Ceylan Hafriyat

Bodrum’un Suyu: Bir Yazlık Rahatlama Değil, Kalıcı Bir Politika Meselesi

Yayınlama: 08.09.2026
A+
A-
1966 yılında Tarsus'ta doğdu. Uzun yıllar Bodrumspor'da sporculuk ve yöneticilik yapan Öztürk, Bodrum Çarşı Esnafı Derneği'nin kuruluşuna öncülük ederek esnaf örgütlenmesinde aktif rol üstlendi. Gazetecilik alanında BOÇED Gazetesi'nin yayıncılığını gerçekleştirdi. arenahaber.com.tr ve Arena Haber TV'de köşe yazarlığı, yorumculuk ve gönüllü muhabir olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Sivil toplum ve sendikal mücadelede etkin görevler alan Öztürk, çeşitli demokratik kitle örgütlerinde yöneticilik yaptı. Siyasi yaşamında CHP'de ilçe başkanlığı ve Muğla İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Öztürk, halen Yeni Parti Muğla İl Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Demokrasi, hukuk ve örgütlü toplum anlayışını temel ilke edinerek toplumsal mücadeleyi sürdürmektedir.

Geçmiş yıllarda Bodrum’da su kesintileri günlük hayatın neredeyse parçası haline gelmişti. Bu yaz tablo bir ölçüde değişti. Geçen kış yapılan çalışmaların, hat yenilemelerinin ve su kaynaklarına yönelik müdahalelerin karşılığını görmeye başladık. Ancak asıl mesele, bu rahatlamayı kalıcı hale getirebilmek.

Bodrum’da yaşayanların hafızası kısa değildir.

Özellikle son yıllarda yaz ayları geldiğinde hepimiz aynı soruyu soruyorduk: “Bu yaz su olacak mı?”

Patlayan ana isale hatları, saatlerce hatta zaman zaman daha uzun süren kesintiler, tankerler, susuz kalan mahalleler, turizm sezonunun ortasında yaşanan sıkıntılar…

Bodrum gibi Türkiye’nin dünyaya açılan önemli turizm merkezlerinden birine yakışmayan görüntüler yaşadık. Bu nedenle bugün hakkını teslim etmemiz gereken bir gelişme varsa onu da söylemek gerekir: 2026 yazında Bodrum, geçmiş bazı yıllara kıyasla su konusunda daha rahat bir dönem geçirdi.

Sorun tamamen ortadan kalktı mı? Hayır.

Ama geçmiş yıllarda yaşadığımız ağır tablonun aynı ölçekte tekrarlanmaması da tesadüf olarak görülmemeli.

KIŞIN YAPILAN İŞ, YAZIN KENDİNİ GÖSTERİR

Altyapı yatırımlarının siyasi açıdan ilginç bir tarafı vardır. Yol yaparsınız herkes görür. Park yaparsınız açılışını gerçekleştirirsiniz. Meydan düzenlersiniz fotoğrafını çekersiniz. Ama toprağın altına döşenen boruyu kimse görmez. Oysa kent yaşamının gerçek kalitesi çoğu zaman görünmeyen yatırımlarla belirlenir. Geçtiğimiz kış döneminde Bodrum’un su altyapısında yapılan müdahaleleri de bugün bu açıdan değerlendirmek gerekiyor.

Hatların yenilenmesi, sorunlu noktaların ele alınması, şebekenin güçlendirilmesi ve mevcut su kaynaklarının daha etkin kullanılması yönündeki çalışmalar yaz aylarındaki tabloya katkı sağladı.

Ancak geçmişte DSİ tarafından verilen bazı isale hattı işlerinde, müteahhitlerce basınca ve kullanım koşullarına yeterince dayanıklı olmayan, uygunluğu tartışmalı boruların döşenmiş olması da yaşanan patlamaların önemli nedenleri arasında değerlendirilmelidir. Bu hatlardaki sorunlar zaman zaman Bodrum’un susuz kalmasına yol açarken, patlayan ve uygun olmadığı görülen boruların önemli bir bölümü MUSKİ tarafından yenilenmiştir.

Son olarak Yokuşbaşı Mahallesi’nde yaklaşık 50 yıllık içme suyu borularının tamamen yenilenmesi ve hat çaplarının büyütülmesi aslında izlenmesi gereken yöntemin küçük ama önemli bir örneğidir. Çünkü mesele patlayan boruyu tekrar tekrar yamamak değildir. Mesele, ömrünü tamamlamış sistemi değiştirmektir.

AHMET ARAS DÖNEMİNDE DEĞİŞEN YAKLAŞIM

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Bodrum’un su sorununu çok iyi bildiğini düşünüyorum. Çünkü bu sorunu uzaktan öğrenmedi. Bodrum Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde su kesintilerinin, patlayan hatların, altyapı yetersizliğinin ve yaz nüfusunun yarattığı baskının doğrudan içinde yaşadı.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde ise MUSKİ üzerinden sorunun diğer tarafında, yani çözüm üretme sorumluluğunda bulunuyor. Bu nedenle Ahmet Aras dönemindeki altyapı politikasını değerlendirirken yalnızca bugün kaç kilometre boru değiştirildiğine bakmamak gerekir.

Ben daha önemli bir değişimin gerekli olduğunu düşünüyorum: Arıza yönetiminden altyapı yönetimine geçmek.

Yani boru patladıktan sonra ekip gönderen belediyecilikten, hangi hattın ekonomik ömrünü ne zaman tamamlayacağını bilen ve patlamadan önce değiştiren belediyeciliğe geçmek.

Yokuşbaşı’ndaki 50 yıllık hattın yenilenmesi bu anlayış açısından önemlidir. Bunun Bodrum geneline yayılması gerekir.

AMA BODRUM’UN MESELESİ SADECE BORU DEĞİL

Fikir Kulübü toplantılarımızda da su meselesini tartışırken sürekli aynı noktaya geliyoruz. Bodrum’un su sorununu yalnızca boru değiştirerek çözemeyiz. Çünkü önümüzde iki ayrı mesele bulunuyor: Birincisi suyu Bodrum’a getirmek, ikincisi gelen suyu kaybetmeden musluğa ulaştırmak.

Bunlardan biri eksik kalırsa diğeri tek başına yeterli değildir. Bu nedenle yıllardır konuştuğumuz Geyik Barajı, Ekin Ambarı ve Dalaman Çayı gibi kaynak ve projelerin Bodrum’un uzun vadeli su politikasının içerisinde açık biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.

DSİ, Büyükşehir Belediyesi, MUSKİ ve ilgili bütün kurumların önüne 20-30 yıllık nüfus, turizm, yapılaşma ve iklim değişikliği projeksiyonları konulmalıdır. Çünkü bugünün Bodrum’una yetecek suyu bulmak başka şeydir. 2040’ın, 2050’nin Bodrum’una yetecek suyu bugünden planlamak başka şeydir.

BODRUM 50 YILDA DEĞİŞTİ, ALTYAPI AYNI KALAMAZ

Yokuşbaşı’nda 50 yıllık boruların değiştirilmesinin sembolik bir tarafı da var.

Çünkü son 50 yılda Bodrum değişti.

Nüfus değişti.

Turizm değişti.

Yapılaşma değişti.

Yaz-kış yaşayan nüfus arttı.

Konut sayısı ve su tüketimi katlandı.

Ama bazı bölgelerde toprağın altındaki sistem aynı hızda değişmedi. Bugün yaşadığımız sorunların önemli bir bölümü de bu tarihsel gecikmenin sonucudur. Dolayısıyla Ahmet Aras ve MUSKİ yönetiminin önündeki görev yalnızca geçmişten kalan arızaları gidermek değildir. Bodrum’un geleceğinin altyapısını kurmaktır.

BU YAZ RAHATLADIK DİYE REHAVETE KAPILMAYALIM

Bu yaz geçmiş yıllara göre daha rahat bir tablo yaşanmasını önemsiyorum. Yapılan doğru işlerin hakkını teslim etmek gerekir. Siyasette ve gazetecilikte eleştirmek kadar yapılan doğru işi söylemek de önemlidir. Ama bir yazın görece rahat geçmesi bizi yanıltmamalı.

Su meselesi Bodrum açısından hâlâ stratejik bir meseledir. İklim değişiyor. Kuraklık riski büyüyor. Bodrum’un nüfusu ve turizm baskısı devam ediyor. Bu nedenle şimdi yapılması gereken, geçen kış başlayan çalışmaların önümüzdeki kış daha da büyütülmesidir.

Mahalle mahalle, hat hat bir envanter çıkarılmalı; ekonomik ömrünü tamamlayan altyapı için yıllara yayılan açık bir yenileme programı kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Aynı zamanda yeni su kaynaklarının Bodrum’a kazandırılması konusunda merkezi yönetim de sorumluluğunu yerine getirmelidir. Çünkü suyun siyaseti olmaz.

Susuzluk CHP’liyi, AK Partiliyi, Yeni Partiliyi ayırmaz. Musluğu açtığınızda ya su akar ya akmaz.

BİR BAŞLANGIÇ VAR, ŞİMDİ DEVAMINI GETİRMEK GEREKİYOR

Yokuşbaşı’nda yarım asırlık boruların değiştirilmesini bu nedenle sıradan bir belediye haberi olarak görmüyorum.

Bize başka bir şeyi hatırlatıyor: Bodrum’un sorunları çözülemez değildir.

Doğru planlama, yatırım, kurumlar arası işbirliği ve siyasi irade olduğunda yıllardır konuştuğumuz meselelerde mesafe alınabilir. Bu yaz yaşadığımız görece rahatlama da önemlidir.

Ancak Ahmet Aras döneminin su konusunda gerçek başarısı birkaç mahallenin sorununu çözmekle değil, Bodrum’un su meselesini gelecek kuşakların yeniden tartışmak zorunda kalmayacağı kalıcı bir sisteme dönüştürmekle ölçülecektir.

Benim ölçüm de budur.

Bugün yapılan doğru işe teşekkür ederiz.

Eksik olanı da söyleriz.

Ve yarın yine sorarız:

Geyik Barajı ne durumda?
Ekin Ambarı ne durumda?
Dalaman Çayı seçeneğinde hangi aşamadayız?
Eski hatların ne kadarı yenilendi?
Bodrum’un 2050 su planı hazır mı?

Çünkü mesele yalnızca bu yaz musluklarımızdan su akması değildir.

Mesele, Bodrum’un geleceğinde de o musluklardan su akmasını garanti altına almaktır.

Share and Enjoy !

Shares
Bodrum Fiber İnternet
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.