Perşembe, Ocak 29, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Bodrum Sivil Katılım Projesi Ne Yapmak İstiyor?

Varlığıyla onur duyduğum ve Bodrum’a Uluslararası Film Festivali’ni kazandıran Cenk Sezgin, bu kez kamerayı başka bir yere çevirmiş. Kente, kentin insanına ve sivil akla. Üstelik bunu yaparken ne alkış bekliyor ne de vitrin süsü olmayı kabul ediyor.

Geçtiğimiz hafta sonu BOTAV’da düzenlenen “Yerel Yönetimlerde Sivil Güç Birliği Konferansı”, Bodrum’da uzun zamandır konuşulan ama bir türlü ete kemiğe bürünemeyen bir hayalin ilk ciddi fotoğrafını verdi. İki yıl önce, dönemin Kent Konseyi Başkanı, “Bodrum Mavisinin Efesi” Arif Yılmaz ile birlikte kurulan bu hayal, bugün Birleşmiş Milletler (UNDP) ve Avrupa Birliği destekli bir projeye dönüşmüş durumda. Ve Bodrum’a has o “hadin gari” motivasyonunu da koltuğunun altına almış koşuyor.

Hiç kolay bir iş değil. Bodrum’da çok sayıda sivil toplum örgütü olduğu bilinir ama çoğunun varlığı, ürettiği projelerden çok başkanlarının isimleriyle anılır. Bir araya gelmek, ortak akıl üretmek, kişisel vitrinleri bir kenara bırakıp kente odaklanmak; işte asıl zorluk burada. Çünkü içinde yaşadığımız toplumsal iklim, çoğu zaman “önce ben”, “nereden görünürüm”, “hangi basamak beni yukarıya çıkarır” arayışıyla dolu.

Arif Yılmaz’ın kaybından sonra bu hayali rafa kaldırmak yerine bir miras olarak sahiplenmek, Cenk Sezgin’in tarihi bir tercihi olmuş. 2025 yılıyla birlikte proje fiilen çalışmaya başlamış. Yapılan iki çalıştayda, Bodrum’daki sivil toplumun yönetişim kavramı içinde nasıl bir rol üstlenebileceğinin çerçevesi çizilmeye başlanmış. Açık söyleyeyim bu çaba, yıllardır dillendirdiğim bir slogana birebir uyuyor; “düş peşindeyim, düş peşime.” Böyle bir düşe kapı aralamak, ister istemez umut veriyor insana.

Ancak dikkatimi çeken, hatta doğrusu şaşırtan bir ayrıntı var. 2025’te yapılan ve basılı olarak dağıtılan iki çalıştayın sonuç bildirgelerinde, Cenk Sezgin ve ekibinin adı yok. Tekrar tekrar baktım, evet yok. İsmini her yere kocaman harflerle yazdırmanın neredeyse marifet sayıldığı bir coğrafyada, bunca emek ve zaman harcanmış bir çalışmanın önüne “öküz gözü gibi” bir imza koymamak. Ayıp etmiş Cenk Sezgin! İnsan biraz kendini öne çıkarır yahu.

Bu “ayıbı” bir kenara koyalım ve asıl soruya gelelim. Bodrum’daki tüm sivil toplum örgütlerinin çatısı olarak tanımlanan Kent Konseyi bu sürecin neresinde? Sivil toplumun yönetime katılımını hedefleyen en temel yapı Kent Konseyi değil mi? Seçimlerinde neredeyse kıyamet koparılan, tartışmaların eksik olmadığı o Kent Konseyi.

“Sivil Katılım Projesi”nin metinlerinde, kalın harflerle yazılan ana aktör Kent Konseyi. Sivil yapılanmanın örgütlenmesi, yönlendirilmesi ve kent yönetimiyle entegrasyonunda birinci adres olarak işaret ediliyor. Hal böyleyken sormazlar mı; Nerede bizim Kent Konseyi? Yürütme Kurulu üyesi de olan gazeteci-yazar Ayhan Ongun’un katkısı elbette kıymetli ama tek başına yeterli olabilir mi?

Kent Konseyi, mevzuatta da tanımlanmış bir çatı kurumdur. Uluslararası kuruluşların desteklediği böylesi bir projeye sahip çıkması, sadece bir tercih değil, neredeyse bir zorunluluktur. Bunun gerçekleşeceğini umalım ve polemiğe neden olmayalım. Siyasi partilere ise hiç girmeyelim, zira onların sivil toplum gibi bir gündemi şu sıralar pek yok. Hepsi kendi dertlerinde boğulmuş durumda.

Proje neyi hedefliyor? Sivil toplum nasıl örgütlenir, hangi araçlar kullanılır, toplumun hangi kesimleri sürece dahil edilir, mevcut örgütler nasıl daha etkin çalışır ve bütün bunlar yerel yönetimin de katkısıyla nasıl projelere dönüşür? Bu soruların yanıtları aranıyor. “Ben” değil “biz” anlayışı, toplumsal motivasyon ve yerel yönetim desteği gibi olmazsa olmazlar masaya yatırılıyor.

Bir notu daha düşelim. Ayhan Ongun’un yıllardır yazıp çizdiği, bizim de ısrarla gündemde tuttuğumuz “sivil toplum yerleşkesi” meselesi. 2025’in son günlerinde Arenahaber TV’de yayınlanan “Bodrum İçin Daha İyisi” programlarında hem Ahmet Aras’tan hem de Tamer Mandalinci’den bu konuda söz alındığını hatırlatalım. Sivil toplum örgütlerini bir araya getirecek, çağdaş altyapıya sahip, paylaşımlı kullanım alanları olan, konferans salonları ve atölyeleri içeren böyle bir yapının Bodrum’a kazandırılmasını ısrarla takip edeceğiz.

Ve son soru; bunca akıl, fikir, emek ve proje üretebilecek insanın yaşadığı Bodrum’da; feodal yönlendirmelerden arınmış, ölü toprağını üzerinden atmış, proje üreten ve yerel yönetime katkı sunan güçlü bir sivil inisiyatif yapısını konuşmanın değil, yaşamanın zamanı gelmedi mi artık?

Eksik olmasın Cenk Sezgin ve ekibi. Ama ben hala, bu kadar iş yapıp isimlerini niye ön plana çıkarmadıklarını ayıplıyorum doğrusu.

 

1 Yorum

  1. Sevgili Murat bu yazdıklarına katılmamak elde değil,virgülüne kadar hepsi doğru.
    Muasır medeniyetler seviyesine biz hala gelemedik.hal böyle olunca millet iş ve aş derdinde bu yazdıklarını düşünecek tatbik edecek refah seviyesinde değil.bına rağmen bir şeyler yapma gayreti içinde olunması taktire şayan.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler