Bir kadın, evinde bir karınca görür.
Eğilir, karıncaya yumuşak bir sesle seslenir:
“Ah tatlım, sen buraya nereden geldin?
Seni çiğnerler.
İstersen seni yuvana götüreyim…”
O sırada çocuğu koşarak gelir:
“Anne, kiminle konuşuyorsun?”
“Karıncayla…” der kadın.
“Karınca seni anlar mı?”
Kadın tebessüm eder:
“O anlamasa da sen anlarsın.”
Karıncayı bir kâğıdın üzerine alırlar, yuvasına bırakırlar.
O gün o çocuk, oyun oynarken düşen bir arkadaşının elinden tutar, kaldırır.
Bir başka evde, başka bir anne karınca görür.
“Geberesice! Nereden geldin?” der
ve karıncayı ezer.
Onun çocuğu ise biraz sonra, düşen arkadaşına tekme atar.
Anne ve baba çocuk için yalnızca bir ebeveyn değil; aynı zamanda
merhametin, adaletin ve insanlığın ilk aynasıdır.
Çocuğa verdiğin öğüt değil, yaşattığın hâl onun karakteri olur.
Evlerde merhamet varsa, dünyada da merhamet çoğalır.
Her insanın ilk üstadı ve muallimi annesidir.
Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki bir çocuğun donanımı anne karnında başlar 5 yaşına gelene kadar devam eder.
Aile toplumun temel direğir.
Çocuklar dürüstlüğü sözünde durmayı, sağlam karekder, ahlaklı ve iyi insan olmayı öncelikle aileden alır.
Önce ailede donanım, sonra okulda yazılım.
Sağlam bir toplum ailede sağlam donatılmış, okullarda iyi eğitilmiş ve insanlığı öğrenmiş nesilleri yetiştirmekle mümkündür.
Yeniden Adil, şefkatli ve merhametli bir millete ve sağlam/sağlıklı bir aileye dönüşme temennilerimle,
Hayırlı, mutlu ve başarılı bir hafta sonu geçirmenizi dilerim.






