Perşembe, Ocak 29, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

DSİ’nin Dalaman Çayı Kararı Muğla’da Tepkiye Yol Açtı

Yaz aylarında aylarca susuz kalan Bodrum ve Kıyıkışlacık, Dalaman Çayı’nın suyunu Aydın’a kaptırınca Muğlalı sert tepki verdi.

ARENA HABER – Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ), Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin Dalaman Çayı üzerindeki Akköprü Barajı’ndan Milas–Bodrum hattı için talep ettiği yıllık 50 milyon metreküp içme ve kullanma suyu tahsisini reddetmesi, Muğla genelinde sert tepkilere yol açtı.

DSİ’nin kararına ilk güçlü itirazlardan biri, İasos Mahalle Meclisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Milas Kent Konseyi Çevre ve Enerji Grubu Sözcüsü ve CHP Muğla İl Başkanlığı Çevre, Ekoloji ve İklim Değişikliği Komisyonu üyesi Hülya Scobie’den geldi. Scobie, Dalaman Çayı’ndan Aydın’a yıllık 220 milyon m³ sulama suyu tahsisi yapılırken, Muğla’nın ve yaz aylarında nüfusu katlanarak artan Milas–Bodrum hattının en temel ihtiyacı olan içme suyuna yalnızca 50 milyon m³ için “uygun değildir” denilmesini bilimsel, vicdani ve kamusal yarar ilkeleriyle bağdaşmayan bir karar olarak nitelendirdi.

“Özel Şirketlerin Çıkarı, Halkın Suyunun Önüne Konuldu”
DSİ’nin red gerekçeleri arasında; mevcut HES’lerin ihtiyaçları, Akköprü Barajı’nın özelleştirme süreci, baraj gölünde faaliyet gösteren balık üretim firmalarının olası hak kayıpları ve kamu–özel sektör arasında yaşanabilecek ihtilafların öne sürülmesi, tepkileri daha da büyüttü.

Bu gerekçeler, insanların içme suyuna erişim hakkının, açık biçimde özel şirketlerin ticari çıkarlarının gerisine itildiği yönünde eleştirilere neden oldu.

akkopru barajiOysa DSİ’nin kendi mevzuatına göre içme ve kullanma suyu tahsisi tüm diğer kullanımların önünde yer alıyor. Ayrıca Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği, içme suyu rezervuarlarında balık yetiştiriciliğini açıkça yasaklıyor. Buna rağmen Dalaman Çayı üzerindeki bir barajda balık üretimine izin verilmiş olması, bugün içme suyu ihtiyacı gündeme geldiğinde DSİ’nin kendi yarattığı çelişkiyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

İklim Krizi Derinleşirken Planlama Yok
İklim krizinin artık bir öngörü değil, yaşanan bir gerçek olduğuna dikkat çeken yurttaşlar ve çevre örgütleri, Muğla gibi su stresi altındaki bir bölgede içme suyunun hâlâ bütüncül ve kamucu bir yaklaşımla planlanamamasını DSİ açısından ciddi bir planlama eksikliği olarak değerlendiriyor. Bu eksikliğin bedelini ise yaz aylarında günlerce musluklarından su akmayan halk ödüyor.

Anayasa’nın güvence altına aldığı yaşam hakkı ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının, içme suyuna erişim olmadan düşünülemeyeceği vurgulanırken, DSİ’nin bu kararının yalnızca teknik değil, anayasal ve vicdani bir sorun yarattığı ifade ediliyor.

“Kendi Havzamızdaki Suyu İstiyoruz”
Kararla birlikte Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin güç durumda bırakıldığına dikkat çekilirken, su krizinin yerel yönetimlerin omuzlarına yüklendiği eleştirileri de yükseliyor. Oysa Muğla halkının talebi net:
“Kendi topraklarımızdaki, kendi havzamızdaki suyu istiyoruz.”
Cumhurbaşkanlığı kararıyla önü açılan havzalar arası su transferi kapsamında Dalaman’dan Aydın’a su verilebiliyorsa, öncelikle Dalaman Havzası içindeki yerleşimlerin içme suyu ihtiyacının eksiksiz karşılanması gerektiği, ancak bundan sonra başka havzalara transferin tartışılabileceği vurgulanıyor.

Bodrum’da da Tepki Büyüyor
Karara yalnızca Milas değil, Bodrum’da da turizmden ticarete, otelcilerden emekçilere kadar geniş bir kesim tepki gösteriyor. Suya erişimin her geçen gün zorlaştığı Bodrum’da, krizin kamu eliyle ve kamucu bir anlayışla çözülmesi gerektiği dile getiriliyor.
Muğla halkı, Milas ve Bodrum’dan bir kez daha yüksek sesle haykırıyor:
“Su ticari bir meta değil, yaşamsal bir haktır.
Suyumuzu istiyoruz.”

Haber: Duran Öztürk

Arena Haber
Arena Haber
Bodrum'un Güncel, İlkeli ve Güvenilir Haber Sitesi...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler