Salı günü öğlenden sonra Zalimcan geldi eve, habersiz. Ailece şaşırdık tabi, bayram değil seyran değil. Üstelik rengarenk giyinmiş, traş olmuş. Acayip fiyakalı yani. “Hayırdır?” dedim. Gülümsedi, bir yudumluk suyu bardağa koyup kendisine vermemi istedi. Şaşkın bakışlarla verdik çaresiz. Sonra cebine elini soktu ve bir avuç toprak çıkarıp bardağın içine koydu....