Cuma, Ocak 16, 2026

Çok Okunanlar

Benzer Gönderiler

Kıyıya Çekilen Tel Değil, Halkın Üzerine Çekilen Bariyer

Bodrum’un Torba koyunda yaşanan son olay, artık bir “ihlal” değil; açık, çıplak ve pervasız bir kamu hakkı gaspıdır. Üstelik bu gaspı yapan sıradan bir otel yatırımcısı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kültür ve Turizm Bakanıdır.

Evet, yanlış duymadınız.

Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un beş yıldızlı otelinin önündeki kamuya ait halk plajı, tel örgülerle çevrilmiş; üstelik tel çitler denizin içine kadar betonla çakılmış; halkın geçişini engelleyen demir kapı yerleştirilmiştir.

Bu olay yalnızca bir kıyı işgali değil;
“Ben yaparım, bana kim ne diyebilir?” diyen bir yönetim anlayışının dışa vurmuş halidir.

Bakan Olmak Özel Avantaj mı, Kamu Sorumluluğu mu?

Türkiye’de her vatandaşın sorumluluğu vardır, ama bir Bakan’ın sorumluluğu katlanarak artar. Çünkü Bakan, devletin temsilcisidir; yasaların üstünlüğünü koruyan makamdır; “kamu hakkı kutsaldır” demesi gereken kişidir.

Ama görüyoruz ki Turizm Bakanı, kendi otelinin önünde:

Anayasa’nın kıyıya erişim hakkını hiçe saymış,

Kıyı Kanunu’nun açık hükümlerini yok saymış,

Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanı fiziksel olarak işgal etmiştir.

Bu tabloyu şöyle özetleyebiliriz:

Halkın giremediği yere bakanın oteli giriyor.
Yasaların konuşamadığı yerde tel örgüler konuşuyor.
Bodrum’un kıyısı değil, vatandaşın hakkı kapatılıyor.

Bodrum Halkı Denize Giremiyorsa, Kimin İçin Turizm Bakanlığı?

Bugün Bodrum’da en ucuz ev kirası 30 bin liradan başlarken memur, işçi, genç, sağlıkçı, öğretmen kenti terk ediyor.
Birçok insan kendi kentinde denize girecek bir karış yer bulamıyor.

Beach club’lar kapatmış,

Oteller bariyer çekmiş,

Platformlar dolmuş,

VIP iskeleler türemiş…

Yetmedi, şimdi de bakan otelinin önünde halk plajını çitle kapatıyor.

O zaman haklı olarak soruyorum:

Turizm Bakanlığı kime hizmet ediyor?
Bu ülkenin vatandaşına mı, yoksa büyük sermayeye mi?
Turizmi geliştirmek mi amaç, yoksa kıyıları duvarlarla bölmek mi?

Torba’daki Tel Örgü, Bir Zihniyetin Fotoğrafıdır

Bu olay, yalnızca Torba’nın değil;
Bodrum’un, Muğla’nın, hatta Türkiye’nin geleceği açısından simgesel bir olaydır.

Çünkü bu tel örgü:

Halkın anayasal hakkının üzerine çekilmiştir.

Devlet ile vatandaş arasına örülmüştür.

Kamu yararı ile özel çıkar arasındaki uçurumu göstermiştir.

Turizm Bakanı’nın kendi oteli için yaptığı bu uygulama, Türkiye’de uzun süredir konuşulan büyük sorunu netleştirmiştir:

Yasalar halk için, ayrıcalıklar güçlüler için midir?

Bodrum Halkı Bu Kıyıyı Sahiplenirse, Tel Makası Değil, Hukuk Kazanır

Bodrum Yurttaş İnisiyatifi’nin tepki göstermesi, olayın bahane ile değil, hakikatin kendisiyle ilgilidir. “Gerekirse tel makasıyla gideceğiz” diyen Ayhan Karahan, aslında sadece bir gerçeği ifade ediyor:

Halk, hak ettiği kıyıyı geri almaya kararlıdır.

Unutmayalım:

Kıyılar halkındır.

Denize erişim engellenemez.

Hiçbir bakan, hiçbir şirket, hiçbir otel kıyıyı özelleştiremez.

Bugün Torba’da tel çitleri söken sadece bir el olacak; ama kaldırılan şey yalnızca tel olmayacak.

Korkunun, sessizliğin ve zayıf yönetimin üzerimize çöken anlayışı da kalkacak.

Son Söz: Bodrum Teslim Olmaz

Bodrum bir kenttir; yaşam kültürüdür;
maviyle beyazın eşitliğidir;
kıyının, doğanın, kamusal alanın özgürlüğüdür.

Bir bakan bile olsa,
bir otel bile olsa,
bir güç odakları zinciri bile arkasında dursa…

Bodrum kıyısını betonla, tel örgüyle, bariyerle kapatamaz.

Çünkü bu kentte bir gerçek hiç değişmez:

Bodrum’un kıyısı zengine değil, halka aittir.
Ve halk, hakkını eninde sonunda alır.

Arena Haber
Arena Haber
Bodrum'un Güncel, İlkeli ve Güvenilir Haber Sitesi...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler