









Başta sen ben bizim oğlan olmanın yanı sıra referansı kuvvetli ve kullanışlı aparatlarla yürütülen yönetim süreçlerine bir değer daha dayanamadı.
Başta sen ben bizim oğlan olmanın yanı sıra referansı kuvvetli ve kullanışlı aparatlarla yürütülen yönetim süreçlerine bir değer daha dayanamadı.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik maalesef ki coğrafyamızı terk edip, yaşamını ve bilgisini İstanbul’a taşıdı.
Devletin ve milletin kaybedilenlerin değerlerini sonradan anlama yeteneğini de yitirdiğine dikkat çekerek konuya girmek istiyorum.
Yaşadığımız coğrafyanın önemli bilim insanlarından Prof. Dr. Ceyhun Özçelik Nişantaşı Üniversitesi’ne transfer oldu.
Su bilimi konusunda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘nde üstlendiği görevini başarıyla uzun süredir yerine getiren Özçelik, Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanlığı ile Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Merkezi yöneticiliği gibi kritik sorumlulukları yürüttü.
Özçelik’in; özellikle su yönetimi, iklim değişikliği, coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama alanlarında ortaya koyduğu akademik çalışmalar yalnızca üniversite için değil, Muğla gibi doğal kaynaklarıyla öne çıkan bir kent için de hazine değerindeydi.
Peki kıymetini bilebildik mi? Üzgünüm, bilemedik!
Sevgili Özçelik başta Bodrum olmak üzere su ve akıllı kentler konusunda sorunlara getirdiği bilimsel çözüm önerilerini yerel ve ulusal basın üzerinden devlet terbiyesi sınırları dahilin de defalarca dile getirdi.
Naif diliyle ifade ettikleri; başta 12 yıldır görev yapan Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi olmak üzere hiçbir kurumda yeterince kıymet bulamadı maalesef!
Muğla son yıllarda su kaynaklarının korunması, kuraklık, orman yangınları, kıyı yönetimi, çevre planlaması ve kentleşme baskısı gibi birçok kritik sorunla mücadele ediyor.
Yukarıdaki konulara sadece kurumundan aldığı mütevazi maaşla çözüm üreten bir akademisyenin bilgi ve deneyimlerinden daha fazla yararlanılması gerekmez miydi?
Özellikle Bodrum’un su sorununu çözmek için milyon dolarların havada uçuştuğu romantik çözümler içeren projeler varken, bilime ve bilim adamına ne gerek var!
Bu işleri; çok sıfırlı rakamlarla çözüm öneren hem yatırımcı hem paylaşımcı özellikleri olan bir avuç aklı evvelle çözme durumu varken, ne gerek var Özçelik gibi bilim insanlarına..
“Leb demeden Çorum” diyen Muğla’ya lafın tamamını söylemek haksızlık olur.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik‘in Nişantaşı Üniversitesi’ne transferiyle yaşanılan durum sadece bir değer kaybı değil, Muğla’nın değerlerine bakışını sorgulaması gereken önemli bir gelişme olduğu düşüncesindeyim.
Günün sonunda kaybedilen bir akademisyen değil, Muğla’nın su konusundaki birikimidir!
Sevgili Özçelik’e yeni görevinde başarılar dilerken, uzaktan da olsa elini Muğla’nın üzerinden çekmemesini umut ediyorum.
Dediğim gibi biz notumuzu düşelim. İnisiyatif kullananlar bilmese de Muğlalı bilsin!