Pazartesi, Ocak 5, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Ayağı Yere Basan Belediyecilik – 4

Yeni yıla yeni umutlarla girdik. Ya da kendimizi öyle ikna ettik!. Bir süredir Zalimcan’a biraz buradan uzaklaşalım, kafamızı dağıtalım diyordum ama Zalimcan’ın “uzak” kavramını nasıl anladığını hesap edememişim sanırım. Bana yazlık bir bavul hazırlamamı söyleyince biraz şüphelendim ama çaktırmadım gari.

Neyse… Bodrum’dan İstanbul’a uçuş zaten tanıdık. İstanbul’dan bindiğimiz uçağın kapısında “Singapur” yazısını görünce “eyvah” dedim. Singapur’a indikten sonra aktarma yapacağımız söylendiğinde ise jeton düştü: Melbourne! Çok özlediğim büyük oğlumun yanına gidiyorduk. Çare yok, bir kere çıktık yola.

Gece oldu, gündüz oldu, hala uçuyoruz. İndiğimizde yaşanan kucaklaşma her şeyi unutturduysa da, tam 29 saat süren uçuşun ardından “jetlag” denen sancıya katlanmak gerekiyordu. Kuzey yarımküreden güney yarımküreye geçiyor, tam 8 saat farkı yaşıyorsunuz. Biyolojik ritim tabii ki şaşırıyor.

Bizim Bodrum’dan Ender Kasal büyüğümüzün de çocukları Avustralya’da yaşıyor ama Brisbane kentindeler. Gelmeden önce Ender Hocanın Brisbane’de olduğunu öğrenmiştim ama Melbourne’e uzak biraz. Avustralya dediğiniz sadece bir ülke değil, bir kıta. Düşünün; Türkiye’de en uzun iç hat uçuşu İzmir-Hakkari arası 2 saat 20 dakika sürerken, Avustralya’da Perth-Brisbane arası uçuş tam 5 saat 45 dakika.

Oğlum, Melbourne’ün liman bölgesindeki belediyenin gayrimenkullerini yönettiği için, belediyecilik hizmetlerinin tam içinde. Melbourne’ü gezerken profesyonel bir rehberimiz vardı böylece. Zalimcan daha önce gelmiş olduğundan şaşkın dolaşmıyor. Bilirsiniz, onun bir dudağı yerde bir dudağı göktedir. Bilmediği bir yer, bir şey yoktur. Bazen aramız bozulsa da sırf bu yüzden derin saygı duyarım kendisine.

Melbourne’deki izlenimlerimi Bodrum’a döndükten sonra ayrıntılı paylaşacağım.  Her bir unsuru itibariyle Türkiye ile karşılaştırmak, elma ile nane şekerini karşılaştırmak gibi olsa da ufak bir örnekle anlatmak gerekirse; Bodrum’da kışın kişi başına düşen yeşil alan miktarı 5–6 metrekare, yazın nüfus artışıyla 2 metrekareye kadar düşüyor. Melbourne’de ise tam 35 metrekare. Üstelik Carlton Parkı, UNESCO tarafından tescilli. Şehir merkezindeki diğer parklar ise bir tablo gibi. Temizlik, peyzaj, ekolojik canlılık, aktiviteler, erişilebilirlik ve farklı yaş gruplarına hitap etme gibi özellikleri üst seviyede.

Avustralya’nın yönetim biçimi bizden çok farklı. Tüm ülkeyi yöneten federal hükümet, eyaletleri yöneten Eyalet Başbakanı (Premier) ve belediyeleri yöneten meclisler ve başkanlar var. Belediye Meclisleri 4 yıllığına seçiliyor ve meclis üyeleri her yıl, kendi içinden birini Belediye Başkanı olarak seçiyor. Yani Belediye Başkanının görev süresi sadece 1 yıl. Ayrıca ülkede, İngiltere Kralı III. Charles’ı temsil eden atanmış bir Vali (Governor) bulunuyor. Yani monarşi ile demokrasi karışımı bir sistem.

Melbourne’deki sosyal hizmetler ise “Melbourne Modeli” olarak adlandırılıyor. Hak temelli, önleyici ve toplum içinde bakım odaklı. Özellikle yaşlanan nüfus, göçmen entegrasyonu ve ruh sağlığı alanında güçlü hizmetler sunuyor. 5 milyondan fazla insanın yaşadığı bir yerde zaman zaman küçük aksaklıklar olabilir ama yönetim gücü ve toplumun kendi kontrol mekanizmaları ile en az zararla atlatılıyor.

Şehirde koşuşturan insanlar göremiyorsunuz, birbirine düşmanca bakan yok. Herkes birbirine selam veriyor, sakız alırken bile kasiyere önce “merhaba” demelisiniz. Nasıl, tanıdık geldi mi?

Federal hükümet; hassas ölçümlerle belirlediği ihtiyaçlı olanlara gelir destekleri, engelli vatandaşlara yönelik finansal ve yaşamsal destek (ama her türlü) ve sağlık hizmetlerini sağlarken, eyaletler; sağlık, konut, çocuk ve aile hizmetlerini organize ediyor. Yerel belediyeler ise; yaşlı bakımı, toplum merkezleri ve gençlik hizmetlerini üstlenmiş durumda. Tüm kamu kurumları birbirini tamamlıyor, kimse kimsenin işine karışmıyor. Birinin göremediğini diğeri talep ediyor ve koşulsuz yerine getiriliyor. Partisine bakmadan işleyen sistem bu.

Bu hafta sosyal belediyecilik konusunu ele alacaktık ama yeni yıl sürprizi, önüme pek çok bilgiyi ortaya koyunca, canlı örnek üzerinden anlatmayı seçtim. Haftaya devam edeceğiz. Melbourne’den, yeni yılın hepimizin dileklerini karşılamasını umarak selamlarımı iletmek isterim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler