Bodrum Fiber İnternet

Bütçe Bir Rakam Değil, Bir Tercihtir

Bodrum Belediyesi’nin 8,5 milyar liralık 2027 bütçesi hangi öncelikleri yansıtıyor? Yatırım, sosyal hizmetler, şeffaflık ve katılımcı bütçe üzerine bir köşe yazısı.

Yayınlama: 25.10.2026
A+
A-
Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun olduktan sonra, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sit Koruma Planlaması, Helsinki Teknik Üniversitesi'nde Kentsel Tasarım alanlarında lisansüstü eğitim aldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde "Turizm Alanları Planlaması" konulu doktora tezini tamamlayarak şehircilik ve planlama alanındaki akademik çalışmalarını derinleştirdi. Belediyecilik, serbest şehir plancılığı ve yaklaşık 30 yıllık akademik kariyeri boyunca kent planlama, kentsel koruma, turizm alanlarının planlanması, imar hukuku ve kent yönetimi konularında eğitimler verdi; çok sayıda akademik çalışma, imar planı ve belediye danışmanlığına imza attı. Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden emekli olan Dr. Özyaba, halen köşe yazarlığı ve imar hukuku danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.

Bodrum Belediyesi’nin 2027 bütçesi 14 Ekim’de meclisten oy birliğiyle geçti: 8 milyar 500 milyon lira. Büyükşehir meclisinin onayından sonra 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek.

Bunu bir de şöyle düşünün: Belediye 2027’de her gün yaklaşık 23 milyon lira harcayacak.

Salonda rakamlar okundu, eller kalktı, iş bitti. Bu bütçeyi kamuoyunun gündemine taşıyan gazeteci Mustafa Gündoğ’un hakkını teslim etmek gerek. Ama bir kentin bütçesi, tek bir gazetecinin sorusuyla değil, bütün kentin ilgisiyle tartışılmalı.

Zalimcan çantasından bir dosya çıkardı (çok çalışkandır, inkâr edemem).

— Hocam, sekiz buçuk milyar! Bu kadar para nereye gidiyor?

— Asıl soru o değil Zalimcan.”

— Ya ne?

— Asıl soru, o paranın nereye gitmediği.

Varsayalım iki ayrı evin geliri aynı olsun. Biri parasının bir kısmını çocuğunun okuluna, öteki yeni arabasının taksidine ayırsın. Gelirleri aynı, tercihleri farklı. Bu yüzden bugünleri de farklı olur, gelecekleri de.

Belediye bütçesi de böyledir. Bir rakam değil, bir tercihler listesidir.

100 liranın yolculuğu

Zalimcan’la oturduk, meclis kararındaki tabloları tek tek topladık. Belediyenin harcayacağı her 100 liranın izini sürdük.

Önce hakkını verelim: Her 100 liranın 26 lirası yatırıma ayrılmış. Faize giden 76 kuruş. Bunlar küçümsenecek rakamlar değil.

Ama Zalimcan’ın aklı başka yerde: “Belediyenin borcu konuşulup duruyor. Faize bu kadar az para gidiyorsa, toplam borç ne kadar, ne zaman ve nasıl ödenecek?” Bütçede bu sorunun cevabı yok.

Her 100 liranın 58 lirası “Yönetim ve Destek Programı”nda. Maaşlar ve hizmet alımları büyük ölçüde burada toplanıyor; yani bu para boşa gidiyor demek değil. Ama hangi hizmete dönüştüğünü bütçeye bakarak anlamak mümkün değil.

Yasa açık: Belediye şirketlerinde çalışanlar da dahil, personel giderleri bir önceki yılın gelirlerinın yüzde 40’ını geçemez. Bodrum’da bu oran kaç? Bütçeye bakarak bunu da anlamak mümkün değil. Belediye bu oranı her yıl kendisi açıklamalı.

100 liranın 8 lirası da “yedek ödenek.” Nereye harcanacağı henüz belli değil.

Kent içi ulaşıma 11 lira 70 kuruş, temizliğe 8 lira 33 kuruş gidiyor. Bunlar Bodrumlunun her gün gördüğü hizmetler. Yaz aylarında sokakların hâlini görenler, bu paranın nasıl kullanıldığını da sormakta haklı.

Ya geri kalanlar?

Yoksullukla mücadele, kadınlar, gençlik, eğitim ve sağlık programlarının hepsini topladık: 100 liranın içinde 1 lirayı bulmuyor.

Gençlik programına ayrılan pay 4 kuruş. O da Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün bütçesinde duruyor. Gençlerin kışın iş, yazın ev bulamadığı bir kentte gençliğe ayrılan pay bu mu olmalı?

Su kaynaklarının yönetimine ayrılan pay da 4 kuruş. Kuraklıkla boğuşan bir yarımadada!

Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün payı 6 kuruş. Deprem ve yangın riskiyle yaşayan bir kentte!

Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’nün payı ise 100 liranın içinde 1 kuruşu bile bulmuyor. Görebilmek için büyüteç lazım: Her 100 bin liranın 71 kuruşu. Bodrum’un 56 mahallesiyle bağı bu kadar mı?

Asil kim, vekil kim?

Rakamların hepsinin kamuya açık olması güzel. Ama bunları bulmak için sekiz sayfalık bir meclis kararını satır satır okumak, toplama çıkarma yapmak gerekiyor.

Şeffaflık belgeyi yayımlamakla başlar; vatandaşın anlayacağı dile çevirmekle tamamlanır.

Bütçe oy birliğiyle geçti. Yani iktidarıyla muhalefetiyle bütün meclis aynı tercihte buluştu. Meclis üyeleri bizim vekilimiz. Peki bu tercih yapılırken asıl söz sahibi, yani vatandaş neredeydi?

Fena mı olur?

Bu yazıda yaptığımız hesabı belediye her yıl kendisi yapsa. “100 Liranın Yolculuğu” adıyla tek sayfalık, herkesin anlayacağı bir bütçe özeti hazırlasa; belediyenin sitesine, her muhtarlığa, her otobüs durağına assa. Fena mı olur?

Bütçenin yüzde biri bile mahallelere ayrılsa, her yıl 85 milyon lira eder. Bu para nüfusa göre mahallelere paylaştırılsa, nereye harcanacağına mahalleli karar verse. Porto Alegre’den Paris’e kadar dünyada “katılımcı bütçe” denen yöntem bu. Fena mı olur?

Her yıl sonunda bir “Söz–İş Karnesi” yayımlansa: Ne söz verdik, ne yaptık, neyi neden yapamadık. Fena mı olur?

Önümüzdeki iki yılın bütçesi de belli: 2028’de 9,3 milyar, 2029’da 10,3 milyar lira. Rakam her yıl büyüyor. Asıl mesele, tercihlerin de büyüyüp büyümediği.

Vaat mi, temenni mi?

Bütçe, seçim meydanlarında verilen sözlerin sınavıdır. Kentin sorunlarını doğru okumayan, beş yılını planlamayan, hangi işi ne zaman ve ne kadarla yapacağını bilmeyen bir yönetim, bütçeyi bir tercih listesine değil, bir harcama listesine dönüştürür.

Bunun ilacı da yine bizim elimizde. Bir dahaki seçimde adaylara yalnızca “Ne yapacaksın?” diye sormayalım. “Hangi parayla, ne zaman, nasıl?” diye soralım.

Bütçesi gösterilemeyen vaadin adı vaat değil, temennidir.

Zalimcan’a döndüm:

— Anladın mı şimdi?”

— Anladım hocam. Bütçe, belediyenin bize yazdığı bir mektupmuş.

— Öyle de denebilir.”

— İşte biz de o mektubu açtık.

— Açtık Zalimcan. Şimdi sıra cevabını yazmakta.”

Share and Enjoy !

Shares
blank
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.