blank

Zarın Düştüğü Yerde Hayat: Bir Tavla Şöleninin İçinden

Bazı organizasyonlar vardır, sadece bir turnuva değildir… İçine girersiniz, sizi sarar, dönüştürür, hafızanıza kazınır.

Yayınlama: 27.04.2026
A+
A-

Bazı organizasyonlar vardır, sadece bir turnuva değildir… İçine girersiniz, sizi sarar, dönüştürür, hafızanıza kazınır. İşte FMBGT – İstavder 18. Yıl Dönümü Şöleni tam da böyle bir organizasyon.
Yıllardır katıldığım bu turnuvaya bu yıl da aynı heyecanla gittim. Ama her seferinde farklı bir şey hissediyorum. Çünkü bu sadece zar atmak değil; bu, bir kültürün, bir disiplinin ve bir tutkunun buluşma noktası.
Wow Otel’in o yüksek tavanlı, ferah ve güçlü enerjili salonuna adım attığınız anda bunu hissediyorsunuz. Tavlanın sesi yankılanıyor ama gürültü değil, bir ritim bu… Masalar kusursuz bir düzen içinde, oyuncular odaklanmış, salonun duvarlarında geçmiş yılların şampiyonları… Dev posterler, sadece bir süs değil; bir hafıza, bir iddia, bir hedef. Her oyuncuya “sen de burada olabilirsin” diyen bir sessiz çağrı.
Sahne düzeni, ışıklar, masa yerleşimi… Hepsi modern tavlanın geldiği noktayı gösteriyor. Artık bu iş amatör ruhla yapılan ama profesyonelce yönetilen bir alan. Ve bu organizasyon bunu en iyi şekilde yansıtıyor.
Ben bu turnuvaya bir oyuncu olarak geldim. Niyetim de buydu. Her oyuncunun içinde olan o basit ama güçlü duygu: “İyi oynayayım, başarılı olayım.” Oyunun gereğini yerine getirme sorumluluğuyla masaya oturdum.
Ama ilk gün…
İlk iki mağlubiyet.
İşte orada tavla size sadece oyun olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Moraliniz düşüyor, ritminiz bozuluyor. Zar bazen sizi sınar. Hatta bazen sizi yok sayar.
İkinci gün ise bambaşka bir hikâyeydi. Daha iyi odaklandım, daha iyi oynadım, turlar geçtim. Ama şunu da açıkça söyleyeyim; kaybettiğim maçlarda oyundan çok zarın belirleyici olduğu anlar vardı. Tavlanın o acımasız gerçeği… Ne kadar iyi oynarsanız oynayın, zarın karakteri bazen sizi dışarıda bırakır.
Ama işin güzelliği de burada. Çünkü bu oyunda sadece kazanmak yok. Bu oyunda sabır var, kabullenmek var, yeniden başlamak var.
Turnuvaya bir gün önceden gelip danışman çiftler kategorisinde de oynadık. Bu noktada organizasyonun önemli emek sahiplerinden Kamil’in daveti ve katkısı ayrıca kıymetliydi. Orada da sonuçtan bağımsız olarak iyi oyunlar çıkardık. Çünkü mesele sadece skor değil; oyunun içinde kalabilmek.
Bir başka güzel taraf ise şu:
Dünyanın dört bir yanından gelen oyuncularla selamlaşmak, tokalaşmak, aynı masanın etrafında bulunmak… Bu çok kıymetli. Tavla, gerçekten insanları bir araya getiren nadir oyunlardan biri.
Ve bu büyük buluşmada dikkat çeken isimlerden biri de Aytuğ Yiğit’ti. Uluslararası arenada elde ettiği başarıların tesadüf olmadığını bir kez daha gösteren Aytuğ, hem oyun disiplini hem de tavla kültürüne olan katkısıyla organizasyonun öne çıkan değerlerinden biri olarak yer aldı.
Ve tabii ki organizasyonun sanatsal dokunuşu…
Ali Olgun.
Oyuncuların tavlayla bütünleşmiş hallerini illüstratif olarak yansıtan, her birine özel sertifikalar hazırlayan bir sanatçı. Yapay zekâ destekli karikatürize çalışmalar… Her oyuncuya kendini özel hissettiren bir dokunuş. Bu, organizasyonun ruhuna ayrı bir değer katıyor.
Turnuva sadece maçlardan ibaret değil. Boşluk buldukça oynanan şüvet oyunları, sohbetler, kahkahalar… Bunlar da bu işin vazgeçilmez parçaları. Çünkü tavla sadece bir rekabet değil, aynı zamanda bir dostluk zemini.
804 oyuncu… 35 ülke…
Ve bu kalabalığın içinden çıkan bir ana kademe şampiyonu: Emircan Sisik.
Bu başarı tesadüf değil. Bu seviyede zirveye çıkmak, hem oyun bilgisi hem psikoloji hem de dayanıklılık ister. Finalde Alpay Akyol gibi güçlü bir ismi geçerek bu unvanı almak, organizasyonun en önemli başarısıdır.
Diğer kategorilerde kazanılan başarılar da elbette kıymetli. Ama ana kademe… İşte orası tavlanın kalbi.
Sonuçta ne kaldı geriye?
Bir kupa mı? Bir derece mi?
Hayır…
Bir deneyim kaldı.
Bir his kaldı.
Ve yine anladım ki…
Tavla dediğimiz şey, aslında hayatın küçük bir modeli.
Zar atılır…
Sen oynarsın…
Ama her şey senin kontrolünde değildir.
Önemli olan, gelen zara rağmen oyunda kalabilmektir.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Oktay dedi ki:

    Duran bey harika özetlemiş kaleme almışsınız bende tam olarak 11 yılım emekli olunca bu yolda çok güzel oyunlar insanlarla tanıştım Sabri hocamızın dediği gibi Tavla Hayatdır ,çok teşekkür ederiz