blank

Bargilya Kuş Cenneti İçin Alarm: “Doğaya Uzanan Elinizi Çekin”

Bargilya Kuş Cenneti İçin Alarm: “Doğaya Uzanan Elinizi Çekin”
blank
Yayınlama: 10.09.2026
A+
A-

Kesin korunacak hassas alan statüsündeki Bargilya Sulak Alanı’nda dolgu, hafriyat ve yapılaşma iddiaları yeniden gündemde. Çevre örgütleri uyarıyor: “Bu toprakların koruyucusu bizleriz, lagünün asıl sahipleri ise kuşlar ve yaban hayatıdır.”

ARENA HABER – Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan ve yalnızca bölgenin değil, Türkiye’nin önemli doğal miras alanlarından biri olan Bargilya (Metruk Tuzla) Sulak Alanı-Kuş Cenneti, bir kez daha ciddi çevresel tehdit iddialarıyla gündemde.

bargilla12Yaban Hayatı Eylem Grubu ile Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı tarafından yapılan açıklamada, yüzlerce kuş ve bitki türünün yanı sıra balıklar, sürüngenler ve memeliler için yaşam alanı oluşturan Bargilya’nın sürekli bir müdahale ve yapılaşma baskısı altında bulunduğu belirtildi.

Üstelik söz konusu alan sıradan bir arazi değil.

Bargilya lagünü, Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilmiş durumda. Bölge aynı zamanda göçmen kuşların yuvalama ve konaklama alanlarından biri. Cindye ve Bargilya antik kentleri nedeniyle bölgenin arkeolojik değeri de bulunuyor.

359 Konutluk Proje Çed Olumlu Kararı

Basın açıklamasındaki en dikkat çekici bilgilerden biri de yeni bir konut projesiyle ilgili.

Açıklamaya göre, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 28 Ağustos 2026 tarihinde, Bargilya Sulak Alanı-Kuş Cenneti sınırları içerisinde Shelton İnşaat Pazarlama A.Ş. tarafından yapılması planlanan toplam 359 konutluk proje için “ÇED olumlu” kararı verildiği duyuruldu.

Çevreciler, daha önce açılan davalara, bilirkişi raporlarına, yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarına rağmen proje girişimlerinin sürdürüldüğünü ileri sürüyor.

Burada kamuoyu adına sorulması gereken soru açıktır:

Bir alan hem “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak tanımlanıp hem de böylesine büyük bir yapılaşma baskısıyla nasıl karşı karşıya kalabiliyor?

Kuş Cennetine Hafriyat Ve Dolgu İddiası

Tehlike yalnızca gelecekte yapılması planlanan projelerle sınırlı değil.

Basın açıklamasına göre Bargilya Sulak Alanı’na geçtiğimiz haftalarda hafriyat kamyonlarıyla moloz ve toprak taşındı; sedde oluşturularak arkasındaki bölüm doldurulmaya başlandı.

Olayın öğrenilmesinin ardından Muğla Çevre İl Müdürlüğü ve jandarmaya yapılan başvurular sonucunda müdahalenin durdurulduğu, hafriyat kamyonları, dozerler ve kepçelerin alandan çıkarıldığı belirtiliyor.

Daha da önemlisi, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamada aktarılan resmi yanıtında da korunan alanın hafriyat dökülerek tahrip edildiği, dolgu işleminin durdurulduğu ve ilgili firmaya idari işlem uygulandığı bilgileri yer alıyor. Konunun ilgili kamu kurumlarına bildirildiği de belirtiliyor.

Bu artık yalnızca çevrecilerin ortaya attığı bir tartışma değildir.

Ortada korunması gereken bir sulak alan, gerçekleştirilmiş bir müdahale ve kamu kurumlarının işlem yaptığı bir süreç bulunmaktadır.

Savcılığa Suç Duyurusu

Süreç hukuki boyuta da taşınmış durumda.

Basın açıklamasında, Muğla İl Çevre ve Şehircilik Şube Müdürlüğü’nden alınan yanıta göre 3 Eylül 2026 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu bildiriliyor.

Çevre örgütleri ise sedde ve dolgunun tamamen kaldırılarak alanın eski haline getirilmesini ve sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin uygulanmasını talep ediyor.

Aksi durumda yeni suç duyurularında bulunulacağı ve konunun Türkiye’nin taraf olduğu Ramsar ve Bern sözleşmelerinin denetim süreçlerine taşınacağı ifade ediliyor.

Bargilya Bir Arsa Değildir

Bargilya meselesini yalnızca birkaç kamyon hafriyat, birkaç ruhsat veya bir konut projesi üzerinden değerlendirmek büyük hata olur.

Çünkü mesele aslında şudur:

Bir kentin doğal mirası mı korunacak, yoksa doğanın ekonomik değeri rant değerine mi dönüştürülecek?

Sulak alanlar bir kez yok edildiğinde, birkaç kamyon toprak kaldırılarak geri getirilemez. Bir kuşun göç rotasını, bir lagünün su dengesini, binlerce yılda oluşmuş doğal yaşam zincirini belediye kararıyla yeniden yaratamazsınız.

Bu nedenle merkezi yönetimden Milas Belediyesi’ne, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden ilgili çevre ve koruma kurumlarına kadar bütün kamu otoritelerinin önünde açık bir sorumluluk bulunmaktadır:

Bargilya’yı korumak.

Siyasi görüşü, kurumu veya makamı ne olursa olsun hiç kimsenin “Ben görmedim, benim yetkim değildi” deme lüksü olmamalıdır.

Çünkü doğayı korumak yalnızca çevrecilerin görevi değildir; devletin, yerel yönetimlerin ve toplumun ortak sorumluluğudur.

Bargilya’nın üzerine dökülen her kamyon hafriyat yalnızca toprağı örtmez; gelecek kuşakların hakkını da örter.

Bugün korunamayan bir sulak alanın yarın yalnızca eski fotoğraflarını çocuklarımıza göstermek zorunda kalabiliriz.

Bargilya Kuş Cenneti’nin korunması bir siyasi tercih değil, hukuki, vicdani ve tarihsel bir zorunluluktur.

Basın açıklamasının sonundaki ifade ise bütün tartışmayı tek cümlede özetliyor:

“Bizler bu toprakların koruyucusu, kuşlar ve yaban hayatı ise lagünün asıl sahipleridir. Haklarını kimse gasp edemez.”

Haber: Duran Öztürk

Share and Enjoy !

Shares
Bodrum Fiber İnternet
Arena Haber, Bodrum haber gündemine yön veren son dakika gelişmelerini, yerel olayları, bölgesel başlıkları ve kamuoyunu ilgilendiren önemli konuları güvenilir, tarafsız ve kurumsal habercilik anlayışıyla okuyuculara sunan editör hesabıdır. Bodrum ve çevresinde yaşanan gelişmeleri yakından takip eden Arena Haber, güncel, doğru ve etkili içerikleriyle yerel haberciliğe katkı sağlar. Bodrum'un Güncel, İlkeli ve Güvenilir Haber Sitesi...
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.