Pazar, Şubat 1, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Kelime Oyunlarıyla “Su” Yönetilemez… Muğla’da Günlerdir “Su” Konuşuluyor

Ama konuşulan su değil, açıklamalar.
Musluklar hâlâ akmıyor; buna karşılık metinler, beyanlar ve basın açıklamaları art arda geliyor.
Devlet Su İşleri’nin (DSİ) Dalaman–Akköprü Barajı ile ilgili son açıklaması da bu zincirin yeni halkası oldu. Açıklama uzun, teknik ve süslü. Ancak satır aralarına dikkatle bakıldığında tek bir gerçeği gizlemeye çalıştığı açıkça görülüyor: Muğla’ya bugün için verilen bir su yok.
DSİ açıklamasına “iddialar gerçeği yansıtmıyor” diyerek başlıyor. Ardından Bodrum Barajı’nın planlandığını söylüyor. Aynı paragrafta ise barajın ÇED kararının iptal edildiğini, yargı sürecinin devam ettiğini ve inşaatın henüz ortada olmadığını kabul ediyor. Yani bir yandan “plan var” denilirken, öte yandan bu planın ne zaman hayata geçeceği belirsiz bırakılıyor. Muğla’nın bugünkü susuzluğu için ise tek bir somut çözüm ortaya konmuyor.
Asıl dikkat çekici bölüm Dalaman Çayı ile ilgili olan kısım. DSİ, “Akköprü Barajı’ndan Büyük Menderes’e su verilmeyecek” diyor. Ancak hemen ardından, Dalaman Havzası’nda depolanamayıp denize akan suların Büyük Menderes Havzası’na yönlendirileceğini ifade ediyor. Bu bir teknik açıklama değil, açık bir kelime oyunudur. Barajın adını cümleden çıkarmak, suyun kaynağını ve yönünü değiştirmiyor. Kaynak Dalaman, yön Büyük Menderes. Bodrum ve Milas içinse yine net, bağlayıcı bir içme suyu tahsisi yok.
Açıklamanın tamamında “planlandı”, “uygun bulundu”, “çalışmalar sürüyor” gibi ifadeler sıkça kullanılıyor. Fakat tek bir yerde bile “Bodrum ve Milas’a şu kadar metreküp su tahsis edilmiştir” denilmiyor. Bu suskunluk tesadüf değildir. Çünkü mesele bir mühendislik problemi değil, siyasal bir tahsis meselesidir.
Bir diğer kritik nokta, DSİ’nin sorumluluğu belediyelere doğru itme çabasıdır. “Gerekli çalışmalar yapılırsa su verilebilir” denilerek, suyun anahtarı elinde olan kurum kendini geri çekerken, kamuoyunda oklar yerel yönetimlere çevrilmektedir. Suyu tutan DSİ, hesap veren belediye olmaktadır. Su sorununun bilinçli biçimde çarpıtılması tam olarak burada başlamaktadır.
Oysa gerçek nettir. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, tüm sınırlı imkânlarına rağmen çözüm üretmek için yoğun çaba içindedir. Projeler hazırlanmakta, altyapı yatırımları yapılmaktadır. Ancak suyun tahsisi DSİ’nin yetkisindedir. DSİ vermediği sürece, yerel yönetimlerin yapabilecekleri de sınırlıdır.
Bugün Aydın havzasında sulama suyu fiilen devam ederken, Bodrum ve Milas için “önümüzdeki yıllar” denilmesi açık bir tercihtir. Termik santrallerin, büyük tarımsal işletmelerin ve sermaye odaklı projelerin suya erişimi güvence altındayken, Muğla’nın yaşam alanlarının susuz bırakılması da aynı tercihin sonucudur. Bunun adı teknik zorunluluk değil, siyasettir.
Muğla’da yaşanan susuzluk yalnızca kuraklığın sonucu değildir. Bu susuzluk, bilinçli tercihlerle yaratılmış bir yönetim sorununun ürünüdür. Açıklamalarla zaman kazanılmakta, kelime oyunlarıyla sorumluluk dağıtılmakta, kamuoyu yanlış adreslere yönlendirilmektedir.
Gerçek ise basittir ve artık gizlenememektedir:
Muğla susuz değil, Muğla bilinçli olarak susuz bırakılmaktadır.
Su bir haktır.
Tahsis bir siyasi tercihtir.
Ve kelime oyunlarıyla su yönetilemez.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler