
ARENA HABER – Mahkeme, dosyanın görüşülmesini ileri bir tarihe bırakırken, duruşma sonrası adliye önünde toplanan köylüler ve çevre savunucuları kamulaştırma kararlarına sert tepki gösterdi.
“Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla yargılanan ve 42 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Esra Işık, Milas Adliyesi önünde yaptığı açıklamada mücadelelerinin yalnızca kendi köyleri için olmadığını söyledi. Topraklarını, zeytinliklerini ve yaşam alanlarını korumaya çalıştıklarını belirten Işık, “Memleketini sevmek, toprağına sahip çıkmak suç mu?” diyerek tepkisini dile getirdi.
Duruşmayı takip eden çevre örgütleri, hukukçular ve İkizköylüler de davanın yalnızca bir yargılama süreci olmadığını, aynı zamanda yaşam alanlarını koruma mücadelesinin bir parçası olduğunu savundu. Işık’ın avukatlarından Arif Ali Cangı, mahkemenin bazı taleplerini reddettiğini belirterek Esra Işık’ın cezalandırılması değil, yaşam alanlarını koruma çabası nedeniyle takdir edilmesi gerektiğini ifade etti.
Adliye önünde toplanan köylüler ise Cumhurbaşkanı’na seslenerek Akbelen çevresindeki tarım arazilerine yönelik acele kamulaştırma kararlarının geri çekilmesini istedi. Bölge halkı, zeytinliklerin ve tarım alanlarının madencilik faaliyetleri uğruna yok edilmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Daha önce Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesi, köylülerin mücadelesinde önemli bir hukuki gelişme olarak değerlendirilmişti.
Mahkeme heyeti, Esra Işık hakkındaki davanın bir sonraki duruşmasının ilerleyen günlerde yapılmasına karar verirken, İkizköylüler adalet arayışlarının ve toprak mücadelesinin süreceğini belirtti.