
ARENA HABER – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından Muğla genelinde toplam 41 muhtelif taşınmazın satışa çıkarılması, kent genelinde tartışmaları beraberinde getirdi.
Bodrum, Dalaman, Fethiye, Marmaris, Menteşe, Milas ve Ula’yı kapsayan satış listesinde; konut, ticaret ve turizm alanları yer alırken, satışların açık artırma yöntemiyle, KDV’den muaf ve 24 ay vadeli olarak gerçekleştirileceği açıklandı. İhalenin 2 Nisan 2026 tarihinde yapılacağı bildirildi.
Resmî ilanlara göre Muğla’daki satışlar, Türkiye genelinde yürütülen geniş kapsamlı bir portföy satışının parçası.
Toplamda onlarca ili kapsayan bu süreçte, kamuya ait taşınmazların yatırımcılara açılması dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu tür satışların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kent planlaması ve yerel yapı açısından da uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Satış sürecinin en çok tartışılan ayağı ise Menteşe ilçesinde bulunan ve kamuoyunda “dönerciler sırası” olarak bilinen alanda yaşanıyor.
Yaklaşık 21 yıldır aynı noktada faaliyet gösteren esnaflar, kendilerine söz konusu alanın satılacağı yönünde bilgilendirme yapıldığını, bu kapsamda kimlik ve çeşitli evraklarının toplandığını öne sürdü.
Ancak esnaflar, herhangi bir resmi geri dönüş yapılmadan taşınmazın doğrudan ihaleye çıkarıldığını öğrendiklerini belirtiyor.
Bölgedeki işletmeciler, bu durumun hak kaybına yol açtığını savunarak, ihalenin durdurulmasını ve kendilerine öncelik tanınmasını talep ediyor.
Resmî satış listesinde Menteşe’de yer alan taşınmazlardan biri olan Emirbeyazıt Mahallesi’ndeki ticaret alanı için belirlenen muhammen bedelin 63 milyon 750 bin TL olduğu görülüyor.
Söz konusu parselin, esnafın faaliyet gösterdiği alanla örtüştüğü iddiaları tartışmaları daha da artırdı.
Yaşanan süreç, kamu taşınmazlarının satışında şeffaflık ve katılımcılık tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle uzun yıllardır aynı bölgede faaliyet gösteren esnafın sürece dahil edilip edilmediği, kendilerine herhangi bir resmi teklif sunulup sunulmadığı gibi sorular yanıt bekliyor.
Kamu yönetiminde güven ilkesinin önemine dikkat çeken değerlendirmelerde, bu tür süreçlerin açık ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlara göre, satış listesinde yer alan taşınmazların niteliği dikkate alındığında, bu süreç yalnızca bir mülkiyet devri değil; aynı zamanda Muğla’nın gelecekteki kent yapısını doğrudan etkileyecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Konut, ticaret ve turizm alanlarını kapsayan satışların, yerel ekonomi ve mevcut kullanıcılar üzerindeki etkileri önümüzdeki süreçte daha fazla tartışılacağa benziyor.
Menteşe’deki esnaf, yaşanan sürece ilişkin yetkililerden açıklama beklerken, ihalenin mevcut haliyle gerçekleştirilmesi durumunda hukuki yollara başvurabileceklerini ifade ediyor.
Kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi ve sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması çağrıları giderek artıyor.
Muhabir: Duran Öztürk