Ceylan Hafriyat

Temizliğin Karanlık Yüzü

Yayınlama: 13.05.2026
A+
A-
İstanbul'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra çalışma hayatına STFA İnşaat'ta başladı. Yaklaşık 20 yıllık profesyonel kariyerinde hizmet ve üretim sektörlerinde görev aldı; son 12 yılında Ernst & Young Yönetim Danışmanlığı'nda Denetim Operasyonları Müdürü olarak çalıştı. Girişimcilik alanında da faaliyet gösteren Tan, 2006 yılında gayrimenkul sektörüne adım attı ve 2009 yılında kendi emlak şirketini kurarak konut ve ticari projelerin pazarlama ile satış süreçlerini yönetti. 2021 yılından bu yana Bodrum'da yaşayan Tan, Kasım 2025'ten itibaren arenahaber.com.tr de yayınlanan; yaşam, kent kültürü, doğa ve toplumsal konular üzerine kaleme aldığı yazıları aracılığıyla okurla buluşuyor.

Ev temizliği dediğimiz şey eskiden basitti. Süpürge vardı, paspas vardı, bir de “misafir geliyor!” paniği vardı.

Şimdi temizlik dediğimiz olay NASA operasyonuna döndü.

Robot süpürge evin içinde dolaşıyor, hava temizleyici ortamı analiz ediyor, cam silme robotu cama yapışmış örümcek gibi geziyor… Evde insan dışında herkes çalışıyor.

Geçen gün robot süpürge koltuğun altında kaldı. Bir baktım cihaz kendi kendine “yardım çağrısı” veriyor. Eskiden çocuk sıkışırdı, şimdi teknoloji sıkışıyor.

Bir de bunların karakteri var. Benim robot süpürge resmen bana tavır yapıyor. Kırıntıyı görüyor, dönüp başka odaya gidiyor.
Sanki “Ben üniversite okudum, çekirdek kabuğu mu toplayacağım?” diyor.

Temizlik ürünleri de ayrı bir dünya. Eskiden “Arap sabunu” vardı, herkes mutluydu. Şimdi bir sprey alıyorsun üstünde şöyle yazıyor: “Ultra hijyenik nano teknolojiyle aktif yüzey koruması.” Ben masayı mı siliyorum, uzay mekiği mi hazırlıyorum belli değil.

Bir de temizlik videoları çıktı. İnsanlar lavabo temizleyip, milyonlarca izleniyor. Kadın lavaboyu siliyor, altına yorumlar: “Abla sünger linki gelir mi?” Eskiden sünger alınırdı şimdi linki kovalanıyor.

En büyük baskı da misafir meselesi. Misafir gelmeden önce ev öyle bir temizleniyor ki, eve girince ayakkabıyı değil, geçmişini çıkarasın geliyor. Koltuklara oturmaya korkuyorsun.

Ev sahibi sürekli şunu söylüyor: “Rahat olun.” Ama yüz ifadesi şunu diyor: “Kanepede kırışıklık görürsem sizi silerim.”

Temizlik aslında biraz da psikolojik.

İnsan bir çekmeceyi düzenleyince hayatını toparladığını sanıyor. Halbuki çekmece düzenli… hayat hâlâ kaos.

Hatırlıyorum, 13-14 yaşlarındayken temizlik hastası bir tanıdığımız vardı. Salonu bayramlarda açılan kutsal alan gibiydi. İçeri girince müzeye girmiş gibi hissederdin; dokunmak yasak, nefes almak riskli.

Belki de bu olay nedeniyle, yaşadığım evlerde salon her zaman herkese açık ve  daima yaşadığımız alan oldu.

Galiba en güzeli eski usul temizlikti. Makine değil insan yoruluyordu ama en azından trip atan süpürge yoktu.

İnsan kendi başına evi temizleyip düzenlerken bazen kafasını da toparlıyor.

Tabii o sırada yıllardır kayıp olan şarj aleti, tek çorabın eşi ve 2019’dan kalma market fişi çıkınca,

Hayatın ne kadar gereksiz detayla dolu olduğunu da anlıyor…

 

Share and Enjoy !

Shares
blank
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.