Dostum Gelsene…Emoji Yetmiyor!!!

Yayınlama: 14.02.2026
A+
A-

Her yer kırmızı güller, kalpler, öpücük emojileri, minnoş minnoş ayıcıklar, pandalar,rengârenk çiçek, böcekle bezenmiş.
Malum, Sevgililer Günü…
Reklamlar, sosyal medya, uygulamalar.. Unutmaya fırsat vermeyen hatırlatma bombardımanı.
Kimine göre kapitalizmin dayattığı sahte bir şenlik; tüketim rüzgârı…
Kimine göre sevgiyi hatırlamak için düşmüş narin bir bahane.
Ama asıl soru usulca sızıyor içime:
Sevgili kim?
Sevgiye lâyık olan, “can” dediğimiz, canımıza dâhil olan ..
Sessizliğiyle bile içimizi ısıtan sıcak bir nefes..
Hayatın yükünü omuz omuza taşıdığımız , birlikte güldüğümüz, birlikte ağladığımız, birlikte büyüdüğümüz …
Eğer böyleyse, sevgililiğin ne cinsiyeti var ne kalıbı.
Sevgi bir güne, bir role, bir etikete sığar mı?
Bazen en yakın dosta akar gözyaşlarıyla,
bazen kardeşe sarılır sessizce,
bazen de adını koyamadığımız derin, kırılgan bir bağ olur.
Ne var ki bugün ilişkiler “kullan-at” nesnelere dönüştü.
Tanış, heyecanlan, yorul, vazgeç…
Derinleşmeden biten, iz bırakmadan silinen bağlar çoğaldı.
Sabır, emek, bekleyiş, birlikte dönüşme fikri “zahmetli” sayılır oldu – dostlukta da, aşkta da, arkadaşlıkta da.
Belki de bu 14 Şubat’ta asıl hatırlamamız gereken:
Kime hediye aldığımız değil, kimi gerçekten sevgili bildiğimiz.
Oysa sevgi, korunmadığında, beslenmediğinde en çabuk yitip giden duygu…
Bu dijital çağda, duygular iki gülücük, bir kalp, tek bir emojiyle geçiştirilirken; yazının, kelimenin, cümlenin ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi görüyorum.
Bir aşk tek bir kalp işaretiyle anlatılır mı?Bir özlem bir noktalı virgül kadar mı? kısa olabilir mi?
Sanmıyorum.
Bu yüzden bu gürültüyü, bu gösteriyi, bu tüketim dilini içime alamıyorum.
Çünkü bazı duygular hâlâ kelime ister. Bazı aşklar hâlâ uzun, titreyen cümleler bekler.
Murathan Mungan’ın Yalnız Bir Opera’ sın da ki o derin duyguyu, tükenmiş aşkı, bugünün çabuk tüketilen duygularında görebilmek, anlayabilmek , hissedebilmek mümkün mü?
Hasretinden prangalar eskiten Ahmet Arif’i nasıl kıskanmayız…
80’lerin, 90’ların şarkıları, türküleri … Hâlâ bulamıyorum bugünün içinde. Ya siz?
O zamanlar müzik acele etmezdi; ağır ağır işlerdi ruha.
Sözler yaralı, melodiler içe işleyen cinstendi.
Aşkı, ayrılığı, kıskançlığı, sadakati, dostluğu gerçekten hissettirirdi.
Dinlerken sanki kendi hikâyen fısıldanırdı kulağına.
Mazlum Çimen’in babasının ölümünden sonra yazdığı Sen Benden Gittin Gideli bende acıdaşlık halidir.
Barış Manço’nun Kol Düğmeleri’nde saklı o hüzünlü veda…
Ahmet Kaya’nın Kum Gibi’sindeki yakarış…
Sezen Aksu’suz aşk olur mu mesela?
Geri Dön’de yalvarış,
Çocuklar Gibi’de masumiyet,
Sen Ağlama’da teselli gibi sarılış,
Firuze’de annenin yüreği..
Esmeray’ın Unutama Beni’ sinde yaranın son, çaresiz fısıltısı…
Melike Demirağ’ın Arkadaş ’ ında dostluğun volkan gibi yükselişi…
Dostum Dostum türküsün de ne kadar çok katman vardır mesela. Pir Sultan Abdalın felsefesindeki derinliği her bir dizede hissetmemek ne mümkün.
Mihriban’ı dinlemeyen kaç aşık vardır ki?…
Mesele işte tam da burada başlıyor gibi. Lambada titreyen alevi üşüten duyguda.
Dinlediğinde o yıllara usulca dönüyorsun.
Çünkü onlar seni bekliyor; acele etmiyor.
Bugünün şarkıları sabun köpüğü gibi: parlıyor, uçuşuyor, patlayıp yok oluyor.
Kısa heyecanlar, anlık hevesler…
Ruhumuzda iz bırakmıyor.
Derinleşmeye vakit yok, emeğe yürek yok.
Oysa o eski şarkılar hâlâ yaşıyorsa içimizde, onlar sadece nota değil; bir yara, bir özlem, bir duygu arşivi.
Bazı duygular emojiye sığmaz.
Bazı aşklar tek bir kalple anlatılmaz.
Bazı dostluklar hâlâ türkü ister, hâlâ uzun yol , hâlâ emek , hâlâ vefa ister.
Belki de asıl özlediğimiz: müzik kadar ilişkilerin de kalıcı, derin, yavaş, vefalı ve gerçek olduğu o zamanlar.
Aslında biz sevgiyi kaybetmedik ;onu hızlı tükettik.Emojiyle geçiştirdik, sabırsızlıkla harcadık,
yorulunca bıraktık.
Oysa sevgi, hızlanınca güzelleşmez; yavaşlayınca derinleşir.
Bazı aşklar hâlâ kelime ister, bazı dostluklar hâlâ türkü ister.
Ve biz, belki de en çok birbirimize yeniden sabretmeyi özlüyoruz.
Hoş ,mutlu ve aşkla kalın..

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.