Bodrum Fiber İnternet

Silivri’den Yükselen Ses: Bir Savunmadan Fazlası

Yayınlama: 14.04.2025
A+
A-
1966 yılında Tarsus'ta doğdu. Uzun yıllar Bodrumspor'da sporculuk ve yöneticilik yapan Öztürk, Bodrum Çarşı Esnafı Derneği'nin kuruluşuna öncülük ederek esnaf örgütlenmesinde aktif rol üstlendi. Gazetecilik alanında BOÇED Gazetesi'nin yayıncılığını gerçekleştirdi. arenahaber.com.tr ve Arena Haber TV'de köşe yazarlığı, yorumculuk ve gönüllü muhabir olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Sivil toplum ve sendikal mücadelede etkin görevler alan Öztürk, çeşitli demokratik kitle örgütlerinde yöneticilik yaptı. Siyasi yaşamında CHP'de ilçe başkanlığı ve Muğla İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Öztürk, halen Yeni Parti Muğla İl Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Demokrasi, hukuk ve örgütlü toplum anlayışını temel ilke edinerek toplumsal mücadeleyi sürdürmektedir.

Ekrem İmamoğlu’nun 11 Nisan 2025 tarihinde Silivri’de yaptığı savunma, sadece bir mahkeme salonunda dile getirilen bir hukuki savunma metni değil, Türkiye’nin siyasal tarihine kazınacak bir demokratik manifestodur. Bu savunma; yargı eliyle siyaset üretmeye çalışan otoriter yapıya karşı, halkın vicdanında filizlenen yeni bir siyasal duruşun açık beyanıdır.

İmamoğlu’nun “Kanala, yalana, talana karşı durduğum için buradayım” cümlesi, aynı anda hem geçmişin tüm kötücül iktidar pratiklerine karşı bir reddiye, hem de geleceğe yönelik bir halk sözü niteliğindedir. Bu söz, İstanbul’da üç kez seçim kazanmanın sadece belediyecilik değil, Türkiye demokrasisi için bir milat olduğunun altını çizer.

Mahkeme salonunda konuşan kişi, sadece bir belediye başkanı değil; toplumsal eşitlik için kreş açan, gençlere burs veren, Kent Lokantaları kurarak yoksulluğa karşı “iyilik bulaşıcıdır” diyebilen bir kamu vicdanıdır. Bu savunmada, yalnızca adaletsizliğe karşı bir bireyin isyanı değil; bu ülkenin 86 milyon yurttaşının adalet özlemi yankılanmaktadır.

İmamoğlu’nun ifadesindeki TRT ve Anadolu Ajansı eleştirileri de ayrıca dikkat çekicidir. Devletin yayın organlarının nasıl birer propaganda makinesine dönüştüğünü teşhir ederken, kamu adına konuşma hakkının iktidar tekeline nasıl kurban edildiğini gözler önüne seriyor. Bu, bir liderin medya üzerindeki tek sesli tahakküme karşı çok sesli halk iradesini savunmasıdır.

Bu savunmanın özü şudur: “Ben sizin çocuklarınızı da seviyorum, sizin geleceğinizin teminatıyım” diyebilecek kadar geniş bir toplumsal barışı temsil eden bir anlayış, bu ülkede yaftalanmak isteniyor. Ancak unutulmamalıdır ki, bu topraklarda milletin dediği olur. Bu topraklar, üç-beş kişinin değil, halkın karar verdiği topraklardır.

İmamoğlu, “Adalet devrimini ve demokrasi devrimini bu topraklara getireceğiz” sözleriyle, önümüzdeki dönemin ruhunu da tarif ediyor. Yalnızca iktidarı değil, sistemin tüm çürümüş yapısını hedef alarak, halktan yana yeni bir düzenin inşasını müjdeliyor.

Bu savunma, Türkiye siyasetinin Silivri’de yeniden yazıldığı andır.

Share and Enjoy !

Shares
Ceylan Hafriyat
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.