blank

Biraz Mola; Rekreasyon

Yaz sıcağı karşısındaki mahcup çaresizlik hangimizde yok ki? Oysa mevsimlerin suçu yok. Çünkü yorulduk, üzüldük, zorlandık gökyüzüne çizdiğimiz alacakaranlıklarda.

Yayınlama: 05.07.2026
A+
A-

Yaz sıcağı karşısındaki mahcup çaresizlik hangimizde yok ki? Oysa mevsimlerin suçu yok. Çünkü yorulduk, üzüldük, zorlandık gökyüzüne çizdiğimiz alacakaranlıklarda.

Zalimcan bize uğradığında ter içindeydi. Elindeki iki kiloluk levreği bana uzattığında gözlerinden ateş çıkıyordu adeta. Sebebini, biraz soluklandıktan sonra öğrenebildim. Bodrum’un trafiği ve sıcağı, fena bunaltmış garibi. Soğuk bir karpuzla affettirdik kendimizi. Sonra levreğin layık olduğu bir sofrada, yaşadığımız yılın kaba bir muhasebesini yaptık.

Sohbetin en koyu zamanında başladı yine çok bilmiş tavırlarıyla ahkam kesmeye. “Bak..” dedim, bana birileri bir yerde dedi ki; “çok bilmek her zaman iyi değildir, çok bilenler zaman içinde yalnızlaşır ona göre..” Ben böyle söyleyince yüzünün rengi ve şekli değişti. Öfke miydi yüzüne yansıyan, yoksa tam tersine daha mı fazla bilenmişti anlayamadım ama konuyu değiştirmem gerektiğini fark ettim.

Sonra “bir başka bilen olarak” ben başladım anlatmaya. Rekreasyon diye bir kavramı duymuşuzdur. Latince “recreatio”, İngilizce “recreate” fiillerinden türetilmiş ve dilimize de yerleşmiştir.

“Yeniden canlandırmak, dinlendirmek ve eğlendirmek” anlamına gelen bu kelime, özellikle yaz sıcağının üstümüze yapıştırdığı yorgunlukta anlamını buluyor. Yeniden canlanmak, dingin bir vücut ve beyinle, Bodrum yarınlarının bilinmezlikleri içinde sağlam durmak için, yenilenen enerjiye ihtiyacımız var.

Rekreasyon; çalışan insanın hakkı ve kendine olan borcudur. “Peki ne zaman yapacağız bu işleri? Hiç zamanımız yok ki” diyorsunuz biliyorum. Ama şunu da biliyor musunuz ki; ortalama bir yaşamda 1 haftamızın %33’ü uykuda geçerken, %24’ünde çalışıyoruz ve %43’ü de boş zaman. Yani aslında rekreasyon yapmaya zamanımız var ama belki biz zamanı doğru kullanamıyoruz.

Aslında yeniden canlanan ve içimizdeki coşkuları masmavi gökyüzüne savururken doğanın güzelliklerini yaşamak, kendimizi yenilememizi sağlayacaktır. Biten bir cep telefonu bataryasının şarj edilişini düşünün. İşte insan da rekreasyonla bu şekilde yeniden canlanır.

Bodrum, bu açıdan çok şanslı. Ne kadar kirletmeye çalışsak da, harika bir deniz zaten gözümüzün önünde. 1 saatlik ulaşım mesafesi içinde de dağlara, göllere, denizlere, ovalara, platolara, ormanlara ulaşmanız mümkün. Ama ne olur rekreasyonun anlamıyla “mangal, alkol ve et” üçlüsünden oluşan “yorgunlukları” birbirine karıştırmayalım.

Siz hiç sarı çiğdemin henüz erimekte olan kar kümelerinin içinden çıkmak için verdiği savaşı izlediniz mi? Ya da rengarenk bir kelebeğin telaşıyla yüz yüze kaldınız mı?

Belki çok duydunuz ama, küçücük bir kanaryanın bestesindeki melodik ritmi içinizde hissetmemiş olabilirsiniz. Hele hele ağaçların yemyeşil yapraklarına hiç şiirler astınız mı?

İşte sahip olduğumuz boş zamanda gerçekleştirebileceğimiz rekreasyonda tüm bunları yaşayabiliriz. Sonuçta da tazelenerek ve yenilenerek, Bodrum’un plansız, pusulasız ve düzensiz yerel yönetiminin neden olduğu sorunlara daha sağlıklı bakabiliriz.

Zalimcan’la iki kiloluk levreği bitirdiğimizde, birlikte bir rekreasyona karar verdik. Coğrafya olarak uzaklara gitmek değil asıl mesele. Yorgunluklarımızdan uzaklaşacak zamanı yaşamak olduğuna o da inandı.

O yüzden de bir aksilik olmazsa eğer, 9 Ağustos 2026 Pazar gününe kadar okurlarımızdan izin talep ediyoruz. Eğer kendimizi tam olarak yenileyemediğimizi düşünürsek, belki biraz daha uzatabiliriz bile.

Şimdilik sağlıkla ve sevgiyle kalın.

blank
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.