Bodrum Fiber İnternet

Mutlak Butlan Değil, Halkın İradesi Kazanacak!

Yayınlama: 07.06.2026
A+
A-

Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan tartışmaları yalnızca bir mahkeme kararı, yalnızca bir kurultay meselesi ya da yalnızca parti içi bir çekişme olarak görenler büyük resmi kaçırıyor.
Çünkü yaşananlar bundan çok daha fazlasıdır.
Ortada sadece CHP yoktur.
Ortada Türkiye’nin demokrasi mücadelesi vardır.
Ortada halkın değişim iradesi vardır.
Ortada 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olmuş bir siyasi hareketi durdurma girişimi vardır.
Bu nedenle bugün yaşananları anlamak için “devlet aklı” denilen kavramı doğru okumak gerekiyor.
Geçmişte devlet aklı; Milli Güvenlik Kurulu, yüksek bürokrasi, güvenlik kurumları, istihbarat yapıları ve vesayet odakları üzerinden şekilleniyordu. Darbelerden muhtıralara, olağanüstü dönemlerden siyasi operasyonlara kadar birçok olayda bu yapının etkilerini gördük.
Ancak bugün karşımızda farklı bir tablo var.
Yirmi üç yıllık AKP iktidarı boyunca devletin kurumları yeniden şekillendirildi. Yargıdan emniyete, bürokrasiden medyaya kadar birçok alan yeni kadrolarla oluşturuldu. Dolayısıyla bugün karşımızdaki devlet aklı, geçmişin devlet aklından farklı olarak AKP rejiminin oluşturduğu yeni bürokratik yapılar üzerinden hareket etmektedir.
Bu nedenle CHP’ye yönelik mutlak butlan operasyonu yalnızca hukuki bir süreç değildir.
Bu süreç siyasidir.
Bu süreç demokratik siyaseti kuşatma girişimidir.
Bu süreç halkın değişim talebini durdurma operasyonudur.
Tam da bu nedenle milyonlarca insan meydanlara çıkıyor.
Tam da bu nedenle gençler, emekliler, işçiler, öğrenciler ve demokrasiye inanan yurttaşlar itiraz ediyor.
Çünkü insanlar meselenin CHP’nin iç meselesi olmadığını görüyor.
Mesele Türkiye’nin geleceğidir.
Bugün asıl çatışma Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında değildir.
Asıl çatışma halkın iradesi ile siyaseti dizayn etmeye çalışan anlayış arasındadır.
Asıl çatışma demokrasi ile otokrasi arasındadır.
Asıl çatışma meydanlarla koridorlar arasındadır.
Bu yüzden Özgür Özel’in ortaya koyduğu mücadele yalnızca bir genel başkanlık mücadelesi değildir. O mücadele, halkın siyaset üzerindeki söz hakkını savunma mücadelesidir.
Kimse halkın değişim isteğini mahkeme kararlarıyla durduramaz.
Kimse milyonların umudunu siyasi mühendislik projeleriyle ortadan kaldıramaz.
Kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ni, üyelerinin ve seçmenlerinin iradesini yok sayarak teslim alamaz.
Elbette önümüzde zorlu günler vardır.
Elbette kurultay süreci engellenmek istenecektir.
Elbette zaman kazanmak için yeni oyunlar sahnelenecektir.
Ancak unutulmamalıdır ki tarih boyunca hiçbir vesayet odağı, örgütlü halk iradesini kalıcı olarak yenememiştir.
Bugün de yenemeyecektir.
Çünkü bu ülkenin geleceğini saray koridorlarında yazılan senaryolar değil, meydanlarda yükselen halkın sesi belirleyecektir.
Ve sonunda kazanan mutlak butlan değil, halkın iradesi olacaktır.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.