Salı, Ocak 13, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Hani Barışacaktık!

Trendyol 1.Liğin 18.haftasında oynanan Bodrumspor-Amedspor maçı, saha içi mücadelesinden ziyade ne yazık ki hem maç öncesinde hem de sonrasında yaşanan saha dışı gerginliklerle gündeme geldi.

Maç öncesinde stadın çevresinde iki takım taraftarları arasında bir arbede çıktı. Grupların birbirlerine cam şişe fırlattığı görüldü. Polisin araya girmesiyle olaylar güçlükle kontrol altına alındı. Gelen raporlara göre, maç öncesindeki bu gerginlik sırasında Aydın’dan maçı izlemeye gelen Gülizar Özdemir isimli bir Amedspor taraftarı saldırıya uğrayarak yaralandı.

Golsüz biten maçın ardından stadyumdan ayrılan Amedspor taraftarlarını taşıyan minibüslere ve araçlara yönelik saldırılar düzenlendiği bildirildi. Araçların camlarının kırıldığı ve bazı taraftarların darp edildiği belirtildi.

Amedspor kulübü bugün resmi bir açıklama yaparak yaşananları kınadı. Açıklamada, saldırıların “provokatif gruplar” tarafından gerçekleştirildiği vurgulanarak hukuki sürecin takipçisi olunacağı ifade edildi.

Henüz Bodrumspor yönetiminden resmi bir açıklama gelmedi.

Buraya kadar yaşananlar Türkiye’de futbol karşılaşmalarında yaşanan rutin olaylar diyebiliriz.

Ancak son günlerde başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinin ruhuna hiç de uygun olmayan biçimde Kürt yurttaşlara ve özellikle Leyla Zana’ya yönelik giderek artan küfür ve hakaret içeren provokatif eylemler kabul edilebilir şeyler değil.

Kuşkusuz işletilmeye çalışılan sürecin şeffaf yürütülmemesi ve siyasi iradenin çelişik tutumları yüzünden toplumda farklı tepkilerin belli çevreler tarafından kullanılmak istendiği de bir gerçek.

Olayın olumlu yanı, kamuoyunun büyük çoğunlukla bu tür eylemlerin belirli bir grup tarafından gerçekleştirildiği, Bodrum’a mal edilemeyeceği konusunda görüş birliği içerisinde olmasıydı.

Kaldı ki Bodrum, bir hoşgörü ve barış kentidir.

Bodrum’un gerçek sahipleri bu tür ırkçı, ayrılıkçı eylem ve söylemlere itibar etmezler.

Ancak son günlerde daha sık yaşanmaya başlayan bu tür olayların önlenmesi ve tekrar edilmemesi için gerekli önlemlerin de alınması gerekir.

Özellikle de siyasilerin çok daha özenli davranması, mümkün olduğunca barışçı bir dil kullanma konusunda daha duyarlı davranması gerekir.

Güneydoğulu yurttaşlarımızın çok yoğun olduğu ve Bodrum’un ekonomik ve sosyal yaşamına büyük katkı sağladığı gerçeğini de düşünürsek öyle sanıyorum bu yaşanan çirkin olaylar en çok da Bodrum’da yaşayan bu yurttaşlarımızı rahatsız etmiştir.

Bir spor karşılaşmasında bile yakılacak bir kıvılcımın ne kadar tehlikeli olabileceği bir siyasal ortamdayız.

Bu ortamın kalıcı bir barışa dönüştürülmesi noktasında toplumsal kabulün ne kadar önemli ve yaşamsal olduğunu unutmamamız gerekir.

Bu ülkede yaşayan farklı kesimlerden insanların her birinin ayrı hassasiyetlerinin olduğu gerçeğini dikkate almadan siyasi ikbal ve uluslararası sermayenin Türkiye üzerine oynadığı oyunlara alet olarak bunca emeği, çabayı heba edemeyiz.

Gerek iktidar gerekse muhalefetin kendi siyasi hedef ve beklentilerinden çok toplumun bu kırılgan yapısını, duygusal tepkilerini ve vazgeçilmez duyarlılıklarını dikkate almaları yaşamsal öneme sahiptir.

Barış yalnızca istemekle olmuyor!

Bu konuda mücadele etmek, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görüp ayrışan yanlarımızı törpüleyip, eşit yurttaşlar olarak barış içinde bir arada yaşayabilmenin imkan ve koşullarını yaratmalıyız.

Umarım Bodrumspor-Amedspor karşılaşması sırasında yaşananlar son olur.

Dilerim Bodrum’da yaşayan Kürt yurttaşlarımız münferit bir grup tarafından yaratılan bu olumsuz durumu doğru değerlendirip, kardeşlik hukukunu sürdürmeye devam ederler.

Yaşanan bunca olumsuz olaylara, hukuk dışı uygulamalara, iftira ve itiraflarla oluşturulan operasyonel dosyalara, cezaevlerinde rehin tutulan onlarca belediye başkanı, yüzlerce siyasetçi, gazeteci, yazara rağmen inatla ve umutla barış mücadelesini sürdüren barışseverlerin kavgaya tahammülü kalmadı.

Bu soğuk kış günü seslerini duyurabilmek için Ankara’da sokaklarda yatan depremzedeler bir yana asgari ücret adıyla açlığa mahkum edilen işçiler Ankara’ya yürüyor, emekliler yurdun dört bir yanında sokaklarda haykırıyor, kadınlar her zaman ki kararlılıklarıyla şiddet ve tacizlere direniyorken bir spor karşılaşmasını bahane edip ortalığı savaş alanına çevirmenin kime ne faydası olur?

Sürdürülen görüşmeler her ne kadar kamuoyundan gizlense de umudumuz ve beklentimiz tüm halklar için sürdürülebilir bir barış, çocukların yatağa aç girmediği, adil paylaşımın sağlandığı, barış içinde yaşanası bir Türkiye.

Bu vesileyle süper lig yolunda Bodrumspor’a da Amedspor’a da başarılar, taraftarlara da kavgasız, seyir zevki yüksek müsabakalar diliyorum.

Bu arada kendi kentimin takımları Adana Demirspor ve Adanaspor’a da sahip çıkılması umudumu yinelemek istiyorum.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler