Bodrum Fiber İnternet

Millet Olmak

Yayınlama: 26.03.2026
A+
A-

Atatürk’ün sağlam tutulmasını istediği iç cephe maalesef hasar almıştır. Sosyolojik anlamda merkez-çevre çatışması, farklı eğitimden gelen kuşaklar arası kültür çatışması mahalleciliğe dönüşmüş, siyasi alanda toplum %50-50 şeklinde iki kümeye bölünmüştür.

Uzun yıllar içinde yaratılmaya çalışılan etnik ayrışma ve mezhep ayrışmasının vatandaş gönlünde bıraktığı tortuları da hesaba katarsak böyle bir toplumun gelecek garantisinin sağlanması ve millet bütünlüğünün korunması oldukça zorlaşmıştır.

Bugüne kadar ki yaşadıklarımızdan nelerin olamayacağını öğrendik. Toplumsal öğrenme süreci bir sınanma-yanılma sürecidir. Bu sürecin bize çok pahalıya mal olduğunu da bilmeliyiz.

İki kültür arasında iki mahalleye ayrılmış bir ülkede bu mahallelerden birinin tek başına katedeceği bir yol da yoktur. Çözüm birlikte aranmalı, birlikte bulunmalı ve birlikte uygulanmalıdır. Bunun için de Atatürk’ün millet tanımına sıkı sıkı sarılmalıyız. Gerçi bu tanımı da bağlamından koparıp “Atatürk Türkiye halkları demedi, Türkiye halkı dedi” gibi saçma sapan, “halk mı, haklar mı” diye bir münazara konusu yaratıp buradan da Atatürkçülük yapmak isteyenler var ama tanımdan giderek bunları açığa almak zor olmasa gerek.

Atatürk’ün tanımında sözcük olarak ne halk ne de halklar geçiyor. 1930’lu yılların başında “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye ahalisine Türk milleti denir” diye bir tanım yapmıştır. Üzerinde düşünerek bu doğru tanımı ürettiği görülüyor. Ahali sözcüğü Arapça kökenlidir. Hem tekil hem de çoğul anlamda kullanılır. Örneğin; Muğla ahalisi denilince Muğla’da yaşayan tüm etnisitelere, tüm dinsel inançlara aidiyet duyan insanlar kastedilir. Muğla’nın yörük ahalisi denilince de sadece Muğla’da yaşayan göçebe Türkmenler anlaşılır.

Ayrıca Cumhuriyet’in kuruluş döneminde yaptığı bu tanımla Kurtuluş döneminde ( 24 Nisan 1920) Büyük Millet Meclisi’nin1.oturumunda 1.dönem millet vekillerine hitap ederken “ ….siz sadece Türk, Kürt, Arap, Çerkez, …. değilsiniz. Bütün bunlardan mürekkep anasır-ı islamsınız. Samimi bir mecmuasınız”. Günümüz Türkçesiyle ifade edersek “bütün bunları kapsayan İslam unsurlarısınız , samimi bir birlikteliksiniz” diyor.

Görülüyor ki Türk milleti bir etnik grubun adı değildir. Atatürk Kurtuluş Savaşı’na katılan “Misak-ı Milli içindeki” tüm Müslüman unsurları Türk milletinin parçası yapmıştır. Neden yalnız Müslüman unsurlar? Misak-ı Milli içinde yaşayan Hristiyan unsurlar da var. Evet, var ama kendilerini iç düşman olarak konumlandırmışlar. Doğu ve Güney’de Ermenilerle savaşıyoruz. İzmir işgalinde Rumlar Yunan askerlerini, İstanbul’un işgalinde Rum ve Ermeniler İngiliz ve Fransız askerlerini alkışlıyorlar. Müslüman unsurlar ise vatan savunması yapıyorlar. Sevinçlerini, üzüntülerini, kuşkularını, gelecek beklentilerini ortaklaştırmış, millet olma yolundalar.

Yani  Anadolu toprakları milletler topluluğu değil, halkların milletleştiği topraklardır. O nedenle Atatürk bu millete büyük millet demiş ve meclisin adını da Büyük Millet Meclisi koymuştur. 23 Nisan 1920’den 20 Ocak 1921’e kadar bu adı taşır. 1921 anayasasının 1.maddesiyle devletin adı Türkiye Devleti olunca meclisin adı da Türkiye Büyük Millet Meclisi olur, yani önceki adının başına Türkiye kelimesi gelir. Atatürk‘ün bu yeni anayasal devletteki sıfatı da TBMM Reisi Gazi Mustafa Kemal’dir. Nutuk’un orijinalinin ekindeki belgelerde tüm bu durumlar açıkça görülür.

Sayın Bahçeli’nin başlattığı Öcalan’ın da Şubat 2025 manifestosuyla desteklediği “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” sürecinin TBMM’de hızla sonuçlanması gerekiyor. Ayrıca Kürt meselesi, Alevi meselesi gibi konuların bir daha emperyalist sofralara meze olmaması için Türkiye mevzuatını ( Anayasa, yasa, kararname, tüzük, yönetmelik, genelge) elden geçirmeli, vatandaşlarının bir kısmını huzursuz ve mutsuz eden, asimilasyon ve inkar kokan ne varsa mevzuatından çıkarmalıdır. Temel aidiyetimiz vatandaşlıktır. Demokratik hukuk devletinde vatandaşlık kimliği herkesi eşitleyen bir kimliktir. Etnik , mezhep gibi diğer kimlikler bireye aittir, devleti ilgilendirmez.

 

REKLAM ALANI
Yazarın Son Yazıları
12.01.2026
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.