Ceylan Hafriyat

Bodrum’da Siyaset Sosyal Medya Mahkemesine mi Teslim Edildi?

Yayınlama: 05.05.2026
A+
A-

Bodrum son yıllarda yalnızca turizm, altyapı, çevre ve yaşam sorunlarıyla değil; giderek sertleşen siyasi atmosferiyle de dikkat çekiyor. Özellikle sosyal medyanın sınırsız ve denetimsiz gücüyle birlikte artık kent siyasetinde yeni bir dönem yaşanıyor. Belgelerden önce paylaşımlar, hukuktan önce manşetler, yargı süreçlerinden önce sosyal medya mahkemeleri kuruluyor.
Son günlerde Tamer Mandalinci hakkında ortaya atılan iddialar da bu tartışmayı yeniden büyüttü. Gazeteci Tamar Tanrıyar’ın video üzerinden yönelttiği ağır suçlamalar kısa sürede bazı medya platformlarında dolaşıma sokuldu. Milyon dolarlık adaylık iddiaları, CHP içi ilişkiler ve çeşitli siyasi göndermeler üzerinden oluşturulan tartışma bir anda Bodrum gündeminin merkezine yerleşti.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta var:
Ortaya atılan iddialar şu aşamada kamuoyuna sunulmuş resmi belgeye, yargı kararına ya da somut bir hukuki veriye dayanmıyor. Haberlerin kendi dili bile “iddia”, “öne sürüldü”, “soru yöneltti” çerçevesi içinde kuruluyor. Buna rağmen sosyal medya çoktan hüküm vermeye başlamış durumda.
İşte tam da burada Bodrum’un ve Türkiye’nin içine sürüklendiği tehlikeli siyasi iklim ortaya çıkıyor.
Bugün artık yalnızca muhalif olmak yetmiyor; algıyı yöneten kazanıyor. Sosyal medya üzerinden organize biçimde yürütülen siyasi operasyonlar, trol hesaplar, anonim paylaşımlar, taraflı yayıncılık ve kimi zaman gazetecilik görüntüsü altında yapılan yönlendirmeler kamuoyunu etkilemenin temel araçlarından biri haline geldi.
Özellikle son dönemde CHP’li belediyeler üzerinde yoğunlaşan siyasi ve yargısal baskı tartışmaları da kamuoyunda ciddi biçimde konuşuluyor. Türkiye’nin mevcut siyasal atmosferinde, muhalefet belediyelerinin çok daha sert bir denetim, baskı ve algı operasyonuyla karşı karşıya kaldığını düşünen geniş bir kesim bulunuyor. Bu nedenle ortaya atılan her iddia, yalnızca yerel bir tartışma olarak değil; aynı zamanda daha büyük siyasal hesaplaşmaların parçası olarak değerlendiriliyor.
Üstelik bu yöntem yalnızca açık iktidar yanlısı çevrelerden gelmiyor. Bazen “muhalif”, “sol”, “bağımsız” görüntüsü altında hareket eden ama gerçekte siyasi hesaplaşmaların parçası haline gelen medya dili de aynı kirli yöntemi besliyor. Kişisel husumetler, parti içi çekişmeler, siyasi pozisyon savaşları ya da rant odaklı güç mücadeleleri; gazetecilik faaliyeti ile siyasi operasyon arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor.
Gerçek gazetecilik soru sorar.
Ama gerçek gazetecilik aynı zamanda belge arar, kanıt ortaya koyar, araştırır ve kamu vicdanına karşı sorumluluk taşır. İnsanları yalnızca sosyal medya linçlerinin önüne atmak gazetecilik değildir.
Bu süreçte Tamer Mandalinci’nin verdiği kısa yanıt ise dikkat çekicidir:
“Bu deli saçması iddialara harcayacak zamanım yok. Bodrum’un çok daha önemli sorunları var.”
Aslında bu yaklaşım, tartışmanın özünü de ortaya koyuyor.
Çünkü Bodrum gerçekten çok önemli sorunlarla karşı karşıya. Trafik sorunu büyüyor. Su krizi her yaz daha ağır hissediliyor. Kıyılar üzerindeki baskı sürüyor. Altyapı eksiklikleri devam ediyor. Küçük esnaf ekonomik darboğaz yaşıyor. Gençler Bodrum’da yaşam kurmakta zorlanıyor. Turizm sektörü ciddi kırılmalar geçiriyor.
Ama bütün bunların yerine günlerdir sosyal medya mahkemeleri konuşuluyor.
İşte tam da bu nedenle mesele artık yalnızca bir belediye başkanına yönelik iddialar meselesi olmaktan çıkıyor. Mesele, Türkiye’de siyasetin nasıl yapılacağı meselesine dönüşüyor.
Elbette kamu görevi yapan herkes hesap verebilir olmalıdır. Şeffaflık vazgeçilmezdir. Eğer ortada suç varsa hukuk devreye girmelidir. Savcılar, denetim kurumları ve yargı gereğini yapmalıdır.
Ancak belge olmadan, yalnızca videolar, imalar, trol hesaplar ve sosyal medya kampanyaları üzerinden siyasi infaz yapılması; ne demokrasiye ne de Bodrum’un siyasal kültürüne katkı sunar.
Çünkü sosyal medya mahkemeleri bir gün herkesi hedef haline getirebilir.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla bağırmak değil; daha fazla hukuk, daha fazla şeffaflık ve daha fazla sağduyudur.
Bodrum’un sosyal medya operasyonlarına değil; temiz siyasete, gerçek gazeteciliğe ve gerçek kent gündemine ihtiyacı vardır.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.