Bodrum Fiber İnternet

Muğla’da Su Tartışması: Gerçekten Kimin Siyaseti?

Yayınlama: 12.02.2026
A+
A-
1966 yılında Tarsus'ta doğdu. Uzun yıllar Bodrumspor'da sporculuk ve yöneticilik yapan Öztürk, Bodrum Çarşı Esnafı Derneği'nin kuruluşuna öncülük ederek esnaf örgütlenmesinde aktif rol üstlendi. Gazetecilik alanında BOÇED Gazetesi'nin yayıncılığını gerçekleştirdi. arenahaber.com.tr ve Arena Haber TV'de köşe yazarlığı, yorumculuk ve gönüllü muhabir olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Sivil toplum ve sendikal mücadelede etkin görevler alan Öztürk, çeşitli demokratik kitle örgütlerinde yöneticilik yaptı. Siyasi yaşamında CHP'de ilçe başkanlığı ve Muğla İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Öztürk, halen Yeni Parti Muğla İl Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Demokrasi, hukuk ve örgütlü toplum anlayışını temel ilke edinerek toplumsal mücadeleyi sürdürmektedir.

Muğla’da su meselesi artık yalnızca bir altyapı sorunu değil, açık bir yönetim ve tercih meselesidir.

Bu gerçeği dile getiren her yazı, her açıklama bazı çevreleri rahatsız ediyor. Çünkü suyun kimlere, hangi öncelikle ve hangi iradeyle verildiği konuşulmaya başlandığında teknik gerekçelerin arkasına saklanmak zorlaşıyor.
Son günlerde “su meselesi siyasallaştırılıyor” diyenler çoğaldı. Oysa sorulması gereken soru şudur:
Suyun kendisi mi siyasallaştı, yoksa suyun dağıtımındaki tercih mi?
Bir kent düşünün; turizmin, tarımın ve yaşamın merkezinde olsun. Yeraltı ve yerüstü kaynakları üzerinde yıllardır projeler konuşulsun, talepler iletilsin, dosyalar hazırlansın. Ancak sonuç alınamasın. Buna karşılık aynı kaynaklar başka önceliklere tahsis edilsin.
Buna “teknik süreç” demek mümkün müdür?
Muğla’da yıllardır yaşanan budur.
Belediyelerin Ankara’ya yaptığı başvurular, teknik raporlar, planlamalar…
Hepsi ortada.
Ama sonuç yok.
Sonra dönüp deniyor ki:
“Bu mesele siyasi değil, kurumsal takip meselesi.”
Hayır.
Tam tersine, bu mesele tam olarak siyasi tercih meselesidir.
Çünkü su yalnızca bir mühendislik konusu değildir.
Su; yaşamdır, tarımdır, turizmdir, kent hakkıdır.
Ve bu alanlara öncelik verip vermemek siyasi iradenin konusudur.
Muğla’nın suyu Muğla’ya yetmiyorsa,
Muğla’nın kaynakları başka önceliklere tahsis ediliyorsa,
Muğla’nın yerel yönetimleri yıllardır sonuç alamıyorsa,
burada teknik değil, politik bir öncelik sıralaması vardır.
Bu gerçeği dile getirmek “siyaset yapmak” değildir.
Aksine, kamusal sorumluluğun gereğidir.
Bugün bazı kalemler ve bazı çevreler, su meselesini dile getirenleri “siyasi” olmakla suçluyor. Oysa kent hakkını savunmak, kamusal kaynağın adil kullanımını istemek ve halkın yaşam hakkını korumak siyasetin en meşru alanıdır.
Gerçekten siyasi olan, suyun dağıtımında yapılan tercihlerdir.
Muğla’nın suyu Muğla’ya yetmelidir.
Bu, bir parti meselesi değil, bir yaşam meselesidir.
Bu, bir polemik konusu değil, bir kent hakkıdır.
Bugün Muğla’da suyu konuşmak cesaret istiyorsa, bilinmelidir ki susmak daha büyük bir sorumluluktur. Çünkü susulan her gün, kaybedilen yalnızca su değil; kentin geleceğidir.
Bizler ne teknik tartışmadan kaçıyoruz ne de siyasi sorumluluğun üstünü örtüyoruz.
Gerçeği konuşuyoruz:
Su meselesi siyasidir. Çünkü yaşam siyasidir.

Share and Enjoy !

Shares
Bodrum Fiber İnternet
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.