Ceylan Hafriyat

Yılın Son Köşesi: Umut

Yayınlama: 29.12.2025
A+
A-
1968 yılında Amasya'nın Merzifon ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Kayseri'de tamamladı. Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Meslek yaşamı boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerinde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Fidan, 32 yıllık eğitimcilik kariyerinde öğrencilerine yalnızca akademik bilgi değil, eleştirel düşünme, bilimsel bakış açısı ve yaşam becerileri kazandırmayı temel ilke edindi. Emekliliğinin ardından yazarlık çalışmalarına yönelen Fidan, toplumsal konular üzerine düşünce üretmeye, sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya ve kamusal meselelerde farkındalık oluşturmaya devam etmektedir.

Bu satırları sizlere başka bir diyardan yazıyorum.
Heybemde, paylaşmak üzere biriktirdiğim yol ve yolculuk hikâyeleri var.

Yılın son günleri genelde hüzünle anılır. Tuhaf bir sessizlik taşır. Takvim incelir, kelimeler ağırlaşır. Oysa ben bu günleri, hayatta kalmış olmanın sessiz sevinciyle karşılamak istiyorum. Çünkü bunca olana rağmen hâlâ buradayız. Yazıyoruz, konuşuyoruz, hatırlıyoruz.

Bu yüzden yılın son köşesinde büyük laflar etmeye niyetim yok.
Ne ekonomik tablolar, ne siyasi bilançolar… Zaten her yerde. Ben bu yılın arka cebinde kalanlara bakmak istiyorum. Gürültüde kaybolanlara, görünmeyenlere.

Mesela hâlâ “fazla” bulunan kadınlara…
Yüksek sesle konuştuğu için, güldüğü için, yazdığı için, gitmeyi seçtiği için “sorun” ilan edilenlere.

Bir kadının varlığı hâlâ bir mesele olarak görülüyorsa, yıl iyi bitmiş sayılmaz.
Ama hakkını teslim etmek gerek: Bu yıl kadınların direncini de izledik. Ve bu, umut vericiydi.

Sessiz kalması beklenenler konuştu.
Geri çekilmesi beklenenler yürümeye devam etti.
Kadınlar bu yıl yalnızca hayatta kalmakla yetinmedi; anlam kurdu, birbirine omuz verdi, üretmekten vazgeçmedi.

Bu yıl bize bir kez daha şunu gösterdi:
Zaman geçiyor ama bazı yaralar takvimle kapanmıyor.
Ve bazı sesler var; bastırıldıkça çoğalıyor.

Annelik yüceltilirken annelerin yalnız bırakıldığına tanık olduk.
Adaletin tabelasının yerinde durup, kapılarının kapalı kaldığını gördük.
Ama aynı zamanda “alışın artık” denilen her şeye itiraz edenlerin sayısının arttığını da…

Bu yıl kolay geçmedi.
Ama zor olması, boşuna olduğu anlamına gelmiyor. Her itiraz, her “hayır”, her yan yana duruş; belki hemen görünmedi ama bir yerlerde iz bıraktı. Umut bazen büyük cümlelerle değil, ısrarla var olur.

Yılın sonunda büyük beklentilerim yok.
Daha adil bir sabah, daha sakin bir akşam, daha az korkuyla söylenen cümleler… Bunlar küçük talepler değil; hayatın kendisi.

Furuğ Ferruhzad’ın dizeleri yine aklımda:
“Ve belki de hayat, bir sokaktan geçen kısa bir neşedir.”

O neşeyi çoğaltmak dileğiyle…
Yeni yılın; daha adil, daha sakin, daha insanca olması umuduyla hoş mutlu kalın.

Share and Enjoy !

Shares
Ceylan Hafriyat
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.