









Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme, 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme, 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Bu nedenle artık bir taslaktan değil, büyük ölçüde yürürlüğe girmiş bir kanundan söz ediyoruz. Paket genel af veya kapsamlı bir infaz düzenlemesi değildir. Ağırlıklı olarak hukuk davaları, icra satışları, kanuni faiz, idari yargı ve kanun yollarıyla ilgilidir. Bunun yanında HAGB, dolandırıcılıkta banka hesabı kullandırılması ve genetik verilerin saklanması gibi ceza hukukuna ilişkin önemli hükümler de bulunmaktadır. TBMM kanun teklifi ve yasalaşma bilgileri
1. Miras Kalan Taşınmazların Satışı
Eski uygulama
Mirasçılar, kendilerine miras kalan bir taşınmazı paylaşamayıp ortaklığın giderilmesi davası açtığında, taşınmaz satışa çıkarılıyor ve açık artırmaya mirasçılarla birlikte üçüncü kişiler de katılabiliyordu.
Bu durum, aileden kalan bir taşınmazın daha ilk artırmada aile dışından bir kişiye geçmesine yol açabiliyordu.
Yeni uygulama
Taşınmazın bütün maliklerinin mirasçı olması ve taşınmazda mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin payının bulunmaması hâlinde:
* Birinci artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılacak.
* Mirasçılardan birinin taşınmazı alabilmesi için teklifin taşınmazın belirlenen değerinin yüzde 100’üne ulaşması gerekecek.
* Mirasçılar arasında satış gerçekleşmezse ikinci artırmaya üçüncü kişiler de katılabilecek.
* Bu özel yöntem yalnızca bir defa uygulanacak.
Kısacası mirasçılara, aileden kalan taşınmazı dışarıdan birine kaptırmadan önce kendi aralarında satın alma fırsatı tanınmıştır.
Ancak 31 Temmuz 2026’dan önce satış ilanı verilmiş artırmalarda eski hükümler uygulanmaya devam edecektir.
2. İhaleyi Kazanıp Parayı Yatırmayanlara Yaptırım
Eski uygulama
Bazı kişiler elektronik ihalede çok yüksek teklif veriyor fakat daha sonra ihale bedelini yatırmıyordu. Bu durum satışın uzamasına, yeni ihale yapılmasına ve tarafların zarar görmesine yol açıyordu.
Yeni uygulama
İhaleyi kazandığı hâlde süresi içinde bedeli yatırmayan kişinin:
* Teminatı iade edilmeyecek.
* Satış giderleri kendisine yükletilecek.
* Ayrıca verdiği teklifin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacak.
Amaç, ihaleleri kötü niyetle engelleyen veya ciddiyetsiz teklif veren kişileri caydırmaktır.
3. Kısıtlı Kişilere Ait Malların Satışı
Eski uygulama
Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların satışında fiziki artırma ve farklı uygulamalar söz konusu olabiliyordu.
Yeni uygulama
Kısıtlı kişilere ait malların satışı, UYAP’a bağlı elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak. Taşınmaz satışının tamamlanması için vesayet makamının onayı gerekecek ve bu kararın ihale tarihinden itibaren on gün içinde verilmesi gerekecek.
Bu hükümler 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecektir.
4. Kanuni Faiz Artık Sabit Bir Orana Bağlı Olmayacak
Eski uygulama
Taraflar sözleşmede faiz oranını belirlememişse uygulanacak kanuni faiz, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen sabit oran üzerinden hesaplanıyordu. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde alacak, yargılama süresince önemli ölçüde değer kaybedebiliyordu.
Yeni uygulama
Kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranına bağlandı.
Kanuni faiz, bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde geçerli reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak. Reeskont oranı 30 Haziran itibarıyla en az beş puan değişmişse, yılın ikinci yarısında yeni oran dikkate alınacak.
Bu değişiklik özellikle:
* Alacak davalarını,
* Tazminat davalarını,
* Uzun süren hukuk davalarını,
* Borcunu zamanında ödemeyen kişileri
doğrudan ilgilendirmektedir.
Basit anlatımla: “Borç yıllarca ödenmediği hâlde alacaklının parası değer kaybetmesin” düşüncesiyle kanuni faiz ekonomik koşullara daha duyarlı hâle getirilmiştir.
5. Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı
Bu, avukatlık uygulamasını en çok etkileyecek değişikliklerden biridir.
Eski uygulama
Alacağın miktarını davanın başında tam olarak belirlemek mümkün değilse belirsiz alacak davası açılabiliyordu. Davacı, başlangıçta düşük bir miktar gösterip bilirkişi raporundan sonra talebini artırabiliyordu.
Özellikle:
* İşçilik alacaklarında,
* Bedensel zarar ve maluliyet davalarında,
* Destekten yoksun kalma tazminatında,
* Hesaplaması bilirkişi incelemesine bağlı davalarda
bu yöntem yaygın biçimde kullanılıyordu.
Yeni uygulama
HMK’nin 107. maddesi kaldırıldı. Artık yeni bir “belirsiz alacak davası” açılamayacak.
Bunun yerine kısmi dava sistemi güçlendirildi:
* Davacı, alacağının belirleyebildiği kısmı için kısmi dava açabilecek.
* Talebini tahkikat bitinceye kadar aynı dava içinde bir defa artırabilecek.
* Davalının açık rızası aranmayacak.
* Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, talep artırım tarihinde değil, ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacak.
Devam eden davalar ne olacak?
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski kurallara göre görülmeye devam edecektir. Kaldırılma, daha önce açılmış davaları geçersiz hâle getirmez.
Müvekkile en basit anlatımıyla:
“Belirsiz alacak davasının adı ve yöntemi kaldırıldı; fakat kişinin alacağını başlangıçta tam hesaplayamadığı için hak kaybına uğramaması amacıyla kısmi davada talep artırma imkânı genişletildi.”
6. Duruşmalar Arasında Kural Olarak En Fazla Üç Ay Olacak
Eski uygulama
Duruşmalar arasında açık bir üst süre bulunmadığından bazı mahkemeler altı ay, sekiz ay hatta daha uzun tarihlere duruşma bırakabiliyordu.
Yeni uygulama
Duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan fazla olamayacak.
Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması, başka bir mahkemeden işlem yapılmasının beklenmesi gibi zorunlu durumlarda hâkim gerekçesini açıklayarak daha uzun bir tarih verebilecek.
Bu hüküm “her dava üç ayda biter” anlamına gelmez. Yalnızca iki duruşma arasında, haklı ve gerekçeli bir neden bulunmadıkça üç aydan fazla süre bırakılmamasını amaçlamaktadır.
7. E-Duruşmalarda Fiziksel İmza Sorunu Azaltıldı
Eski uygulama
Taraf veya avukat e-duruşmayla katılsa bile bazı işlemlerde fiziksel imza gerekip gerekmediği konusunda tereddüt yaşanabiliyordu.
Yeni uygulama
E-duruşma veya ses ve görüntü aktarımıyla duruşmaya katılanlar bakımından kural olarak elle imza aranmayacak.
Ancak şu önemli işlemlerde fiziki imzaya ilişkin kurallar devam edecek:
* İkrar,
* Yemin,
* Davanın geri alınmasına muvafakat,
* Davadan feragat,
* Davayı kabul,
* Sulh.
Bu düzenleme 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecektir.
8. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması — HAGB
Eski durum
HAGB, sanık hakkında verilen iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasının belirli koşullarla açıklanmaması anlamına geliyordu. Ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararları nedeniyle kurumun geleceği ve denetim biçimi konusunda hukuki belirsizlik oluşmuştu.
Yeni uygulama
HAGB tamamen kaldırılmadı; yeniden düzenlenerek korundu.
* İki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında HAGB uygulanabilecek.
* Mahkeme, koşullar oluşsa bile HAGB vermek zorunda değildir.
* HAGB kararına karşı artık yalnızca sınırlı bir itiraz değil, istinaf yoluna başvurulabilecek.
* İstinaf incelemesinde hem kararın esası hem de usule ilişkin hukuka aykırılıklar incelenebilecek.
* Kanundaki şartlar oluşursa bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolu da açılabilecek.
* Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği işkence, eziyet ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılan suçlarda HAGB uygulanamayacak.
Bu değişikliğin en önemli sonucu, HAGB kararlarının daha geniş bir kanun yolu denetimine açılmış olmasıdır.
9. IBAN’ını veya Banka Hesabını Başkasına Kullandıranlar
Bu düzenleme kamuoyunda en fazla yanlış anlaşılan maddelerden biridir.
Eski uygulama
Banka hesabını, IBAN’ını, kredi kartını veya kripto hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi, olayın özelliğine göre dolandırıcılık suçunun faili veya yardım edeni olarak cezalandırılabiliyordu.
Kişinin dolandırıcılığın diğer aşamalarına katılmaması, uygulamada her zaman yeterince ayrıştırılmıyordu.
Yeni uygulama
Bir kişinin dolandırıcılığa katılımı yalnızca:
* Banka veya kredi kartını,
* Banka hesabını ya da IBAN’ını,
* Ödeme kuruluşu hesabını,
* Aracı kurum hesabını,
* Kripto varlık hesabını
başkasına kullandırmakla sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
Çok önemli uyarı
Bu düzenleme bir beraat veya af hükmü değildir.
Kişinin indirimden yararlanabilmesi için:
1. Dolandırıcılık suçuna katılımının yalnızca hesabı veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalması,
2. Dolandırıcılığın planlanması, mağdurla iletişim kurulması, paranın çekilmesi veya paylaşılması gibi başka eylemlere katılmaması,
3. Hesabı kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla kullandırmış olması
gerekir.
Dolayısıyla “IBAN’ımı kullandırdım, artık ceza almam” düşüncesi yanlıştır. Suç ortadan kalkmamış, belirli koşullardaki iştirak hâli için cezanın yarı oranında indirilmesi kabul edilmiştir.
Devam eden dosyalar
Yeni düzenleme sanık lehine olduğundan:
* İstinafta bulunan uygun dosyalar bozulup ilk derece mahkemesine gönderilecek.
* Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki uygun dosyalar ilk derece mahkemesine gönderilecek.
* Kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki bazı dosyalarda, mağdurun zararı mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen karşılanırsa etkin pişmanlıktan yararlanma imkânı doğabilecek.
Ancak bunun için dosyanın somut özelliklerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
10. DNA ve Genetik Verilerin Saklanması
Eski durum
Ceza soruşturmasında elde edilen DNA ve moleküler genetik inceleme sonuçlarının ne kadar süre saklanacağı ve ne zaman silineceği konusunda yeterince açık bir kanuni çerçeve bulunmuyordu.
Yeni uygulama
* Genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek.
* Takipsizlik veya beraat hâlinde bilgiler kural olarak derhâl imha edilecek.
* Diğer durumlarda kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra imha edilecek.
* Kişi, saklama nedeninin ortadan kalktığını ileri sürerek hâkim veya mahkemeden verilerin daha önce silinmesini isteyebilecek.
* Bu bilgilere ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yetkili makam kararıyla ulaşılabilecek.
11. İş Göremezlik ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatları
Eski uygulama
Bedensel zarar ve ölüm nedeniyle hesaplanan tazminatların tamamına hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı konusunda farklı değerlendirmeler ortaya çıkabiliyordu.
Yeni uygulama
Tazminat iki döneme ayrılacak:
* Kazancın bilindiği geçmiş dönem için hesaplanan tazminata, olay tarihinden itibaren faiz işleyecek.
* Geleceğe ilişkin, kazancın kesin olarak bilinmediği dönem için hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz uygulanacak.
Bu değişiklik yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen haksız fiil ve zarar doğuran olaylarda uygulanacaktır. Daha önce meydana gelen olaylarda eski hükümler geçerliliğini koruyacaktır.
Bu düzenleme, geleceğe ilişkin tazminat bölümü bakımından zarar görenlerin aleyhine daha düşük faiz sonucuna yol açabileceği için eleştiriye açıktır.
12. İdari Yargıda Değişiklikler
Eski uygulama
İdare ve vergi mahkemelerindeki birçok dava heyet tarafından görülüyor, bölge idare mahkemeleri de bazı usul eksikliklerinde dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderiyordu.
Yeni uygulama
* Belirli idari ve vergi davalarının tek hâkimle görülme kapsamı genişletildi.
* 486.000 TL’yi aşmayan bazı iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülebilecek.
* Öğrencilerin bazı disiplin, not, burs ve yurt işlemlerine karşı açtığı davalar tek hâkimle çözülebilecek.
* Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezası davalarının bir kısmı tek hâkimle görülebilecek.
* Bölge idare mahkemesi, kararın sonucunu doğru fakat gerekçesini yanlış bulursa dosyayı geri göndermeden gerekçeyi düzeltebilecek.
* Bazı usul eksiklikleri doğrudan istinaf aşamasında giderilebilecek.
Tek hâkimle görülmeye ilişkin yeni hükümler, 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda uygulanacaktır.
13. Hukuki Konuda Bilirkişiye Başvurulması
Hâkim veya savcının kendi hukuki bilgisiyle çözmesi gereken bir konuyu bilirkişiye göndermesi artık disiplin yönünden uyarma cezasını gerektirebilecek.
Örneğin bir sözleşmenin hukuki yorumunun veya bir kanun hükmünün nasıl uygulanacağının bilirkişiye sorulması doğru kabul edilmeyecek. Bilirkişiden teknik, bilimsel veya özel bilgi gerektiren konularda yararlanılması gerekecek.
Bu düzenleme, gereksiz bilirkişi incelemeleri nedeniyle uzayan davaların önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
14. Noterlik Evraklarının Elektronik Gönderilmesi
Mahkeme, savcılık veya yetkili resmî makam noterlik evrakının onaylı örneğini istediğinde, noter belgeyi güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda gönderebilecek.
Bu işlem için posta ve zorunlu yol giderleri dışında harç, vergi, değerli kâğıt bedeli veya başka bir ücret alınmayacak.
Kanunlaşmayan Düzenlemeler
Sosyal medyada anlatıldığı hâlde nihai kanunda bulunmayan başlıca maddeler şunlardır:
* İdare aleyhine icra takibi başlatmadan önce idareye başvurma ve bir ay ödeme süresi verme zorunluluğu kanunlaşmadı.
* Bilgisayar ve dijital materyallerde arama, kopyalama ve el koymayı yeniden düzenleyen CMK 134 değişikliği kanunlaşmadı.
* Yargıtayın sırf görev veya yetki nedeniyle bozma kararı veremeyeceğine ilişkin düzenleme kanunlaşmadı.
* Genel af, ceza affı veya kapsamlı infaz indirimi getirilmedi.
* Süresiz nafakayı kaldıran veya nafakaya süre sınırı getiren bir hüküm bu pakette yer almadı.
Müvekkillere Söylenebilecek En Kısa Açıklama
“12. Yargı Paketi bir af veya tahliye paketi değildir. Esas olarak hukuk davalarını ve yargılama yöntemlerini değiştirmiştir. Belirsiz alacak davası kaldırılmış, kısmi davada talep artırma kolaylaştırılmış, duruşma araları kural olarak üç ayla sınırlandırılmış ve kanuni faiz ekonomik oranlara bağlanmıştır. Miras kalan taşınmazlarda ilk satışın yalnızca mirasçılar arasında yapılması kabul edilmiştir. Ceza hukuku bakımından HAGB kaldırılmamış, aksine yeniden düzenlenmiş ve istinaf denetimine açılmıştır. IBAN’ını dolandırıcılara kullandıranlara af getirilmemiş; eylemi yalnızca hesabı kullandırmakla sınırlı kalanlar için yarı oranında ceza indirimi öngörülmüştür. Her dosya, suç tarihi, dava tarihi, kesinleşme durumu ve geçiş hükümleri dikkate alınarak ayrıca incelenmelidir.”
Nihai metin için: 31 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun.