Pazartesi, Ocak 5, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

İasos Mahalle Meclisi’nden Güllük Körfezi Hakkında Sert Açıklama…

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İasos (Kıyıkışlacık) Mahallesi’nde yapılmakta olan maden yükleme limanı projesi, çevre ve kıyı hakları açısından yeni bir tartışmanın odağı haline geldi.

ARENA HABER – İasos Mahalle Meclisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Scobie, yaptığı yazılı basın açıklamasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “Mavi Deniz Sıfır Atık” projesi ile Güllük Körfezi’nde yürütülen liman inşaatı arasında ciddi bir çelişki olduğunu ifade etti.

Scobie açıklamasında, kapalı ve hassas bir iç deniz olan Güllük Körfezi’nde 150 bin DWT’den büyük gemilerin yanaşabileceği bir maden yükleme limanına izin verilmesinin, bakanlığın kendi çevre politikalarıyla bağdaşmadığını savundu.

“ÇED Süreci Hukuka Aykırı Yürütüldü” İddiası….
Mahalle Meclisi Derneği, proje için ilk aşamada verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının açılan davalar sonucunda iptal edildiğini, buna rağmen daha sonra hazırlanan ÇED raporunun bilimsel ve teknik açıdan eksik olduğu iddia edilen verilerle “ÇED Olumlu” kararına dönüştürüldüğünü belirtti.

Açıklamada, bilirkişi raporlarının sahaya inilmeden masa başında hazırlandığı, geçmiş dönemde Muğla Büyükşehir Belediyesi hukuk biriminin de bu raporlara itiraz etmediği ifade edilerek, yargı süreçlerinin etkisizleştirildiği ileri sürüldü.

gulluk korfezi 2“65 Bin Metrekare Deniz Alanı Kazılıyor”
Hülya Scobie, dava süreçleri devam ederken fiili durum yaratıldığını savunarak şu iddiaları dile getirdi:
Liman için yaklaşık 65.000 metrekare deniz alanında –14 metreye kadar dip taraması yapıldığı,
Zeytincilik Kanunu’na rağmen zeytinlik alanlara sıfır mesafede inşaat faaliyetlerinin sürdüğü,
İnşaatın yerleşim alanlarına yalnızca 4 metre mesafede devam ettiği,
Mahalle halkının denize girebildiği tek kamusal plajın fiilen kullanılamaz hale geldiği.
Scobie, bu durumun yalnızca bir çevre sorunu değil, halkın denize erişim hakkının ihlali anlamına geldiğini vurguladı.

“Kıyılar Anayasa’ya Aykırı Şekilde Tahsis Ediliyor”
Açıklamada, kıyıların Anayasa’nın 43. maddesi gereği herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğu hatırlatılarak, söz konusu liman projesiyle kıyıların özel bir şirketin kullanımına bırakıldığı öne sürüldü.
Mahalle Meclisi Derneği, bu uygulamanın; Anayasa’ya, Kıyı Kanunu’na, çevre hakkına, yaşam hakkına aykırı olduğunu savundu.

Deniz Ekosistemi ve Balıkçılık Uyarısı
Scobie, balıkların yumurtlama döneminde durdurulması gereken çalışmaların sürdüğünü, yüksek desibelli deniz dibi kırma faaliyetlerinin 7 gün 24 saat devam ettiğini ve buna rağmen herhangi bir cezai işlem uygulanmadığını ifade etti.
Dip taramasından çıkan hafriyatın farklı deniz alanlarına döküldüğünü belirten Scobie, zaten sınırlı görüş mesafesine sahip iç denizin çamurlaştığını ve deniz yaşamının geri dönülmez biçimde zarar gördüğünü dile getirdi.

“Bu Artık Bir Yaşanabilirlik Krizi”
Açıklamada, bölgede yaşayan yabancıların ve yerleşik halkın bölgeden ayrılmaya başladığı belirtilerek, “Bu bir çevre sorunu değil, yaşanabilirlik krizidir” ifadesine yer verildi.
Bakanlığın tarım il müdürlüğünden aldığı ve coğrafi işaretli Memecik zeytinliklerini yok saydığı öne sürülen görüşlerin de eleştirildiği açıklamada, sürece onay veren kurumların tarih önünde sorumlu olacağı savunuldu.

“Deniz Halkındır”
Basın açıklaması şu ifadelerle sona erdi:
“Deniz bir şirketin değil, halkındır.
Kıyılar bir azınlığın çıkarı için değil, toplumun ortak geleceği için korunmalıdır.
Güllük Körfezi bu süreci unutmayacak, İasos bu sessizliği yazacaktır.”

Haber: Duran Öztürk

Arena Haber
Arena Haber
Bodrum'un Güncel, İlkeli ve Güvenilir Haber Sitesi...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler