya genelinde 1 Nisan Şaka Günü (April Fools’Day) olarak bilinir ve insanların birbirine zararsız, eğlenceli şakalar yaptığı bir gündür.
Ancak bazılarının eşek şakası yaptığı da görülür.
1 Nisan Şaka Günü’nün kökeni, en yaygın teoriye göre 16. yüzyıl Fransa’sında, Kral IX. Charles’ın 1564’te yılbaşını, 1 Nisan’dan 1 Ocak’a almış. Eski takvime uyanlarla alay etmek için şakalar yapılması gelenek haline gelmiş.
Taa 16. yüzyıl… Rönesans / Reform dönemi. Yani yeniçağdan bu yana devam etmiş, ediyor.
Hayatımın en eğlenceli dönemlerinden biri oğlumun çocukluk dönemi.
8 yaş öncesi eğlenceler daha ziyade oyuncakçılarda yerlere oturup oyuncakları denemek, yüz boyamak, el ayak izlerini basmak, kitapları mimikli okumak vs gibi şeylerdi.
Bize eğlenmek için bir vesile gerekmese de , 1 nisanlar bizde eğlenceli geçerdi.
8 yaşında; Okula servis ile gidiyor. Kendi kalkıyor, giyiniyor. Kapıdan çıkmak üzere ayakkabılarını giymek için oturduğunda, 1-2 dk ayakkabılarına baka kaldı. Ben de seyrediyorum. Bağlamaya çalışıyor, olmadı.
-Anne ne oldu bunlara?
– Ne olmuş?
Olan şuydu, akşamdan ayakkabı bağlarını çıkarıp, aşağıdan yukarıya doğru geçirdim. Yani bağlanacak uçlar, ters yönde, ayakkabının ucuna doğru olan deliklerden çıkıyor.
Bir yandan gülerken, hızlıca bağları tekrar çıkarıp doğru şekilde birlikte tekrar geçirdik. Sanırım ben daha çok eğlendim.
Yaşı 14 civarı. Uyurken, 1 saat içinde döneceğimi yazan bir not bıraktım. Çünkü yaptığım şakayı gördüğünde evde olmamam daha eğlenceli.
Klozet kapağını kapatıp, koli bantı ile bir güzel sabitledim.
Uyanınca telefon etti.
-Anneciğim , bantı çıkartıp , açınca ne fırlayacak içinden?
-Fırlayan bir şey yok, açabilirsin.
Gülüşmeler…
En çok şok olduğu şaka ise şu;
Yaşı 15-16. Gece o yatmadan önce, fark etmeden, sessizce, dolabındaki giysilerini, askılarıyla alıp odama götürdüm.
Ve kendi dolabımda ki elbiseleri, etekleri, ne varsa onun dolabına yerleştirdim.
Sabah oldu. Giyinip okula gidecek. Odasından kahkahalar geliyor. Ben zaten kapının arkasında hazır bekliyorum.
Çok gülüyoruz.
“ Anne ya hiç üşenmedin mi?”
“ Hayır, hiç üşenmem. Hele sonunda bu kadar güleceksek.”
Artık herkes kocaman yaşlara geldi , yeni şeyler arada yapıyoruz ama en çok eskileri hatırlayıp gülüyoruz.
Aslında 1 nisan şakaları değilmiş aklımızda kalan.
Birlikte güldüğümüz anlarmış.
Yıllar geçiyor, çocuklar büyüyor. Ama birlikte gülünecek hatıralar kalıyorsa, işte onlar ömür boyu sürüyor.