Yine Zalimcan’ın gündemi sıkı takip etmesiyle, Bodrum Kaymakamlığı başkanlığında toplanan ve Bodrum’un ulaşımının masaya yatırıldığı toplantıyı öğrendik. Masadan kaldırılan Bodrum ulaşım sorunlarına ilişkin getirilen çözüm önerilerini, merakla bekliyoruz.
Yine Zalimcan’ın gündemi sıkı takip etmesiyle, Bodrum Kaymakamlığı başkanlığında toplanan ve Bodrum’un ulaşımının masaya yatırıldığı toplantıyı öğrendik. Masadan kaldırılan Bodrum ulaşım sorunlarına ilişkin getirilen çözüm önerilerini, merakla bekliyoruz.
Çünkü artık Bodrum’un ulaşımında bardak taştı. Her yaz aynı manzarayı izliyoruz. Saatlerce ilerlemeyen trafik, trafiği aşmak için akrobasi yapan motorlular, sabırsız korna sesleri. Ve yine aynı isyan; “Yollarımız genişletilmiyor, bat-çık yapılmıyor!”
Oysa bu yaklaşım, sorunun çözülmesi için yetmeyecektir. Trafik, su gibidir. Bir yeri kapatırsınız, başka yerden taşar. Genişletilen her yol, kısa sürede yeniden dolar çünkü asıl mesele nasıl, ne zaman, nereye hareket ettiğimizi bilmeden asfalt genişlemesiyle çözüm aramaktır.
Ulaşım, planlama ister
Gerçek bir ulaşım planlaması, asfalt dökmekten ibaret değildir. Bu iş, veriye dayanır. Kentin saatlik, günlük, mevsimlik hareketlilik haritalarını çıkarmadan, “nereden nereye, ne zaman, kim ve nasıl gider” sorularını yanıtlamadan yapılan her müdahale yalnızca pansumandır. Bu haritaları çıkarmak için ise, imar planlarınızı masanın üzerine koymanız lazım ki, bakalım hangi mahallede ne kadar insan yaşıyor ya da yaşayacak, oradan ne kadar özel araç çıkıyor ya da çıkacak, kaç kişi toplu taşıma kullanıyor ya da kullanacak anlaşılabilsin. Üstelik bu ölçümleri, ileri tarihlere yönelik olarak da tahmin etmeniz lazım.
Öyle ya. Şehrin tamamını bir tablo gibi önümüze koymadan, nerede konutlar var, turizm tesisleri nerede, okul, hastane, kamu binası, ticaret alanları nerede, bilmeden neyi ve nasıl ölçeceğiz? Marketin trafiği ile marangozun trafiği aynı değildir. Zira Bodrum’un coğrafyası; tepelerden, dar vadilerden, kıyıya sıkışmış mahallelerden oluşuyor. Bu yüzden ulaşımı yönetmek, cerrahi hassasiyet ister.
Bilim; ölçme ve değerlendirme ister
Ulaşım planlaması bir bilim dalıdır. Verilerle ölçülür, simülasyonlarla test edilir, senaryolar üzerinden ilerler. Yaz–kış, sabah–akşam, gündüz–gece farklarını anlamadan “şuraya bir katlı kavşak yaparsak trafik sorununu çözeceğiz” zannedersiniz. Biz buna “kavşaktan kavşağa, caddeden caddeye kovalama” deriz. “Devlet Hastanesi önüne ve Yalıkavak kavşağına bat-çık yapılırsa sorun çözülür” diyenlere basit bir cevap verelim. İshali olan hastaya antidepresan veremezsiniz. Belki kafasına takmaz ama hastalık geçmez. Önce tahlil ister, tahlil sonuçlarını yorumlamak ister, alternatif çözüm senaryoları geliştirmek ister, maliyetleri değerlendirmek ister. Teşhis olmadan tedavi olmaz.
Kent planlama bilimsel akıl ister
Kent planlaması sabır ister, ölçmeyi, karşılaştırmayı, halkla konuşmayı ister. Her sabah erken kalkanın “bir fikrim var” diye masaya oturduğu, vahiy beklenen bir alan değildir. Uygulama öncesi ölçülür, uygulanırken izlenir, sonra da denetlenir.
Siz kolunuzu kırdığınızda göz doktoruna gider misiniz? Gitmezsiniz. Ama konu şehirde yaşanan herhangi bir sorun olunca herkes şehir plancısı oluveriyor. Oysa bu konuda sezgi değil, sistem gerekir.
Zalimcan başımda beni sürekli anlatmaya zorluyor ama bir bilim dalı olan ulaşım planlaması yöntem ve teknikleri öyle iki satırda anlatılmaz ki. Bu aspirin değil nihayetinde, başın ağrıdığında yut ve iyileş.
Bodrum bugün bir eşikte duruyor. Ya mevcut anlayışla masalar kurup günü kurtaracağız ya da veriye, bilime, kent aklına yaslanan bir ulaşım planıyla nefes alacağız.
Haftaya bu konunun derinlerine inmeye devam edelim. Çünkü anlatacak daha çok şey var.
“Kent planlaması sabır ister, ölçmeyi, karşılaştırmayı, halkla konuşmayı ister. Her sabah erken kalkanın “bir fikrim var” diye masaya oturduğu, vahiy beklenen bir alan değildir. Uygulama öncesi ölçülür, uygulanırken izlenir, sonra da denetlenir…” demişsin. Sanırım yazının ruhu bu…