Bodrum’u seviyoruz demek artık yetmiyor. Çünkü gözlerimizin önünde değişiyor. Hem de çoğu zaman bize sorulmadan. Bazen bir koyun kaderi çiziliyor, bazen bir mahallenin geleceği. Bazen bir yolun, bir parkın, bir kıyının elimizden kayıp gittiğini izliyoruz.
Bu kadim coğrafyanın zenginliklerini örselemek isteyen yapılar hep olmuş ve hep olacaktır. Ancak Bodrum kent paydaşlarının birlikte hareket ederek, yönetim kademelerine katacağı güç sayesinde, sahip olunan güzelliklerin yok olmasına karşı durulabileceği tartışmasızdır.
Kent, ortak hafızadır. Kent, birlikte yaşama iradesidir. Kent, insanların geleceğe dair kurduğu ortak hayaldir. Kent dediğimiz şey; binalardan, asfalt yollardan ya da imar planlarından ibaret değildir.
İşte bu yüzden Bodrum Kent Konseyi Başkanlığına aday oldum.
Bir makam sahibi olmak için değil. Bir unvan taşımak için değil. Kentten yükselen sesleri, bir düzen içinde daha güçlü duyurabilmek için.
Çünkü artık hepimizin kabul etmesi gereken bir gerçek var: Bodrum’un sorunu yalnızca su değildir. Yalnızca trafik değildir. Yalnızca kaçak yapılaşma değildir. Bodrum’un asıl sorunu, kent paydaşlarının yeterince konuşamaması, konuşanların ise yeterince dinlenmemesidir.
Yıllardır yaşanan sorunları yazıyorum. Şehir plancısı olarak inceliyorum. Akademisyen olarak araştırıyorum. Bilirkişi olarak raporluyorum. Ama her geçen gün aynı sonuca ulaşıyorum: Bodrum’un geleceğini kurtaracak şey yeni projelerden önce bu coğrafyadaki kadim kent kültürünü tekrar hatırlamaktır. Hem de bugün bu topraklara ayak basan, ter akıtan, varlığını besleyen herkesi, asla ayrıştırmadan.
Cesur ve katılımcı bir kent kültürü, şeffaf bir yönetim kültürü ve her şeyden önemlisi, ortak akıl. Kent Konseyi, tam da bunun için kurgulanmıştır esasında. Kent Konseyi; birkaç kişinin konuştuğu bir salon değil, Bodrum’un vicdanı olmalıdır. Kent Konseyi; alkışlayan değil, gerektiğinde uyaran bir yapı olmalıdır. Kent Konseyi; kent yönetiminin rakibi değil, şehrin çıkarlarını savunan bağımsız bir ortak akıl merkezi olmalıdır.
Zalimcan’la bu aralar aramız biraz limoniydi biliyorsunuz ama her tartışma sonrasında yaptığımız gibi yine kucaklaştık. Çünkü onun bana ihtiyacı var, benim de ona. Kent Konseyi Başkanlığına aday olma fikrimi Zalimcan’a açınca büyük bir sevinçle karşıladı. Sosyal medyada bir büyüğümüzün; “Zalimcan, ben de adayım diye çıkabilir” şeklindeki yorumunu paylaşınca, ikimiz de çok güldük.
Bilirsiniz kendisi tam bir Bodrum tutkunudur. Bodrum adının geçtiği her yere kulak kabartır ve ne olup bittiğini öğrenir, gelip aktarır. Bu kararımı duyduktan sonra, yoğunluğunun ve sorumluluğunun daha da artacağını söyledi ama hiç mutsuz değildi.
Kent Konseyi, karşı tarafta olmak değil, ama kentin yanında olmaktır. Çünkü önümüzdeki yıllar, şimdiye kadar yaşananlar gibi olmayacak. Su kriziyle yüzleşeceğiz. İklim ve gıda kriziyle tanışacağız. Kıyılar üzerindeki artan baskıyı göreceğiz. Trafik ve altyapı sorunlarımız daha da büyüyecek. Kent kimliğini koruma mücadelesi daha da zorlaşacak.
Bu süreçte Bodrum’un yalnızca yönetenlere değil, düşünenlere de ihtiyacı olacak. Yalnızca yatırımcılara değil, şehrin çıkarlarını savunanlara da ihtiyacı olacak. Yalnızca projelere değil, vizyona da ihtiyacı olacak.
Zalimcan’ın hassas olduğu; gençlerin konuşabilmesi, kadınların topluma kattığı değerin görünür kılınması, mahalle sakinlerinin duyulması, meslek odalarının çözümlere katkı sunması, sivil toplumun sahiplenmesi, hiç kimsenin dışlanmaması ama herkesin sorumluluk alması başlıklarında koşar adım ilerlenmesi çok önemli.
Çünkü Bodrum’un geleceği birkaç masadan çıkacak kararlara bağlı kalamayacak kadar değerlidir. Bu kentin kaderi, burada yaşayan kent paydaşlarının ortak iradesiyle şekillenmelidir.
Kent Konseyi Başkanlığına adaylığımı açıklarken kişisel bir hedef ortaya koymuyorum. Bir davet yapıyorum.
Bodrum’u; yeniden konuşmaya, yeniden düşünmeye, yeniden sahiplenmeye çağırıyorum. Çünkü mesele Kent Konseyi seçimi değildir. Mesele Bodrum’dur.
Ve Bodrum sustuğunda, yarın onun adına kimin konuşacağıdır.
Siz ve sizin gibiler oldugu müddetce
Bodrum bodrumlu susmayacak
Bodrum icin konusanlar elbet meyvalarini toplayaklardir.